İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/707 E. 2026/752 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/707
Karar No
2026/752
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/707 Esas KARAR NO : 2026/752

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 02/10/2025 KARAR TARİHİ : 05/10/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; 11.12.2023 tarihinde Karabük ili, Safranbolu ilçesinde davalı şirketin maliki veya işleteni olduğu ve dava dışı firari sürücü sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın, müvekkil şirket nezdinde trafik sigortalı ... ve ... plakalı araçların karıştığı çok araçlı trafik kazasına kusuruyla sebebiyet verdiğini, kazanın ardından firari sürücünün alkol ve ehliyet kontrolü yapılmasını beklemeden olay yeriniterk ettiğini, kaza neticesinde ağır hasar gören ... plakalı araç için sovtaj bedelinin tenzilinden sonra müvekkil şirket tarafından 42.400,00 TL tutarında hasar ödemesi yapıldığını, ayrıca ... plakalı araçta meydana gelen değer kaybı için müvekkil şirket tarafından toplam 122.946,60 TL tutarında tazminat ödendiğini, toplamda 165.346,60 TL tutarlı sigorta tazminatının Türk Ticaret Kanunu madde 1481 ve Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B. 4. maddesi kapsamında rücuen tazmininin gerektiğini, ZMMS Genel Şartları B. 4/f maddesi uyarınca olay yerini terk eden sürücünün kaza tutanağı ve alkol raporu gibi belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davrandığını, Yargıtay kararları uyarınca olay yerini terk eden sürücünün haklı sebebini ispat etmesi gerektiğini, bu kapsamda davaya konu icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 214.284,66 TL üzerinden devamını, 22.01.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini, asıl alacak tutarının yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini, davalıların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın gerek itirazın iptali için öngörülen hak düşürücü süre gerekse de rücu davası için öngörülen zamanaşımı süresi geçtikten sonra açıldığını belirterek davanın usulden reddini talep ettiğini, müvekkil şirkete ait ... plakalı aracın 11.12.2023 tarihinde meydana gelen kaza ile hiçbir ilgisi ve bağlantısı bulunmadığını, müvekkil şirket sürücüsü ...'in olay yerini terk etmediğini ve kazaya karışmadığını, sürücünün sadece yaralanan ... plakalı araç sürücüsüne yardım edip marketteki rutin işlerini tamamladıktan sonra ayrıldığını ifade ettiğini, ... plakalı araç sürücüsü ...'ün ifadesinde kazanın ... plakalı aracın önüne çıkması sebebiyle meydana geldiğini belirttiğini ve müvekkilin aracının park halinde olduğunu beyan ettiğini, taraflar arasında derdest yahut kapalı bir soruşturma veya kovuşturma dosyası bulunup bulunmadığının .... Adliyesi Cumhuriyet Başsavcılığı ve ceza mahkemeleri ön bürodan sorulmasını talep ettiğini, müvekkil şirketin aracının kaza anında park halinde olduğunu ve kazaya hiçbir etkisinin bulunmadığını, davacı yanın müvekkil şirkete ait aracı %100 kusurlu göstermesinin haksız olduğunu, kusur oranlarına ve hasar tutarlarına itiraz ettiklerini, dosyada kusura ilişkin rapor bulunmadığını ve tramer kaydının esas alınamayacağını, kazaya karışan tüm araçlar yönünden kapsamlı bir bilirkişi incelemesi yapılmasını istediklerini, müvekkil şirketin aracının görüşe engel teşkil etmediğini, kazanın ... plakalı aracın süratli olması sebebiyle meydana geldiğini savunduğunu, ....