Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/1502 E. 2026/3260 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/1502
Karar No
2026/3260
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1550 E., 2025/2218 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/775 E., 2021/233 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı asil ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Sakarya ili ... ilçesi ... köyünde bulunan 689 parsel sayılı taşınmazın, ... Kadastro Mahkemesinin 1983/13 Esas, 1988/7 Karar sayılı ilamı ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verildiği, kararın Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 15.02.1990 tarihli ve 1989/2428 Esas, 1990/1872 Karar sayılı ilamı ile onanarak 17.05.1990 tarihinde kesinleştiği, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tescil edildiği ve güncelleme çalışması neticesinde 2 00... parsel numarası ile orman vasfıyla tapuda kayıtlı olduğu anlaşılmıştır. 2. Davacılar dava dilekçesinde; Sakarya ili ... ilçesi ... Mahallesi 689 parsel sayılı taşınmazın muris babalarının 1981 yılından ölümüne kadar kullanımındayken babalarının vefatıyla kendilerinin kullanımına geçtiğini, ancak tapusunun Hazine adına tescil edildiğini ve dava konusu yerin zilyetliğinin kendilerine ait olduğunu ileri sürerek, dava konusu taşınmazın tapusunun iptali ile adlarına tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın tescil harici alan olup 2012 yılında orman sınırları içerisinde kaldığından Devlet ormanı vasfıyla Hazine adına tescil edildiğini ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu taşınmazın Devlet ormanı vasfında kamuya ait bir taşınmaz olduğu, üzerinde kazandırıcı zamanaşımı gibi nedenlerle mülkiyet hakkı tesisinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile eski 689 parsel yeni 2 00... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin 17.05.1990 tarihinde kesinleştiği, davanın ise 07.12.2018 tarihinde açıldığı, buna göre dava tarihi itibari ile kanunda öngörülen 10 yıllık sürenin dolduğu, hal böyle olunca, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davanın esas yönünden reddine karar verildiği ve kamu düzenine aykırı hareket edildiği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı asil ... temyiz dilekçesinde; 1990 yıllarda yapılan kadastro tespitinin hatalı olduğunu, dava konusu taşınmazın 1940'lı yıllardan beri hatta daha öncesinde dedeleri tarafından ev, tarla ve meyvelik olarak kullanıldığını ve halen de yerleşim alanı olarak kullanıldığını ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı asil ...'ün temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2026/1502, K. 2026/3260, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2026-1502-e-2026-3260-k-eab48c8d9957