Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1383 E. 2026/1716 K. – İhya

Konu: İhya

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1383
Karar No
2026/1716
Karar Tarihi
Konu
İhya

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2026/1383

KARAR NO: 2026/1716

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (Kapatılan) Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 30/04/2026

NUMARASI: 2026/275 Esas - 2026/243 Karar

DAVANIN KONUSU: Şirketin sicil kaydının ihyası

Taraflar arasındaki ihya davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından İstanbul .... İş Mahkemesi'nin 2026/... esas sayılı dosyası ile davalı şirket aleyhine tazminat davası açıldığını, mahkeme tarafından şirketin ihyası yönünde dava açmak üzere müvekkiline 2 haftalık kesin süre verildiğini, anılan davada taraf teşkilinin sağlanması açısından ...'nin ihyasına karar verilmesi gerektiğini iddia ederek ,şirketin ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, savunmasında özetle; tasfiye işleminin tasfiye memuru tarafından TTK hükümleri doğrultusunda yürütüldüğünü, tasfiye sonunda şirketin sicilden terkin edilmesinin hukuki bir zorunluluk olduğunu, tasfiye memurlarının iddia ettikleri eksik işlemlerin müvekkili şirket tarafından tespit edilmesinin mümkün olmadığını, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan, tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, terkin işleminde müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı tasfiye memuru, cevap dilekçesi sunmamıştır. İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2026/43 Esas, 2026/45 Karar ve 20.01.2026 tarihli kararı ile mahkemenin yetkisizliği nedeniyle mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. Karar istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Maddi vakıada, ihyası talep edilen şirket, tasfiye işlemleri sonucunda sicilden terkin edilmiştir. İzah olunan vakıa ve gerekçeler bağlamında davacının, eldeki davayı açmakta hukuki menfaatinin olduğu hususunda tereddüt bulunmamaktadır. Bu bakımdan davacı tarafın davasının hukuken kabul edilebilir nitelikte olduğu değerlendirilmiş ve her iki davalının davanın açılmasında hukuka aykırı bir fiilinin bulunmadığı kanaatine varılarak harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmemesi sureti ile..." gerekçesiyle davanın kabulüne, ...Müdürlüğü'nün ...sicil numarasında kayıtlı ...'nin, İstanbul .... İş Mahkemesi'nin 2026/... esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için tüzel kişiliğinin ihyasına, ihya edilen şirketi, mezkur dosyada temsil etmek üzere ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına, davacının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ihyasına karar verilen şirkete ...'nın tasfiye memuru olarak atandığını, mahkeme kararında dava açılmasına tasfiye memurunun sebep olmadığı gerekçesiyle yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığı şeklinde karar verildiğini, dava konusu müvekkili kurumun işleminin hukuka ve mevzuata uygun olduğunu, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen lehlerine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmemesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının yargılama giderleri bakımından düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 547. maddesi uyarınca, ek tasfiye işlemleri için şirket sicil kaydının ihyası istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkili tarafından İstanbul .... İş Mahkemesinin 2026/... Esas sayılı dosyasında tasfiye edilen şirket aleyhine rücuen tazminat davası açıldığını, mahkeme tarafından 15.01.2026 tarihli celsenin 1 nolu ara kararına göre davacı tarafa terkin edilen davalı şirketin ihyasına dair yetkili ve görevli asliye ticaret mahkemelerinde dava açmak üzere iki haftalık kesin süre verildiğini belirterek iş bu ihya davasını açmıştır. İstinaf incelemesi bakımından uyuşmazlık, yargılama giderlerinden hangi tarafın sorumlu olacağına ilişindir.

İhyası talep olunan Tasfiye Halinde ...Şirketi'nin ...Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı iken tasfiyesinin sona erdiği ve 26.11.2021 tarihinde tescil edilerek ... kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda verilen ihya kararı uyarınca tasfiye memuru olarak ... tasfiye memuru olarak tayin edilmiştir. ...müdürlüğü, ihya davasında yasal hasım konumunda olduğundan, sicilden terkin işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğü yargılama giderlerinden sorumlu tutulamaz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/13309 E.2007/837 K. sayılı emsal nitelikli kararında da ... Müdürlüğünün yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi' nin 2016 / 2926 Esas 2016 / 3585 Karar ve 04.04.2016 tarihli kararı da bu doğrultudadır.

Ancak davalı tasfiye memuru, HMK'nın 326. maddesi uyarınca yargılama giderlerinden sorumludur. Bu nedenle davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerekirken mahkemece, davacı tarafça terkinin usulsüz yapıldığına dair bir iddia ileri sürülmediği gerekçesiyle yargılama giderlerine hükmedilmemiştir. Ne var ki iş bu davada davacı tarafın terkin işleminin usulsüz yapıldığına dair bir iddia ileri sürmesi gerekmemektedir.

Davalı tasfiye memuru aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderlerine hükmedilmemesi isabetli olmamış, bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün düzeltilmesi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının yargılama giderleri bakımından düzeltilmek üzere kaldırılmasına ve davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

HMK'nın 353/1.b.2. maddesi uyarınca davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının vekalet ücreti ve yargılama giderleri yönünden düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-Davanın kabulüne,

2-...Müdürlüğünün ...sicil numarasında kayıtlı iken tasfiye sonucu terkin edilen ...'nin ... kaydının, İstanbul .... İş Mahkemesi'nin 2026/... esas sayılı dosyasındaki işlemlerle sınırlı olmak kaydı ile ek tasfiye işlemlerinin yapılması için ihyasına,

3-Sicil kaydı ihya edilen şirketi, mezkur dosyada temsil etmek ve ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere ... TC kimlik numaralı ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına,

4-Tasfiye memuruna ücret tayinine takdiren yer olmadığına,

5-İhya kararının ... Müdürlüğü nezdinde tescil ve ... Gazetesi'nde ilanına,

6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın, davalı tasfiye memuru ...'dan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

7-Davacı tarafından yapılan 729,90 TL' yargılama giderinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,

8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalı tasfiye memuru ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin yatıran taraflara iadesine,

10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-Davacı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

b-Davacı tarafından yapılan 2.820,10 TL kanun yolu giderinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine,

11-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

12-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;

HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.10.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1383, K. 2026/1716, T. 08.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1383-e-2026-1716-k-4ad0593a2b77