Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/169 E. 2026/1313 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/169
Karar No
2026/1313
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/169 - 2026/1313

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/169 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/1313

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 13/12/2023 ESAS-KARAR NO : 2023/48 E - 2023/896 K

ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2023/252 E SAYILI DAVADA

KARAR TARİHİ : 12/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 20/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi asıl ve birleşen dosya davacısı vekili ile katılma yoluyla asıl ve birleşen dosya davalısı vekili tarafından ayrı ayrı istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili asıl dosyada verdiği dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirketin bir borcunun bulunmamasına karşın davalı şirketçe davacı şirket aleyhine Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2022/20826 Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını ve usulsüz tebligat ile icra takibinin kesinleştiğini, başlatılan takibin kötüniyetli olduğunu, ürünlerin davalı yana eksiksiz şekilde teslim edildiğini belirterek, müvekkilin borçlu olmadığının tespitine ve davalı aleyhine takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili birleşen dosyada verdiği dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında TBMM kampüsü içerisinde bulunan kreş camlarının yapımı ve imalatı için anlaşmaya varıldığını, bu kapsamda müvekkil şirketçe ürünlerin imal edilerek davalıya teslim edildiğini ve faturalar düzenlendiğini, ancak davalı şirketçe faturada yazılı borcun ödenmediğini, bunun üzerine faturada yer alan tutarın tahsili için davalı borçlu hakkında Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/20434 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, devam eden süreçte davalı borçlunun söz konusu takibe itiraz ettiğini ve icra takibinin durduğunu, davalının haksız ve kötüniyetli olarak borca itiraz ettiğini belirterek, itirazın iptaline ve takibin devamına, ayrıca davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Asıl ve birleşen dosya davalısı vekili asıl dosyada verdiği cevap dilekçesinde özetle; müvekkil şirket tarafından davacı şirketin borcu nedeniyle Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2022/20826 Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve usulüne uygun şekilde ödeme emrinin tebliğ edildiğini, davacı şirketin süresi içerisinde itiraz etmemesi üzerine icra takibinin kesinleştiğini, müvekkil şirketçe, davacı şirkete avans olarak 37.000,00 TL tutarında çek verildiğini, devam eden süreçte çek karşılığının bankadan çekildiğini, ancak davacı şirketin avans karşılığı olarak verilen çek tutarını iade etmediği gibi her hangi bir mal veya hizmet sunmadığını, dolayısıyla davalı şirketin 37.000,00 TL alacağının bulunduğunu, müvekkil şirketin alacağını alma ümidini taşırken bu kez davacı şirketçe Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/20434 Esas sayılı dosya ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davacı şirketin iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkil şirketin davacıya bir borcunun bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddine ve davacı aleyhine %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dosya davalısı vekili birleşen dosyada verdiği cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında TBMM kampüsü içerisinde bulunan kreş camlarının yapımı ve imalatı konusunda imzalanan bir sözleşmenin bulunmadığını, müvekkil şirketin vergi numarasının 007062078 olduğunu, ancak davacı şirketçe düzenlenen faturada alıcısı kısmına vergi numarası olarak 007062076 yazıldığını, davacı yanca müvekkil şirkete yapılan bir teslimatın olmadığını, 21/08/2021 tarihli teslim tutanaklarında görüleceği üzere, müşteri olarak ". ." isminin yazıldığını, ayrıca ürünleri teslim alarak imzalayan kişilerin ise "..., . ., . ." olarak görüldüğünü, ismi geçen kişilerin müvekkil şirketin yetkilisi veya çalışan personeli olmadığını, davacı şirket tarafından Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/20434 Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin yerinde bulunmadığını ifade ederek, birleşen davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Asıl dava yönünden yapılan incelemede; taraflar arasında davalı tarafça 37.000,00 TL bedelli çekin avans olarak verildiği hususunda uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın avans olarak verilen çek karşılığında davacı yanca malların teslim edilip edilmediği noktasında toplandığı, malların teslim edildiğini ispat külfetinin davacı şirkete ait olduğu, davacı tarafça dosyaya sunulan mal teslim tutanaklarının incelenmesinde müşteri adının "... ..." olarak yazıldığı ve söz konusu malların ... ... tarafından "...ile...a teslim edildiği hususunun yazılı bulunduğu, Ticaret Sicil Gazetesi kapsamında da davalı şirketin sahibi ve tek yetkilisinin "... ..." göründüğü, ayrıca davalı şirket vekilince tutanaklarda ismi geçen kişilerin çalışan olmadığı yönünde yapılan savunma üzerine SGK kayıtları üzerinde gerçekleştirilen tetkikte, ismi geçen kişilerin davalı şirket çalışanı olmadıklarının belirlendiği, davacı şirket vekilince dava dilekçesinde yemin deliline dayanıldığı ve bu hususta yemin hakkının hatırlatıldığı, ancak davacı şirketçe yemin deliline başvurulmadığı, bunun yanı sıra, davalı tarafça icra takibinde 6.800,00 TL işlemiş faiz talebinde bulunduğu, ancak davacı şirketin TBK'nın 117. maddesine uygun olarak temerrüde düşürüldüğüne dair dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı, bu hali ile temerrüt faizi alacağının oluşmadığı, Birleşen dava yönünden yapılan incelemede ise; davacı şirketçe malın teslimatının gerçekleştiği hususunun iddia