İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/883 E. 2026/649 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/883
Karar No
2026/649
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/883 Esas KARAR NO : 2026/649

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 28/07/2025 KARAR TARİHİ : 28/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İddia ve savunmaların özeti: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı ile davacı şirket arasında yıllardır süregelen, davacı şirketçe ücret karşılığı davalı şirkete teknik cihaz satılması kapsamında bir ticari ilişkileri mevcut olduğunu, nitekim bu parçaların satın alınmasını müteakip davacı şirketçe fatura kesilerek davalı şirkete gönderildiğini, bu kapsamda davalı şirketin davacı şirket nezdinde carisi de mevcut olduğunu, davalı şirket davacı şirketten ihraç kayıtlı olmak üzere USD cinsinden fatura edilmek üzere 3adet voltaj regülatörü aldığını, bununla ilgili olarak da davacı şirketçe 03/03/2023 tarihli, ... ... numaralı, 248.980,00 USD (4.697505,66 TL) tutarlı ticari fatura düzenlendiğini, bu faturanın düzenlenmesi ve herhangi bir itiraz da yapılmaması kapsamında daha sonrasında yapılmayan tam ödeme nedeniyle, döviz farklılığından kaynaklı olarak 38,932,54 USD tutarlı (1041,854,24 TL) fark faturası düzenlendiğini, bu faturaya itiraz edilmediği gibi, yaklaşık 2 yıl süren sürece rağmen bu fatura üstelik hemen ödeneceği belirtilmesine ödenmediğini, davalıca ödenmesi gereken fark faturası bedelinin ödenmediği hususunda taraflar arasında herhangi bir uyuşmazlık olmadığını, davalı şirket davacı şirkete gönderdiği e-postalarda ödeme yapacağını açıkça belirtildiğini, bu kapsamda cari hesaba dayalı fatura alacak olan toplam 38,932,54 USD'ye denk gelen 1.041,854,24 TL ana alacağın ve işlemiş faizin tahsili için .... İcra Dairesi'nde 2024/... Esas numarasıyla icra takibin başlatıldığını, ancak davalı tarafından bu icra takibine itiraz edildiğini, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun Madde 29/f.3 hükmü gereği icra dairesine ödenen peşin harcın mahsubuna, ilgili icra dairesine ödenen peşin harcın vekil hesabına iadesini, borçlunun itirazının iptalini ve takibin devamını, davalının %20 den aşağı olmamak üzere vermiş olduğu zararın boyutu, iyi niyetli olmaması gibi gerekçeler de ışığında icra inkar tazminatı ödemesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalıya karşı ikame edilen huzurdaki davada; davacı ile davalı arasında teknik cihaz satımına ilişkin bir ticari ilişki olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında 03.03.2023 tarihli, ... numaralı, 248.980,00 USD bedelli faturanın davalıya gönderildiği, davalı tarafından 13.03.2023 tarihinde 02.06.2023 ve 04.07.2023 tarihli iki ayrı çekle TL üzerinden ödeme yapıldığı, davalı tarafından yapılan ödemenin tüm borç miktarını karşılamamasından ötürü fiyat farkı oluştuğu, davalı tarafından TL üzerinden ödeme yapıldığı için sipariş formunda belirlendiği üzere ödemenin TL ile yapılması halinde "kur farkının ayrıca tahsil edileceği" hususuna dayanarak 06.09.2023 tarihli, 38.932,54 USD bedelli kur farkını da içeren fiyat farkı faturası gönderildiği, davalı şirket tarafından fiyat farkı faturasına ilişkin bir ödeme yapılmadığı, bunun üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı, davacı tarafından asıl alacağa istinaden döviz cinsi üzerinden fatura kesildiğini ve davaya konu edilmişse de dava dilekçesinde belirtildiği üzere, ödeme aracı olarak Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çek kabul edildiğini, davacı tarafından düzenlenen kur farkı faturası huzurdaki davaya konu edilmiş ve söz konusu faturaya ilişkin olarak işlemiş faiz ve işleyecek faiz talebinde bulunduğunu, çek olarak kabul edilen alacak için kur farkı talep edilmesinin mümkün olmadığına ilişkin itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla, kur farkı kavramı niteliği itibariyle