İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/877 E. 2026/734 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/877
Karar No
2026/734
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/877 Esas KARAR NO : 2026/734

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/10/2025 KARAR TARİHİ : 01/10/2026

Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı hakkında borcundan dolayı Antalya Genel İcra Müdürlüğü .../... Sayılı dosya ile icra takibi başlatıldığını, davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız itirazında, takip konusu dosya borcuna, işlemiş faize, faiz oranına, ödeme emrine ve borcun tüm ferilerine itirazda bulunduğunu, davalı borçlunun itirazı sonucu icra müdürlüğünün takibin durdurulmasına karar verdiğini, davalı ile davacı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, davalı borçlunun faturalardan kaynaklanan borcunu ödemediğini, alacağın tahsili amacı ile icra takibi başlatıldığını, tarafların ticari defter ve kayıtları incelendiğinde davalı tarafın borçlu olduğunun anlaşılacağını beyanla davanın kabulü ile borçlunun yapmış olduğu kötüniyetli ve haksız itirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesinin talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalıya ait ticari defter kayıtları ile davacı yana ait ticari defter ve kayıtların bilirkişilerce incelenmesi halinde davacı yana herhangi bir şekilde davalının borcunun olmadığını, her hangi bir bakiyesinin kalmadığı açık bir şekilde tespit edileceğini, davacı yanın, davalı aleyhine başlatmış olduğu Antalya Genel İcra Müdürlüğünün .../...-Esas sayılı icra takibine dayanak belgeyi incelediklerinde ... fatura tarihi, ..., mal hizmet kısmında ise "vade farkı" adı altında resen fatura düzenleyerek davalıyı borçlandırdığını ve bu faturaya dayalı icra takibi başlattığının görüldüğünü, yani davalının davacı yana herhangi bir mal veya hizmet alışından kaynaklı bir borcunun ya da bakiyesinin olmadığını, vade farkı adı altında re'sen fatura düzenlenerek davalının hiç bir şekilde kabul ve ikrar etmediği borcun ortaya çıkartıldığını ve bu borcun icra yoluyla ödenmesi için takip başlatıldığının görüldüğünü beyanla davanın reddine, davacının haksız ve hukuka aykırı başlatmış olduğu Antalya Genel İcra Dairesi .../...-Esas sayılı icra takibin tamamen iptaline, yapmış oldukları itirazlarının kabulüne, haksız ve kötü niyetli başlatılan icra takibi için davacı yan aleyhine alacağın %40ından aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir. Taraflara duruşma gün ve saatinin usulüne uygun davetiyeler gönderilerek taraf teşkilinin sağlandığı anlaşılmıştır. Antalya Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığına yazılan müzekkeremize gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Antalya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığınayazılan müzekkeremize gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. Antalya ... Vergi Dairesine yazılan müzekkeremize gelen cevabi yazı dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, Antalya Genel İcra Dairesi .../... sayılı takip dosyasında davalının itirazı üzerine İİK'nun 67. Maddesi gereği açılan itirazın iptali davasıdır. İcra takip dosyası, tarafların ticari defter ve belgeleri, vergi dairesi kayıtları getirtilerek incelenmiştir. Antalya Genel İcra Müdürlüğü'nün .../... Esas sayılı dosyası incelenmiş; alacaklının davacı .... Şti. , borçlunun davalı ... ... olduğu, ... TL asıl alacağın tahsili talebi ile ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya ... tarihinde tebliğ edilip, davalı/borçlunun ... tarihli takibe itirazı nedeniyle takibin durdurulmasına karar verildiği, İİK'nun 67/1 maddesi gereği yasal 1 yıllık süre içerisinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Bilirkişi ... tarihli raporunda sonuç olarak; Davacı tarafından sunulan 2024 ve 2025 yılı, davalı tarafından sunulan 2025 yılı e-defterlerin Gelir İdaresi Başkanlığı standartlarına uygun şekilde oluşturulduğu, kayıtların kendi içerisinde tutarlı olduğu ve mali açıdan sahipleri lehine delil niteliği taşıdığı, tarafların 2025 yılı defterlerinde karşılıklı kayıtlı beş adet mal satış faturasının KDV hariç ... TL, KDV dahil ... TL olduğu; söz konusu kayıtların taraf defterleri ve Gelir İdaresi Başkanlığı karşılaştırmalı alış-satış analiziyle uyumlu bulunduğu, takibe dayanak ... tarihli ... numaralı, ... TL tutarındaki vade farkı faturasının davacı defterlerinde kayıtlı, davalı defterlerinde ise kayıtlı olmadığı; Gelir İdaresi Başkanlığının beş belgeye ilişkin karşılaştırmalı analizine de dahil görünmediği, tarafların önceki ticari işlemlerinde vade farkı uygulandığını ve bu uygulamanın süreklilik gösterdiğini ortaya koyan ticari defter kaydı, sözleşme, mutabakat veya tahsilat belgesine rastlanmadığı; takip konusu faturanın tespit edilebilen tek vade farkı faturası olduğu, davacı defterlerine göre takip tarihi olan ... itibarıyla ... TL borç bakiyesi kaldığı, davacının defterlerinde kayıtlı ... TL bakiyenin esas itibarıyla vade farkı faturasından kaynaklandığı, takipte ...