edildiği, bu iddianın yazılı delillerle ispat edilmesinin zorunlu bulunduğu, salt fatura düzenlenmesinin malın teslimini göstermeyeceği, ancak icra takibine konu edilen faturanın davalı şirket defterine kayıt edilmesi veya Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne BA formları ile davalı şirketçe bildirilmesi durumunda fatura içeriğindeki malların teslim alındığının kabulünün gerekeceği, bu kapsamda yer almayan fatura için ispat külfetinin yani mal teslimini kanıtlama yükünün yine davacı üzerinde olacağı, davacı şirket tarafından düzenlenen iki (2) adet toplam 71.185,69 TL'lik satış faturasının alıcısı olarak görünen davalı şirketin vergi numarasının 0070662078 olmasına karşın ilgili faturalarda vergi numarasının 00700662076 şeklinde yazıldığı, bu nedenle davalı şirketin BA formlarında davacı şirketten mal/hizmet alındığına dair iki (2) adet fatura kaydının bulunmadığı, o halde somut olayda davacı tarafça malların davalı şirkete teslim edildiği noktasında ispatın sağlanamadığı, davacı şirket vekilinin dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı, dolayısıyla malların teslimi için davacı şirkete yemin hakkının hatırlatıldığı, ancak süresi içerisinde yemin deliline başvurulmadığı, ayrıca kötüniyet tazminat şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen dosya davacısı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; ilk davanın menfi tespit istemini içerdiğini ve ispat külfetinin davalı üzerinde bulunduğunu, dolayısıyla yemin teklifinin davalı yana hatırlatılması gerektiğini, eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu, delillerin yanlış değerlendirildiğini, davalı şirketin 37.000,00 TL tutarlı avans çeki verdiğini cevap dilekçesi ile ikrar ettiğini, bu hali ile taraflar arasında ticari bir ilişki bulunduğunu, ticari ilişki doğrultusunda malların teslim edilmediğini davalı şirketin kanıtlaması gerektiğini, diğer yandan birleşen dosyada müvekkil şirketin 24.185,69 TL alacaklı olduğunu ispat ettiğini, davacı şirketin özel ölçülere göre imalatta bulunduğunu, müvekkil şirketin özel imalatçı olduğu dikkate alındığında asıl dava yönünden borcun bulunmadığının anlaşılacağını, davacı şirketçe kesilen faturaların davalı şirketin e-mail adresine gönderildiğini, alınan bilirkişi raporuna göre müvekkil şirketin alacaklı konumunda bulunduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve asıl dava ile birleşen davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen dosya davalısı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı şirketin üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini ve parayı iade etmediğini, bu haksız eylem nedeniyle de temerrüte düştüğünü, o halde faiz yönünden de asıl davanın reddinin gerektiğini, bunun yanı sıra müvekkil şirket lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin zorunlu olduğunu savunarak, asıl davanın reddine ve her iki dava yönünden kötüniyet tazminatının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, asıl dosyada, davacının, icra takibe konu cari hesaba dayalı avans nedeniyle borçlu olup olmadığı, Birleşen dosyada ise, davacının, takibe konu cari hesap nedeniyle alacaklı bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, asıl dosyada, cari hesabı dayalı avansın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit talebine, Birleşen dosyada, cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve takibin devamı ile %20 icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Asıl dosyada, davalı alacaklı tarafından 26/12/2022 tarihinde Ankara 32. İcra Müdürlüğü'nün 2022/20826 Esas sayılı takip dosyası üzerinden 37.000,00 TL asıl alacak ve 6.800,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.800,00 TL üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığı, Birleşen dosyada, Ankara 2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/20434 Esas sayılı dosyası ile; 16/12/2022 tarihinde davacı tarafından, davalı şirket aleyhine, cari hesap alacağına dayalı 24.185,00 TL asıl alacak ve 4.300,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 28.485,00 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı borçlunun süresinde takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın iptali davasının İİK 67. maddesi uyarınca süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle "mal teslim tutanakları"nda ismi geçen müşterinin davalı şirket ile bir ilgisinin bulunmamasına ve sevk irsaliyelerinde ismi yazılı kişilerin davalı şirket çalışanı olmadıklarının mevcut bilgi ve belgeler ile tespit edilmesine, bu hali ile davacı yanca malların davalı şirkete teslim edildiği yönündeki iddiaların usulüne uygun delillerle ispat edilememiş olmasına, diğer yandan, eldeki davada kötüniyet tazminatı verilmesine yönelik şartların oluşmadığının anlaşılmasına, ayrıca davacı şirketin usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğünün kanıtlanamamasına göre, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE, 2-Asıl davada: a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden asıl dosya davacısından alınarak Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından (karar ve ilam harcı 464,50 TL olarak hesaplanmış ise de, tespit edilen harcın maktu harcın altında kalamayacağı göz önüne alınarak), peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden asıl dosya davalısından alınarak Hazineye irat kaydına, Birleşen davada: a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden birleşen dosya davacısından alınarak Hazineye irat kaydına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden birleşen dosya davalısından alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 12/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Üye e-imzalıdır

Katip e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/169, K. 2026/1313, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-169-e-2026-1313-k-a7539c59f8d1