İcra Müdürlüğü'nün 2025/... Esas sayılı takip dosyasına 16.07.2025 tarihinde süresi içinde itiraz ettiklerini, icra takibine konu ana alacak, faiz ve fer'ilere itiraz ettiklerini, uygulanan faiz oranlarının fahiş olduğunu, davacı sigorta şirketi lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin yasal şartlarının oluşmadığını, davanın kötü niyetli olarak açıldığını belirterek İİK 67/2 maddesi kapsamında davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, davanın araç sürücüsü Müşfik Erdem'e ihbar edilmesini istediğini, HMK 329/2 maddesi gereğince davacıya disiplin para cezası verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini ve davanın esastan reddini talep etmiştir. ARAŞTIRMA; .... İcra Müdürlüğünün 2025/... Esas sayılı dosyası dosya arasına alındı. ... Sigorta, ... Sigorta ve ... Sigorta şirketinden hasar dosyası getirtilmiştir. Makine Mühendisi, Adli Trafik Bilirkişisi ve Sigorta Uzmanı Bilirkişiden oluşan 02/03/2026 Tarihli Heyet Bilirkişi Raporunda Özetle; "... plakalı araç sürücüsü ... %50 oranda asli derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. ... plakalı araç sürücüsü ... ... %25 oranda tali derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. ... plakalı ilgilsinin %25 oranda tali derecede etkili olduğu değerlendirilmiştir. Dava konusu ... plakalı, ... şasi nolu, 2000 model, ... model, gri renkli araç sahibi: Yaşar Sümül tarafından Trafikten Çekme işlemi yaptırılarak hasarlı haliyle davadışı sirkete 225.200,00 TL hasarlı araç bedeli ile satıldığı; Ekspertiz raporunda ağır hasarlı işlemi yapılarak (hasarlısız hali 310.000,00 TL) – (hasarlı hali 225.200,00 TL) = 84.200,00 TL hasar plakalı kadri maruf olduğu: Hasar gören ... plakalı araç sovtaj işlemlerine tabi tutulmuş ve sovtaj bedelinin tenzilinin ardından davacı şirket tarafından 42.400,00 TL hasar ödemesi yapıldığı dikkate alındığında ödenen tazminat tutarının esas alınmazceği Dava konusu ... plakalı, 2020 model, ... marka, ... model, beyaz renkli araç için Sigorta ve Bilgi Gözetim Merkezi TÜM geçmiş hasar kavıtları temin edildiği takdirde değer kaybı değerlendirilebileceği Davacı sigorta şirketine, KZMMS Genel Şartamları B.4.1 bendi gereğince davalı sigortalısına karşı rücü hakkı olmadığını görüş ve kanalılar verilmiştir." Yönünde rapor tanzim edilmiştir. İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 13/05/2026 Tarihli Raporunda Özetle; Mevcut verilere göre; A)-Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken mevcut görüş alanını kontrolü altında bulundurması, gereken dikkat ve özenini yola vermesi, olay mahalli kavşağa geldiğinde sağında bulunan kamyonetin konumunu ve mahal şartlarını dikkate alması, bu kamyonetin solundan geçerek kavşaktan geçiş yapmadan önce gerekli/yeterli kontrollerini yapması, seyir istikametine göre sağındaki kavşak kolundan gelerek kavşağa giriş yapan otomobile ilk geçiş hakkını vermesi ve bu araca karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, mevcut mahal şartlarını yeterince dikkate almadan kontrolsüzce kavşağa giriş yaptığı ve sağındaki kavşak kolundan gelen otomobile ilk geçiş hakkını vermeden bu otomobilin sol yan kısımlarına çarptığı kazada kusurludur. B)-Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalli kavşaktan geçiş yaptığı sırada solundaki kavşak kolundan gelerek kavşağa giriş yapan ve idaresindeki aracın sol ön yan kısımlarına çarpan araç nedeniyle karıştığı kazada atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. C)-Park halinde bulunan ... plakalı kamyonetin, kazanın oluş şekli, mahal şartları ve diğer hususlar dikkate alındığında meydana gelen kaza üzerinde bir etkenliği bulunmamaktadır. SONUÇ: Yukarıdaki hususlar muvacehesinde, olayda; A)-Sürücü ...’ün %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, B)-Sürücü ...’ın kusursuz olduğu, C)-Park halinde bulunan ... plakalı kamyonetin meydana gelen kazada bir etkenliğinin bulunmadığ, kanaati bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, davacının ZMMS kapsamında sigortacısı, davalının kaza tarihi itibariyle maliki olduğu ... plakalı araç ile dava dışı ... ve ... plakalı araçlar arasında 11/12/2023 tarihinde gerçekleşen maddi hasarlı trafik kazasında, davalıya ait araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği ve kazada kusurlu olduğu iddiası ile dava dışı üçüncü kişiye ödenen, hasar bedeli ve değer kaybı bedelinin rücuen tahsili istemine dayanılarak başlatılan ilamsız icra