Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/687 E. 2026/3265 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/687
Karar No
2026/3265
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/368 E., 2024/1549 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ağrı Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2017/3 E., 2020/15 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kadastro sırasında Ağrı ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... ila 28... ada 32... parsel sayılı muhtelif yüzölçümlü taşınmazlar hali arazi vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra kadastro komisyonunun 26.10.2010 tarihli kararı ile eklemeli zilyetlik ve satın alma nedeniyle ve "çayır" vasfıyla 1/4 oranında paylar ile ... evlatları ... ve ... ve İbrahim evlatları ... ve ... adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... Köyü Tüzel Kişiliği vekili, davaya konu taşınmazların kadim mera oldukları iddiasıyla dava açmıştır. 3. Yargılama sırasında ... vekili müdahale dilekçesinde; çekişmeli taşınmazların müdahil davacı köye ait mera olduğunu ileri sürerek taşınmazların tapu kaydının iptali ile kendi köylerine ait kamu ortamalı-mera vasfı ile sınırlandırılmalarını ve taşınmazlara vaki müdahalenin menine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu yerlerden olup, kadastro tespit işlemlerinin usulüne uygun olduğunu, taşınmazların müvekkillerine ait olduğunu ve bu hususun bizzat davacı köy muhtarı tarafından kabul ve teyit edildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu tüm taşınmazların mera vasfında olduğu kanaatine varılarak 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 18/2. maddesi gereğince meraların kazandırıcı zamanaşımı yolu ile iktisabının mümkün olmadığı ve özel mülke konu olamayacakları gerekçesiyle davacı ... Köyü Tüzel Kişiliğinin davasının ve asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliğinin taşınmazın vasfına yönelik talebine dair davalarının kabulüne, 1 01... ila 28, 32... parsel sayılı taşınmazların kadastro komisyon tutanaklarının iptali ile 3402 sayılı Kanun'un 16/B maddesi uyarınca aynı ada ve parsel numaraları altında mera vasfıyla sınırlandırılmalarına ve özel siciline tescillerine, asli müdahil ... Köyü Tüzel Kişiliğinin "meranın aidiyetinin belirlenmesine" ilişkin talebinin iş bu dosyadan tefriki ile ayrı bir esasına kaydına, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazların özel mülkiyete konu taşınmazlar olduğunu, eklemeli olarak kadimden beri kullanılan ziraat arazileri olduklarını, zirai bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davaya konu bir kısım taşınmazların vasfının çayır olduğunun tespit edildiği halde ve alınan beyanlarda da bu hususunun desteklediği halde aleyhe değerlendirme yapılmasının hatalı olduğunu, ayrıca dava konusu taşınmazların çevredeki mera vasıflı taşınmazlardan belirgin şekilde ayrıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların mera vasfında olup olmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz edenlerden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/687, K. 2026/3265, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-687-e-2026-3265-k-0a8bf1eaf5e9