paranın değerinde olan değişim sebebiyle alacaklının haklarını korumak amacıyla var olan bir alacak olduğundan işbu alacak için ayrıca faiz talep edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını beyan ederek huzurdaki davanın tüm talepler yönünden reddini, şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebinin reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Toplanan deliller, delillerin tartışılması, değerlendirilmesi ve gerekçe: Davacı vekili dava dilekçesinde .... İcra Dairesine ait 2024/... Esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, davacı şirketçe davalı şirkete gönderilen sipariş formu, davalı şirketçe gönderilen e posta, dava konusu fatura, davacı şirketçe düzenlenen ekstre, taraflar arasındaki yazışmalar, bilirkişi incelemesi, tanık ve her türlü yasal delili delili dosyaya yasal delil olarak sunmuştur. Dava, ticari satımdan kaynaklanan alacağa istinaden başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasına ilişkindir. Mahkemece Üsküdar Vergi Dairesi Müdürlüğü ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkereler yazılarak davacı ve davalı şirkete ilişkin 2022-2023-2024-2025 yıllarına dair BA ve BS formları istenmiş ve gelen yazı cevapları dosya arasına alınmıştır. Uyaptan ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; dosyamız davacısı tarafından dosyamız davalısına karşı taraflar arasındaki ticari ilişkiye istinaden cari hesap kapsamında doğan ve ödenmeyen fiyat farkı 1.041.854,24 TL alacağına istinaden ilamsız takip başlatılmış ve davlaı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür. Mahkemece taraf iddia ve savunmaları kapsamında dosyanın bir mali müşavir ve bir nitelikli hesap uzmanı (akademiysen) bilirkişiye tevdi ile, tarafların 2023 yılları ticari defter ve kayıtları ve dosya arasına alınan sözleşme ve diğer kayıtlar üzerinde inceleme yapılmak suretiyle davacının alacaklı olup olmadığı ve uyuşmazlık konularında taraf defterleri üzerinde inceleme yapmak üzere yerinde inceleme yetkisi verilerek rapor düzenlenmesi istenilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen03/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda; davalı hesap incelemesinde; davacı tarafından davalı tarafa, 03.03.2023 tarihli ve ...-.... seri numaralı fatura ile 3.980.937,00 TL tutarında satış yaptığı, söz konusu satışa karşılık, toplam 3.980.937,00 TL tutarında iki adet çek teslim aldığını, takibe konu olan 1.041.854,24 TL (38.932,54$ USD) tutarındaki fiyat farkı faturasını, davalının hem borç hem de alacağına kayıt edildiği, ayrıca; 1.157.557,03 TL tutarındaki kur farkı davalının borcuna, 14.382,96 TL tutarındaki kur farkı ise davalının alacağına kayıt edildiği ve buna göre, 31.12.2023 tarihi itibarıyla davacının davalıdan 1.166.093,32 TL tutarında bir alacağının bulunduğu ve işbu alacağın tamamen kur farkından kaynaklandığını, davalı hesap incelemesinde; davalı tarafından davacı taraftan, 03.03.2023 tarihli ve ....-... seri numaralı fatura ile 3.980.937,00 TL (211.000 USD) tutarında alış yaptığını, söz konusu alışa karşılık, toplam 3.980.937,00 TL (211.000 USD) tutarında iki adet çek teslim verdiğini, takibe konu olan 1.041.854,24 TL (38.932,54$ USD) tutarındaki fiyat farkı faturasını davacı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 31.12.2023 tarihi itibariyle davalının davacıya olan borcunun 1.041.854,24 TL ( 38.932,54 USD ) olduğunu, taraflar arasındaki ihtilaf kur farkının talep edilip edilemeyeceği ve alacak miktarı noktalarında toplandığını, vade farkının herhangi bir mal veya hizmetin peşin satış fiyatı ile taksitli veya vadeli satış fiyatı arasındaki fark olduğunu, bu bakımdan vade farkının alıcı ile satıcı arasında tespit edilen ve borcun belli bir vadede ödenmesi halinde mal veya hizmet bedeline eklenen ilave bir bedel olduğunu, kur farkında ise, vade farkından farklı olarak, bedel vadesinde ödense dahi kur farkı talep