takibine, davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkememizce, kazaya ilişkin tutanaklar, hasar dosyaları, icra dosyası celp edilerek dosya arasına alınmış, taraf delilleri toplanmıştır. .... İcra Müdürlüğünün 2025/... esas sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınmış, davacı tarafından, davalı aleyhine 165.346,60-TL asıl alacak, 48.938,06-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 214.284,66-TL alacak üzerinden ilamsız icra takibi yapıldığı, takip dayanağının "Müvekkil sigorta şirketinde sigortalının sigorta poliçesi kapsamında 11342437 - 11453232 nolu hasar dosyası ile bağımsız eksper/aktüer raporu ile hesaplanarak ödenen tazminatın ... Rücu nolu dosyası ile tazminata konu olayda belirlenen kusur oranınca rücuen tazmini talebidir" olduğu, davalı borçlu tarafından süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. 2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Dava konusu uyuşmazlıkta çözümlenmesi gereken hukuki sorun, davalı araç malikinin dava konusu trafik kazası nedeniyle dava dışı 3. Kişilere ZMMS poliçesi uyarınca ödenen tazminattan sorumlu olup olamayacağı noktasında toplanmaktadır. Sigortacının rücu hakkı, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95-(2) maddesinde düzenlenmiş olup, anılan maddede; "Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Sigorta ettirene ödeme yapan sigorta şirketi halefi olarak zarar görenlerden ödediği tazminatı rücuen tahsilini talep edebilir. Rücu edilebilecek tazminat tutarı sigortalıya ödenen miktar olmayıp, ancak zarar görenin gerçek zararı kadardır. Yine rücu edilebilecek tazminat miktarı tayin edilirken zarara sebep olanın kusuru da nazara alınmalıdır. Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş ve bu madde ile de sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin Kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hâllerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği bir kez daha vurgulanmıştır. Bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır. Karayolları Motorlu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" başlıklı B-4.f maddesine göre; bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin tedavi ve yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde ödemede bulunan sigortacı sigortalıya rücu edebilir. TTK.nun 1409/1 maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi aynı yasanın 1409/2 maddesi hükmüne göre kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmektedir. Dosyada mevcut bilgi ve belgelere bağlı kalmak kaydıyla, dava konusu kazadaki kusur durumunun tespiti, davacı tarafından dava dışı üçüncü kişiye ödenen bedelin kazanın oluş şekline, meydana gelen hasara ve dönem piyasa rayiçlerine uygun olup olmadığının belirlenmesi, rücu şartlarının oluşup oluşmadığının değerlendirilmesi amacıyla, bir makine mühendisi, bir adli trafik uzmanı ve bir sigorta uzmanı bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş, bilirkişi heyeti yukarıda özetine yer verilen raporlarını dosyaya sunmuşlardır. Tarafların kusura yönelik itirazları dikkate alınarak mahkememizce, İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor aldırılmasına karar verilmiş ve 13/05/2026 tarihli yukarıda özetine yer verilen rapor dosyaya sunulmuştur. Mahkememizce aldırılan raporlar, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur. Davalı taraf her ne kadar cevap dilekçesinde, zamanaşımı defi ileri sürmüş ise de, kaza tarihi, ödeme tarihi, takip tarihi ve ava tarihi dikkate alındığında, zamanaşımı süresinin dolmadığı, bu nedenle davalı tarafın zamanaşımı savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Alınan raporlar ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler ile sabit olduğu üzere, 11/12/2023 günü saat 13:50 sıralarında sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracıyla ... İli ... ilçesi ... Mahallesi ... Caddesi üzerinde seyir halinde iken gidişine göre sağ tarafındaki ... Sokak kesişimine (kavşağına) geldiğinde