–... tarihleri arasındaki 44 gün için yıllık %49,25 oranı üzerinden hesaplanan ... TL işlemiş faizin aritmetik olarak doğru olduğu, taraflar arasında vade farkına ilişkin yazılı bir anlaşma veya süreklilik gösteren uygulama tespit edilemediğinden; davacı defterlerinde tek taraflı olarak kayıtlı bulunan vade farkı faturasının ticari ve mali açıdan hak kazanıldığına dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı, kanaatine varılmıştır. Uyuşmazlık davacının cari hesaptan ve vade farkından kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı ve miktarı noktasındadır. Belirtilmelidir ki vade farkı, enflasyonun ekonomi üzerindeki olumsuz etkisi sonucunda yargı kararları ile uygulama bulmuş ve bu kavram ile para borcunun ifasında gecikmeden zarar gören alacaklının korunması amaçlanmıştır. Nitekim, 27.06.2003 gün ve 2001/1 E, 2003/1 K. Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında vade farkının “veresiye veya taksitle satışlarda ilk satış bedeline yani semen'e belirli oranlarda yapılan ilave başka bir anlatımla … mal ve hizmet satım sözleşmesinde kararlaştırılan veya ticari teamüllere göre vade tarihinden başlayarak fiili ödeme tarihindeki mal ve hizmet bedeline ekleme yapılmak suretiyle semen'in ulaştığı miktarı ifade ettiği” belirtilmiştir. Vade farkı, başta sözleşme ilişkisi kurulurken ya da daha sonradan tarafların ortak iradeleri ile kararlaştırılabileceği gibi var olan ticari teamüller sonucu da ortaya çıkabilir. Vade farkının sözleşmede kararlaştırıldığı ya da sonradan sürekli uygulama nedeniyle sözleşmenin bir unsuru kabul edildiği durumlarda alacaklı bu yöndeki istemini doğrudan sözleşmeye dayandıracaktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.09.2003 gün ve 2003/19-449 E.- 2003/491 K.; 28.04.2004 gün ve 2004/19-205 E. - 2004/246 K.; 06.10.2004 gün ve 2004/19-470 E. - 2004/462 K. sayılı ilamları). Öyle ise vade farkı istenebilmesi için bu konuda taraftarlar arasında bir sözleşmenin bulunması veya vade farkı ile ilgili benimsenmiş bir uygulamanın mevcut olması gerekir(YİBK 27.6.2003 gün ve 2001/1 esas 2003/1 karar sayılı kararı ). Teamülün mevcut olduğunun kabulü için ise en az iki ya da daha fazla vade farkı faturasının davalı tarafça itirazsız ödenmiş olması gerekmektedir (HGK'nın 2004/19-470 E. 2004/462 K. sayılı kararı). Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki ticari ilişkinin sabit olduğu, davacının faturadan kaynaklanan alacağının tahsili bakımından yapılan icra takibine itirazın iptalini talep ettiği, davalının vade farkı faturasından kaynaklı talebini yerinde olmadığını savunduğu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun tutulmuş ve uyuşmazlık konusu fatura haricinde birbirini teyit eder nitelikte olduğu, takibe dayanak edilen faturada vade farkının talep edildiği, tarafların ticari kayıtları incelendiğinde; Vade farkı ile ilgili anlaşma bulunmadığı, vade farkı faturası kesme hususunda taraflar arasında akdedilmiş yazılı bir sözleşme de bulunmadığı, dava konusu faturanın vade farkı talep edilen tek fatura olduğu, taraflar arasında vade farkı ödenmesine yönelik bir teamül de bulunmadığı anlaşılmakla, davacının davalıdan vade farkına yönelik alacak talep etme hakkı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. (Antalya BAM 11.HD 2022/2370 E.,2025/1405 K.) HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar kanunu uyarınca alınması gerekli ... TL harçtan peşin olarak alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesap edilen ... TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya VERİLMESİNE, 4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/13 ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26/2. Maddeleri, 6100 sayılı HMK 297/1-ç, 326.maddeleri uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sonunda tarafların anlaşamamaları halinde iki saatlik ücret tutarı tarifenin birinci kısmına göre ileride haksız çıkan taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden ödeneceği öngörüldüğünden; ... TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacının üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Artan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, Dair, davacı vekili ve davalı vekili yüzüne karşı verilen karar kesin olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 01/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/877, K. 2026/734, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-877-e-2026-734-k-9389b2ad5634