edilebildiğini, zira kur farkının belli bir miktar yabancı para biriminin yerel para birimi ile değiştirilmesi sırasında oluşan alış ve satış kurları arasındaki farkt olduğunu, mevzuatımıza göre taraflar arasında bir yazılı sözleşme olması ve sözleşmede vade ya da kur farkına dair hüküm bulunması halinde, bu farkların istenebileceği, sözleşmede böyle bir hüküm bulunmaması halinde ise vade ya da kur farkı talep edilebilmesi için ticari teamüle bakılacağının kabul edildiğini, sözleşmede bir hüküm bulunmaması halinde kur farkı için nazara alınan ticari teamüller ise genel olarak malın döviz bazlı satışının yapılmasının, faturaların yabancı para borcu üzerinden düzenlenmesi, yabancı para borcu üzerinden ödeme yapılması, bu ödemelerin Türk Parasına çevrilerek ticari defterlere kaydedilmesi olduğunu, bu kriterler haricinde kur farkına dair daha önceden düzenlenen faturaların ticari defterlere kaydedilmesi gibi hallerde de taraflar arasındaki ilişkinin yabancı para borcu üzerinden kurulduğu, bu bakımdan kur farkının talep edilebileceğinin kabul edildiğini, böyle bir teamülün bulunmaması halinde ise, faturaya döviz cinsi yazılısa veya kur farkının talep edileceğine dair hüküm konulsa dahi, kur ya da vade farkı istenemeyeceğini, bunun haricinde uygulamada cari hesaplarda müteaddit satımlardan sonra geriye dönük olarak toplu bir şekilde ve tüm münferit satımları kapsar şekilde kur farkı talep edilemeyeceğinin kabul edildiğini, yine taraflar arasında farklı şekilde kararlaştırılmadıysa, çeklerle ilgili kur farklarının talep edilemeyeceği kabul edildiğini, fakat taraflar arasında yine de kur farkı talep edileceğine dair anlaşma olması ya da böyle bir anlaşma olmamakla birlikte çek haricinde ödemelerin de olması halinde ödemelerin ayrıştırılarak çek haricindeki ödemeler bakımından kur farkı çıkması halinde hesaplama yapılabileceğini, bu açıklamalar ışığında dava konusu olaya bakıldığında, taraflar arasında voltaj regülatörü satışı yapıldığına dair bir ihtilaf olmamakla beraber dosya içerisinde karşılıklı imzalanan yazılı bir sözleşme olmadığını, dosya içindeki teklif formuna bakıldığında, davacının teklif formunda, ödemelerin çek ile yapılacağı, ödeme tarihi itibarıyla kur farkının tahsil edileceğinin belirtildiği, ilgili teklif formunda davalının imzası ve kaşesinin de bulunduğunu, dosya içerisindeki yazışmalara bakıldığında, 04.09.2023 tarihinde, davacı uzantılı mail ile davalı uzantılı mail arasında, kur farkının 38.932,54 USD olduğu konusunda mutabık kalındığını, bunun üzerine davacı tarafından davalıya, 06.09.2023 tarihinde 38.932,54 USD karşılığı 1.041.854,24 TL lik fatura kesildiğini, bu faturanın davalı defterlerine işlendiğini, mevcut durumda, ödemeler çek ile yapılması rağmen taraflar arasındaki anlaşmaya binaen davacının davalıdan 1.041.854,24 TL lik kur farkının talep edebileceğini, dosya içerisinde ilgili alacağın talep edildiğine dair bir ihtara rastlanılmamakla beraber mahkemece TTK 1530. Maddeye göre, tacirler arasında faturanın düzenlenme tarihinden itibaren en geç bir ay içinde muaccel olacağının kabulü halinde davacının davalıdan takip tarihi itibarıyla, 1.041.854,24 TL asıl alacak, 597.524,81 TL faiz olmak üzere toplam 1.639.379,05 TL alacaklı olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir. Alınan bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde davacı tarafından davalıya karşı aralarındaki ticari satımdan kaynaklanan cari hesap kapsamında doğan ve ödenmeyen fiyat farkı alacağına istinaden ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı ve davalının itirazı üzerine takibin durduğu ve davacının süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davayı açtığı, davalı tarafından davanın reddinin talep edildiği, mahkemece taraf iddia ve savunmaları kapsamında alınan 03/04/2026 tarihli bilirkişi raporunda taraflar arasında voltaj regülatörü satışı yapıldığına dair bir ihtilaf olmamakla beraber