Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/608 E. 2026/267 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/608
Karar No
2026/267
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 22. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/608 KARAR NO : 2026/267

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/07/2018 NUMARASI : 2018/87 Esas 2018/412 Karar

DAVACI : ...-... ... VEKİLLERİ : Av. ... DAVALI : ... ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ayıplı Maldan Kaynaklı)

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 16/10/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2026

... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/87 Esas 2018/412 Karar sayılı kararına karşı istinaf başvurusu üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olmakla, dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin ... ilinde ... adı altında gübre şatışı yaptığını, satışını yapmış olduğu gübreyi davalı şirket ... A.Ş'nin bayiliğini yaparak sağladığını, gübreleri bölgedeki çiftçilere sattığını, çiftçiler bu gübreleri ürünlerini yetiştirmek amacıyla kullandıklarını, satılan gübrelerin ayıplı olduğunun ortaya çıktığını, bu ayıptan dolayı çiftçilerin yetiştirdiği ürünlerin zarara uğradığını, zararın gübreden kaynaklı olduğu tespit edildiğini, İl Tarım Müdürlüğü'nce müvekkiline ait olan 6.400,00 kg gübreye el konulduğunu, 6.400,00.TL maddi zarar oluştuğunu, müvekkilinin ayıplı ürünlerden dolayı ticari itibarı zedelendiğini, satışları normalin altına düştüğünü ve bu nedenle çok büyük zararlara uğradığını, satılan ayıplı maldan dolayı müvekkilinin sahte gübre satan bir tacir durumuna düşürüldüğünü, oluşan zararın bilirkişi marifetince hesaplanmasını talep ettiklerini, davalarının kabulü ile, ayıplı malın satımı nedeniyle müvekkili davacının doğrudan uğramış olduğu 6.400,00.TL maddi zararının ve fazlaya ilişkin hak ve alacakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00.TL mahrum kalınan kârın ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davalı vekili, davacının malların ayıplı olduğu yönündeki iddialarını kabul etmediklerini, dava konusu malların 29/06/2017 ve 03/07/2017 tarihlerinde teslim edilmesine karşı bu güne kadar davacı tarafından herhangi bir ayıp ihbarı yapılmadığını, basiretli bir tacir olarak davacının iddia ettiği ayıbı müvekkiline usulüne uygun olarak bildirmesi gerektiğini, davacının üzerine düşen açık yasal yükümlülükleri yerine getirmediğini, davacının kötü niyetli olduğunu, mahkemenin 2018/86 Esas sayılı dosyasındaki esas sayılı dosyasındaki davacılar ile birlikte hareket ettiğini ve müvekkilini zarara uğratmaya çalıştıklarını, bayilik sözleşmesi kapsamında taraflar müvekkilinin sorumlu olmadığına dair anlaşma yaptıklarını, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, açılan davayı kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : Yerel mahkemece verilen karar ile; davacının kanunda yazılı süreler içerisinde ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uymadığını, davacının iddia ettiği ayıbın açık ayıp olmaması durumunda ise gizli ayıp olsa dahi gene 8 günlük süresi içerisinde muayene yükümlülüğünü yerine getirmediğini, bu nedenlerle davacının aldığı malları TBK.nun 223/2 maddesi uyarınca kabul etmiş sayılması gerektiğini, satılanda gizli ayıp bulunsa dahi bu ayıplar ortaya çıkar çıkmaz derhal satıcıya ihbarının gerektiğini, davacının ise bu ihbar yükümlülüklerini yerine getirmediğini, zira ayıbın kesin olarak ortaya çıktığı mallara el konulma tarihi olan 20/09/2017 tarihinden sonra da ihbarın yerine getirilmediğini ve davanın 27/02/2018 tarihinde açıldığı anlaşılmakla ayıplı mallara bağlı olarak oluşan doğrudan ve dolaylı zararın tazmini talepli iş bu davanın reddine karar verilmiştir. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından verilen istinaf dilekçesi ile; yerel mahkemece tarafına sunulan delillerinin tümünün toplanmadan karar verildiğini, tanıkların dinlenmediğini, araştırma ve inceleme yapılmadığını, ağır kusurlu satıcı ayıbın ihbarı olmadığından bu sorumluluktan tamamen kurtulmasının hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğunu, bu kararın ortadan kaldırılarak yeniden karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri, bilirkişi raporu, ve tüm dosya kapsamı. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, ayıplı maldan kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçe ile ayıp ihbar sürelerine uyulmadığından davanın reddine karar verilmiş, karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Uyuşmazlık konusu olan husus, davacı tarafından ayıp ihbar sürelerine uyulup uyulmadığı noktasına ilişkindir. 6102 sayılı TTK 23.maddesinin c bendi "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür.Diğer durumlarda TBK'nın 223.maddesi ikinci fıkrası uygulanır" şeklindedir. TBK 223/2 .maddesinde " Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.Ancak satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde bu hüküm uygulanmaz.Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir.Bildirilmezse satılan bu ayıpla kabul edilmiş sayılır" hükmü vardır. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, ayıplı olduğu iddia edilen malların davacı tarafa satıldığı, davalı tarafından düzenlenen iki adet fatura tarihinin 29.05.2017 tarihi ve 03.07.2017 tarihi olduğu, bu malların davacı tarafından 3.kişilere satışı sonrası gelen şikayetler üzerine ... İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü tarafından 20.09.2017 tarihinde 6700 kilogram gübreye el konulduğu, analiz yaptırıldığı analiz raporlarında ayıbın belirlendiği, ayıbın bu tarihte davacı tarafından öğrenildiği, davanın 27.02.2018 tarihinde açıldığı, yukarıda açıklanan Kanun maddeleri nazara alındığında davacının öncelikle bu maddedeki süreler içinde davalı satıcıya ayıp ihbarında bulunması gerektiği, ancak davacının davalı satıcıya süresinde ayıp ihbarında bulunmadığı, davacının dava açmadan önce davalıya usulüne uygun ayıp ihbarında bulunulduğunun ispatlanamadığı bu sebeple davacı tarafından ayıp ihbar sürelerine uyulmadığı anlaşıldığından ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebeplerinin ise yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Yukarıda açıklanan nedenlerle; İlk derece mahkemesi kararının usul, yasa ve dosya kapsamına uygun olduğu anlaşıldığından, 6100 sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 672,70.TL maktu istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince istinaf eden davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerine BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE, 6-Kararın DAİREMİZCE taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 361.maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren İKİ HAFTALIK süre içinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere ve oybirliğiyle karar verildi. 16/10/2026

... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/608, K. 2026/267, T. 16.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-608-e-2026-267-k-ad3f1b55039e