Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2024/174 E. 2026/1407 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2024/174
Karar No
2026/1407
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ

ESAS NO : 2024/174 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/1407

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/10/2023 ESAS-KARAR NO : 2022/659 E - 2023/712 K

. . DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 19/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026

Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından müvekkil hakkında, 15/03/2016 keşide ve 30/04/2016 vade tarihli, 68.781,00 TL bedelli senet dayanak gösterilmek suretiyle Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/12810 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacının söz konusu takipten haberdar olmadığını ve icra takibinin kesinleştiğini, takibe konu senet üzerinde bulunan imzanın müvekkile ait olmadığını, davacının, davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek, borçlu olunmadığının tespitine ve davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk müessesesine başvurmadan eldeki davayı açtığını, bu nedenle usulden red hükmü kurulması gerektiğini, davacının davalı şirkete borcunun olduğunu, ancak söz konusu borcun ödemediğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/12810 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, grofolog inceleme sonrası düzenlenen rapor kapsamında, takibe konulan senet altındaki imzanın davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla bahsi geçen senet nedeniyle davacının borçlu bulunmadığı, takibe konu senedin lehtarının davalı şirket olduğu ve davacının imzasının taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği, o halde senedin kötü niyetli olarak takibe konulduğu, bu hali ile kötüniyet tazminatı koşullarının oluştuğunu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının arabuluculuk müessesesine başvurmadan eldeki davayı açtığını, bu nedenle usulden red hükmü kurulması gerektiğini, davacının söz konusu icra takibinden haberdar olduğunu, 15/03/2016 keşide ve 30/04/2016 vade tarihli, 68.781,00 TL bedelli senedin davacı yanca müvekkil şirkete teslim edildiğini, senet üzerindeki imza konusunda herhangi bir sahteciliğin bulunması durumunda bu sahtecilik durumunun davacı tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediğinin araştırılması gerektiğini, davacının davalı şirkete borcunun olduğunu, ancak söz konusu borcun ödemediğini, bunun üzerine müvekkil şirket tarafından alacağın tahsili amacıyla Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/12810 Esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, ayrıca davalı şirket aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin yerinde olmadığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, icra takibe konu senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, senede dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı menfi tespit talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Davaya konu senet nedeniyle davalı alacaklı (lehtar) tarafından 04/07/2016 tarihinde Ankara 5. İcra Müdürlüğü'nün 2016/12810 Esas sayılı takip dosyası ile 15/03/2016 keşide ve 30/04/2016 vade tarihli senede dayalı 48.000,00 asıl alacak ve 5.702,79 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 53.702,79 TL alacağın tahsili istemiyle kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığı görülmüştür. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle yargılama sırasında alınan rapor ile 15/03/2016 düzenleme tarihli senet altındaki imzanın davacı ... (.) . ait olmadığının (eli ürünü olmadığının) tespit edilmesine, davalının senette lehtar sıfatıyla yer almasına ve davalının imzası sahte olan/davacıya ait olmayan senet ile icra takibine girişmiş olması nedeniyle kötü niyetli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.698,43 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 1.174,61 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.523,82 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nın 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 19/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2024/174, K. 2026/1407, T. 19.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2024-174-e-2026-1407-k-ab3ca8c5a87a