Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/970 E. 2026/1292 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/970
- Karar No
- 2026/1292
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/970 - 2026/1292
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/970 (ESASTAN RET ) KARAR NO : 2026/1292
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 31/03/2026 ESAS-KARAR NO : 2022/1084 E - 2026/237 K
DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 05/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi taraf vekillerince istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili, müvekkili tarafından uyuşmazlık konusu Haziran/2019 döneminde elektrik üretimi yapılarak sisteme verildiği halde bunun karşılığı ödemenin yapılmadığını, ödeme yapılmamasına gerekçe olarak üretim tesisiyle ilişkilendirilen tüketim noktasında o ay için elektrik tüketimi olmamasının gösterildiğini, belirtilen gerekçeyle ödeme yapılmamasının hukuka aykırı olduğunu, davacının lisanssız üretici olduğunu ve üretilen enerjinin davalı şirket tarafından satın alındığını, davalının, üretilen elektriğin tamamını herhangi bir istisna olmaksızın, satın alması ve bu surette de bedelini belirlenen fiyatlar üzerinden ödemesi gerektiğini belirterek alacak tutarının belirsiz olduğunu ve hesap edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile bu kapsamda alacağın tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla KDV'lerle oluşan toplam tutar için şimdilik 20.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 28/02/2024 tarihli dilekçesi ile dava değerini 165.506,22 TL olarak ıslah etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, zaman aşımı itirazlarının da bulunduğunu, ayrıca görev ve yetki itirazlarının da bulunduğunu, davalının, görevli tedarik şirketi olarak piyasa işletmecisi tarafından kendisine yapılan ödemeyi, ödemenin yapıldığı takvim ayını izleyen ayın en geç beşinci iş gününe kadar ilgili üreticilere ödemekle yükümlü olduğunu, bir diğer ifadeyle davalı şirketin burada bir nevi ödemenin üreticiye yapılmasında aracı konumda olduğunu, bununla birlikte davalı şirketin üreticilere ödenmesi için piyasa işletmecisi tarafından bir ödeme yapılmamış ise davalı şirketin üreticilere ödeme yapılması gerekliliğinin bulunup bulunmadığına yönelik bir inceleme veya talepte bulunma yükümlülüğünün bulunmadığını, bu nedenle davalı uhdesine geçmemiş bir ödemenin davacı tarafından, davalı şirkete husumet yöneltilerek talep edilmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, öte yandan piyasa işletmecisi tarafından üreticiye ödenmesi adına davacının talep etmiş olduğu iş bu bedelin davalı şirkete iletilmediğini, ilgili bedellerin üreticiye ödenmesinin EPİAŞ'ın sorumluluğunda olduğunu ve görevli tedarik şirketinin bu noktada sadece bir araç olduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, Elektrik Piyasası Lisanssız Elektrik Yönetmeliği'nin 28. maddesinin 9. bendinin Danıştay 13. Dairesi’nin 2019/2575 esas 2021/1854 sayılı kararı ile iptal edildiği, iptal davasına konu olan bir işlem ve kararın Danıştay’ca iptal edildiği tarihten itibaren değil idarece tesis edildiği tarihten itibaren ortadan kalkmış sayılacağından işlemin başa döneceği, dolayısıyla davalı tarafın davacıya ödeme yapmamasına ilişkin dayandığı yönetmelik maddesi iptal edildiğinden, davacının artık bu ödemeye hak kazanacağı, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ İstinaf eden-davacı vekili tarafından; Mahkemece verilen kararı faiz başlangıç tarihi yönünden istinaf ettiklerini, alacağın tamamına dava tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiği, İstinaf eden-davalı vekili tarafından; Müvekkiline karşı husumet yöneltilemeyeceği, ... tarafından görevli tedarik şirketine bir ödeme yapılması ve bildirimde bulunulması halinde görevli tedarik şirketinin bir sorumluluğunun bulunmayacağı, Yönetmeliğin 23. maddesinin lisanssız üretim yapan gerçek ve tüzelkişilerin kendi ihtiyaçlarını karşılamak için üretim yapmalarına esas olduğu, kullanıcıların tüketim yapmadan üretim yapmak istemeleri halinde lisans almaları gerektiği hususunda öncül ve uyarıcı nitelik taşıdığı, huzurdaki uyuşmazlığın idari yargının görevi içerisinde kaldığı, zamanaşımı yönünden itirazların değerlendirilmediği, eksik inceleme ile karar verildiği, müvekkiline husumet düşüp düşmediğinin araştırılmadığı, müvekkilinin EPDK kararlarını uygulama zorunluluğunun bulunduğu, Danıştay kararının geriye yürütülmesinin doğru olmadığı, davacının mücbir sebep ileri sürmediği sürece sıfır tüketimde bulunması halinde görevli tedarik şirketi tarafından herhangi bir ödeme yapılmayacağı karar tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerektiği bildirilerek başvurulmuştur. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık; davacının Haziran 2019 döneminde üreterek sisteme verdiği elektrik enerjisinin miktarı ve değerinin ne olduğu, belirlenecek elektrik enerjisi bedelinden davalının davacıya karşı sorumlu olup olmayacağı ve miktarına ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, lisanssız elektrik üreticileri için dağıtım sistemine bağlantı anlaşması ve dağıtım sistem kullanım anlaşmasından kaynaklanan ve sisteme aktarıldığı halde ödenmediği iddia edilen üretim bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, anılan dönemde davacı yanın tüketim ve üretiminin bulunmasına, Mahkemece uygulanan faiz türünde ve faiz başlangıç tarihinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-a-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, b-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 11.305,73 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 2.826,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.479,30 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1.a maddesi gereğince dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere 05/10/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Üye e-imzalıdır
Katip e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."