aracının ön kısımları ile ... Sokak üzerinde seyir halinde olan sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın sol yan kısımlarının çarpıştığı, kazanın meydana geldiği kesişimde davalıya ait ... plakalı aracın park halinde olduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar kaza tespit tutanağında davalıya ait ... plakalı aracın görüşü engellediği için %25 oranında kusurlu olduğu tespiti yazıldıktan sonra, söz konusu araç sürücüsünün olay yerini terk ettiği şekilinde tutanağa yazılmış ise de, kaza tutanakları ve tarafların beyanlarından, kazaya ilişkin tüm bilgi ve belgelerden kaza sırasında, ... plakalı aracın zaten park halinde olduğu, yani hareket halinde olmadığından, sürücüsünün alkol veya ehliyet kontrolünün bir önem arz etmediği, ayrıca, mahkememizce kusur yönünden İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden aldırılan kusur raporunda; "Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken mevcut görüş alanını kontrolü altında bulundurması, gereken dikkat ve özenini yola vermesi, olay mahalli kavşağa geldiğinde sağında bulunan kamyonetin konumunu ve mahal şartlarını dikkate alması, bu kamyonetin solundan geçerek kavşaktan geçiş yapmadan önce gerekli/yeterli kontrollerini yapması, seyir istikametine göre sağındaki kavşak kolundan gelerek kavşağa giriş yapan otomobile ilk geçiş hakkını vermesi ve bu araca karşı zamanında etkin tedbir alması gerekirken bu hususlara riayet etmediği, mevcut mahal şartlarını yeterince dikkate almadan kontrolsüzce kavşağa giriş yaptığı ve sağındaki kavşak kolundan gelen otomobile ilk geçiş hakkını vermeden bu otomobilin sol yan kısımlarına çarptığı kazada kusurludur. Sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyir halindeyken olay mahalli kavşaktan geçiş yaptığı sırada solundaki kavşak kolundan gelerek kavşağa giriş yapan ve idaresindeki aracın sol ön yan kısımlarına çarpan araç nedeniyle karıştığı kazada atfı kabil bir kusuru bulunmamaktadır. Park halinde bulunan ... plakalı kamyonetin, kazanın oluş şekli, mahal şartları ve diğer hususlar dikkate alındığında meydana gelen kaza üzerinde bir etkenliği bulunmamaktadır." şeklinde, kazanın oluşumunda park halinde olan davalıya ait ve davacı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi ile sigortaladığı aracın herhangi bir kusur ve etkisinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Kaldı ki, kaza tespit tutanağı ve mahkememizce aldırılan 02/03/2026 tarihli raporda, davalı araca yüklenen %25 kusur oranı kabul edilse dahi, davalı araç sürücüsünün kusurlu olması tek başına davacı sigorta şirketinin kendi sigortalısı olan davalıya rücu edebilmesi için yeterli değildir. Hangi hâllerin sigortalıya rücu hakkı vereceği Genel Şartlar’ın “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve İşletene Rücu Hakkı” başlıklı B.4. maddesinde düzenlenmiş olup, bu maddede sayılan durumlardan herhangi biri mevcut değilse, sigorta şirketi rizikonun gerçekleşmesi sonucu meydana gelen zarara kendi katlanmak durumundadır. Buna göre, somut olayda, 02/03/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda da belirtildiği üzere, davalıya ait aracın kaza sırasında park halinde olduğu sabit olup, park halinde olan araç için olay yerini terk nedeniyle rücu şartlarının oluşmadığı açıktır. Bu nedenle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gerekli 732,00-TL karar harcınnın, peşin alınan 2.588,03-TL harçtam mahsubu ile bakiye kalan 1.856,03-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-Davalı yargılamada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT'ne göre tespit olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, 7-6325 Sayılı Kanun'un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 4.600,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/10/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/707, K. 2026/752, T. 05.10.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-707-e-2026-752-k-17b9a7ba1245