dosya içerisinde karşılıklı imzalanan yazılı bir sözleşme olmadığını, dosya içindeki teklif formuna bakıldığında, davacının teklif formunda, ödemelerin çek ile yapılacağı, ödeme tarihi itibarıyla kur farkının tahsil edileceğinin belirtildiği, ilgili teklif formunda davalının imzası ve kaşesinin de bulunduğunu, dosya içerisindeki yazışmalara bakıldığında, 04.09.2023 tarihinde, davacı uzantılı mail ile davalı uzantılı mail arasında, kur farkının 38.932,54 USD olduğu konusunda mutabık kalındığını, bunun üzerine davacı tarafından davalıya, 06.09.2023 tarihinde 38.932,54 USD karşılığı 1.041.854,24 TL lik fatura kesildiğini, bu faturanın davalı defterlerine işlendiğini, mevcut durumda, ödemeler çek ile yapılması rağmen taraflar arasındaki anlaşmaya binaen davacının davalıdan 1.041.854,24 TL lik kur farkının talep edebileceğinin bildirildiği, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli ve denetime açık olduğu, bu kapsamda yapılan tespit ve hesaplamalar bakımından mahkememizce benimsendiği, davaya konu alacağın her iki tarafından da ticari defterlerinde kayıtlı olması ve taraflar arasındaki yazışmalar kapsamında kur farkının talep edilebileceği hususunda anlaşmaya varıldığı ve yine kur farkı faturalarının kayıtlara alınmasının taraflar arasında kur farkı anlaşması bulunduğu hususunu doğruladığı gözetilerek hükme esas alınan bilirkişi raporu da gözetilerek davanın asıl alacak bakımından kabulüne karar vermek gerekmiş ve her ne kadar işlemiş faiz alacağı da talep edilmiş ise de; TBK'nın 117. maddesi uyarınca, takip öncesi borçlunun temerrüte düşürüldüğüne ilişkin dosyada bir belge bulunmadığı gözetilerek takip öncesi işlemiş faiz talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve davaya konu alacak fatura kapsamında likit olduğundan davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABULÜ ile; ....İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 1.041.854,24 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-1.041.854,24 TL'nin %20'si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 71.169,06 TL karar ve ilam harcından başlangıçta davacı tarafından yatırılan 18.931,29 TL peşin harcın mahsubu ile eksik 52.237,77 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından başlangıçta yatırılan ve alınması gereken harçtan mahsup edilen 18.931,29 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00 TL'nin kabul red oranına göre hesaplanan 3.057,16 TL'sinin davalıdan ve 1.542,84 TL'sinin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 6-Davacı tarafından işbu yargılama nedeniyle yapılan 615,40-TL başvuru harcı, 17.000,00-TL bilirkişi ücreti, 193,00-TL tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 17.808,40 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak hesaplanan 11.835,46 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Davalı tarafından işbu yargılama nedeniyle yapılan tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere yapılan toplam 58,00 TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak hesaplanan 19,45 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 8-Davacı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 162.278,14 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

9-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 84.100,76 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 10-Taraflarca yatırılan gider avansının harcanmayan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa re'sen iadesine, Dair gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100. HMK'nın 345/1 maddesi gereğince 2 hafta zarfında mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin/davalı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/09/2026

Katip ... e-imza*

Hakim ... e-imza*

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/883, K. 2026/649, T. 28.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-883-e-2026-649-k-d523c8ba5ef4