Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/293 E. 2026/3269 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/293
Karar No
2026/3269
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/403 E., 2024/1409 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Muğla Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2020/12 E., 2022/124 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca 2017 yılında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı Hazine adına kayıtlı bulunan eski 1220 parsel sayılı 677.350,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 28... parsel numarasıyla ve 669.440,38 m² yüzölçümlü olarak; tapuda davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 723 parsel sayılı 16.300 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 1 28... parsel numarasıyla ve 26.175,63 m² yüzölçümlü olarak; davalı ... ve müşterekleri adına kayıtlı bulunan eski 2007 parsel sayılı 25.578,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise 1 28... parsel numarasıyla ve 25.683,56 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. İtirazı kadastro komisyonu tarafından reddedilen davacı Hazine vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında Hazineye 1 28... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksildiğini ve eksikliğin davalılara ait 1 28... ve 136 parsel sayılı taşınmazlardan kaynaklandığını ileri sürerek, Hazine parselinde meydana gelen yüzölçümü azalmasının düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde özetle; uygulama kadastrosunun kanun ve yönetmeliklere uygun yapıldığını, davacı Hazine taşınmazının bir hududunun denize dayandığını ve Hazine arazisinin bir bölümünün zamanla deniz suyu altında kaldığını ve eksikliğinde bu sebepten kaynaklandığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı 1 28... parsel sayılı taşınmaz ile davalı 1 28... parsel sayılı taşınmaz arasındaki müşterek sınırın güncelleme ekibince kısmen hatalı belirlendiği, aradaki sınırın hava fotoğrafları ile 2018 yılına ait ortofoto haritasında uyumsuzluk gösterdiği, 1955 yılındaki tesis kadastrosundan 2018 yılındaki güncelemeye kadar geçen sürede parsel sınırlarının sonradan değiştirilmesinden kaynaklandığı, dolayısıyla Muğla ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 28... parsel ve 1 28... parsel sayılı taşınmazlara yönelik 22-a uygulaması esnasında yapılan sınırlandırmanın 3402 sayılı Kanunun 22/2-a maddesi, yönetmelik ve Tapu Kadastro Genel Müdürlüğünün genelge hükümlerine uygun olmadığı, davacı 1 28... parsel sayılı taşınmaz ile davalı 1 28... parsel sayılı taşınmaz arasındaki sınırın ise hava fotoğrafları ve ortofotoların uygulanması sonucu doğru olarak belirlendiği, herhangi bir hatanın olmadığı anlaşıldığından 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi, Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 1 28... parsel (eski 1220 parsel) sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen uygulama kadastrosu komisyon tutanağının; 1 28... parsel (eski 723 parsel) sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen uygulama kadastrosu tutanağının iptaline, bilirkişiler ... ..., ... ... ve ...'nun düzenlemiş oldukları 04.08.2022 tarihli raporda sunulan krokide belirtildiği gibi 1 28... parsel sayılı taşınmazda (A) harfiyle gösterilen 863.86 m²lik kısmın ve (B) harfiyle gösterilen 52,25 m²lik kısmın 1 28... parsel sayılı taşınmazdan çıkartılarak davacıya ait 1 28... parsele dahil edilmek suretiyle, 1 28... parsel (eski 1220 parsel) sayılı taşınmazın 670.356.49 m² olarak; 1 28... parsel (eski 723 parsel) sayılı taşınmazın ise 25.259.52 m² olarak tapuya tesciline; 1 28... parsel (eski 2007 parsel) sayılı taşınmazın tapuya uygulama kadastrosu tutanağındaki tespit gibi tesciline; 05.08.2022 tarihli bilirkişisi raporunun kararın eki sayılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "...davanın kısmen kabulüne, kısmen reddi ile, krokide (A) harfiyle gösterilen 863,36 m²lik kısım ile (B) harfiyle gösterilen 52,25 m²lik kısımların, davalı 1 28... parselden alınarak, davacı Hazineye ait 1 28... parsele eklenmesi ile 1 28... parselin 670.356,49 m², davalı ... ve arkadaşlarına ait 1 28... parselin 25.259,52 m² yüz ölçümü ile tapuya kayıt ve tesciline, davalı 1 28... parselin tesciline karar verilmesinde bir isabetsizlik olmamakla birlikte; bu konudaki yerleşik Yargıtay kararlarının da dikkate alınması ile hüküm fıkrasında, dava konusu 1 28... parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen "uygulama kadastrosu komisyon kararının iptaline", dava konusu 1 28... parsel sayılı taşınmazın "uygulama kadastrosu tespitinin iptaline" karar verilmesinden sonra hatalı olduğu belirlenen uygulama kadastrosu komisyon kararı ve uygulama kadastrosu tespitlerin düzeltilmesi yönünde hüküm kurulması, kararın eki sayılan bilirkişisi raporunun tarihinin "04.08.2022" olarak gösterilmesi gerekirken; infazda tereddüte neden olacak şekilde, dava konusu 1 28... parsel sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen "uygulama kadastrosu komisyon tutanağının iptaline", dava konusu 1 28... parsel sayılı taşınmazın "uygulama kadastrosu tutanağının iptaline" şeklinde hüküm kurulmasında, yine hüküm fıkrasında karar eki sayılan bilirkişi raporu tarihinin 05.08.2022 olarak (anılan tarihin rapor havale tarihi olduğu görülmüştür) gösterilmesinde isabet bulunmadığı..." açıklanarak davacı Hazine vekilinin istinaf itirazlarının yukarıda açıklanan yönlerden kısmen kabulüne, sair karar düzeltme itirazlarının reddine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b/2 ve 355. maddeleri uyarınca; Muğla Kadastro Mahkemesi'nin kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabul kısmen reddine; 1 28... parsel (eski 1220 parsel) sayılı taşınmazın Uygulama Kadastrosu Komisyon Kararının; 1 28... parsel (eski 723 parsel) sayılı taşınmaz hakkında düzenlenen Uygulama Kadastrosu Tespitinin iptaline; bilirkişiler ... ..., ... ... ve ...'nun düzenlemiş oldukları 04.08.2022 tarihli raporda sunulan krokide belirtildiği gibi 1 28... parsel sayılı taşınmazda (A) harfiyle gösterilen 863,86 m²lik kısmın ve (B) harfiyle gösterilen 52,25 m²lik kısmın 1 28... parsel sayılı taşınmazdan çıkartılarak davacıya ait 1 28... parsele dahil edilmek suretiyle; 1 28... parsel (eski 1220 parsel) sayılı taşınmazın 670.356,49 m² yüzölçümü ile 1 28... parsel (eski 723 parsel) sayılı taşınmazın 25.259,52 metrekare yüzölçümüyle tapuya tesciline; 1 28... parsel (eski 2007 parsel) sayılı taşınmazın tapuya uygulama kadastrosu tespiti gibi tapuya tesciline; 04.08.2022 tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yöntemine uygun şekilde araştırma yapılmadığını, yetersiz bilirkişi raporuna dayanarak karar verildiğini, rapora itirazlarının yeterince dikkate alınmadığını, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu açıklayarak ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/293, K. 2026/3269, T. 06.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-293-e-2026-3269-k-086f6d099e07