Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2024/6821 E. 2026/3289 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/6821
Karar No
2026/3289
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1795 E., 2024/2301 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Konya ili ... ilçesi ... Kasabası ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 95... , 29, 55... parsel sayılı, sırasıyla 15.701,17 m², 24.340,94 m², 9.450,93 m² ve 19.592,71 m² yüzölçümündeki taşınmazlar 4753 sayılı Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu (4753 sayılı Kanun) uyarınca yapılan tapulama çalışmaları sonucunda, tarla vasfında Hazine adına tespit edilmişlerdir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; vergi kaydı ve miras yoluyla gelen hak ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, Konya ili ... ilçesi ... Kasabası ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 2 95... , 29, 55... parsel sayılı taşınmazların tespitinin iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevabında; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2019/4 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararıyla, "dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 46/1. madde uyarınca tapu kaydının oluştuğu tarih olan 1963 yılından geriye doğru en az 20 yıldır imar-ihya edilip tarımsal amaçla kullanıldığı ve dava tarihine kadar da tarımsal kullanımın eklemeli zilyetlik yoluyla davacıya kadar devam ettiği, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 1/3, 14, 17... . maddelerinde belirtilen şartların sağlandığı" gerekçesiyle, davanın kabulüne ve 2 95... , 29, 55... parsel sayılı taşınmazların tarla vasfıyla ... adına tapuya tescillerine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 15.04.2022 tarihli ve 2019/4 Esas, 2022/28 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli kararıyla; "dosya içeriği, toplanan deliller ve dava konusu taşınmazların revizyon gören tapu kapsamında kaldığının belirlenmesine göre keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin tapunun oluştuğu 1963 yılından geriye doğru 20 yıllık süreci bilemeyecek yaşta olduğu, duyuma dayalı beyanlara ve ziraat bilirkişisi kurulunun bilimsel veriye dayanmayan taşınmazlarda 80-100 yıldır tarımsal faaliyet yapıldığına dair beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, hava fotoğraflarının da en erken 1955 yılına ait olduğu" gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine ve 2 95... , 29, 55... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2022 tarihli kararının davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 12.06.2024 tarihli ve 2022/83 17... /4144 Karar sayılı ilamıyla, ''..Bölge Adliye Mahkemesince her ne kadar, keşifte dinlenen mahalli bilirkişilerin tapunun oluştuğu 1963 yılından geriye doğru 20 yıllık süreci bilemeyecek yaşta olduğu, duyuma dayalı beyanlara ve ziraat bilirkişisi kurulunun bilimsel veriye dayanmayan taşınmazlarda 80-100 yıldır tarımsal faaliyet yapıldığına dair beyanlarına itibar edilmesinin mümkün olmadığı, hava fotoğraflarının da en erken 1955 yılına ait olduğu anlaşıldığı gerekçeleriyle, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu görüşe katılma olanağı bulunmamaktadır. Şöyle ki, dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanakları incelendiğinde bölgede 4753 sayılı Kanun uyarınca yapılan tapulama çalışmaları sonucu Hazine adına oluşan tapu kayıtları uygulanarak Hazine adına tarla niteliğinde tespit gördükleri, belirtmelik tutanakları incelendiğinde ise, dava konusu 2 95... (tapulama parseli 967, belirtmelik parseli 178) ve 55 (tapulama parseli 964, belirtmelik parseli 176) parsellerin devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden ve meradan açıldığının; 64 (tapulama parseli 675, belirtmelik parseli 214) parselin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden açıldığının belirtildiği, 29 (tapulama parseli 684, belirtmelik parseli 210) hakkında belirtmelik tutanağında bir açıklamaya rastlanmadığı, bahsi geçen belirtmelik tutanaklarında işgalci olarak davacının miras bırakanı olan anne/babasının isminin yazılı olduğu anlaşılmaktadır. Yine, Mahkemece, daha eski tarihli hava fotoğrafı olmadığından, dosya arasına alınan, en eski tarihli hava fotoğrafı olan 1955 tarihli hava fotoğrafında dava konusu taşınmazın imar-ihya edilip aralıksız ve çekişmesiz tarımsal faaliyette kullanıldığı belirtilmiştir. Yapılan keşif sırasında dinlenen, komşu mahalli bilirkişiler, dava konusu edilen taşınmazın davacı ...'e ait olduğunu, yaşları itibarı ile bildikleri kadarı ile 1950-1960'li yıllardan beri dava konusu edilen taşınmazı davacı ..., annesi ve babası tarafından buğday arpa ve hububat ekip biçilerek tarımsal faaliyet yapıldığını gördüklerini, 1950-1960li yıllardan önce de tarımsal faaliyet yapıldığını büyüklerinden duyduklarını beyan etmişler, mera parseline sınırı olan 29... parsel sayılı taşınmazların da, mera ile olan sınırının belirgin olduğu gerek mahalli bilirkişisi beyanları gerekse keşif sonrası alınan ziraat bilirkişi raporunda belirlenmiştir. Tüm açıklamalara göre, dava konusu taşınmazların 3402 sayılı Kanun'un 46/1. uyarınca tapu kaydının oluştuğu tarih olan 1963 yılından geriye doğru en az 20 yıldır imar-ihya edilip tarımsal amaçla kullanıldığı ve dava tarihine kadar da tarımsal kullanımın eklemeli zilyetlik yoluyla davacıya kadar devam ettiği anlaşılmasına rağmen, Bölge Adliye Mahkemesince dava konusu taşınmazların davacı adına tesciline dair verilen kararın kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesi dosya kapsamına uygun düşmemiştir. O halde, Mahkemece yapılması gereken, 3402 sayılı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, aynı çalışma alanında, zilyetlik yoluyla belgesizden, sulu arazide 40, kuru arazide ise 100 dönüm taşınmaz edinilebileceği hususları araştırılarak, oluşacak sonuca bir karar verilmesi olmalıdır..' gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, bozma ilamında yazılı gerekçelerle, davanın kabulüne, 2 95... , 29, 55... parsel sayılı taşınmazların tarla vasfıyla ... adına tapuya tescillerine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; mahalli bilirkişisi beyanlarının duyuma dayalı olduğunu, zilyetlik koşullarının oluşmadığını, dava konusu yerlerin Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğunu, bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğunu, bir kısım taşınmazların meradan açma olduğunu, taşınmazların imar-ihya edildiğinin ispatlanamadığını, aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, kadastro tespitine itiraz istemine ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozma ilamına uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de var olmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2024/6821, K. 2026/3289, T. 07.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2024-6821-e-2026-3289-k-8de281e98d76