Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2020/885 E. 2026/1729 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2020/885
Karar No
2026/1729
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/885 - 2026/1729 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2020/885 KARAR NO : 2026/1729

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 27/05/2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2010/268E., 2019/494K. DAVA : Tazminat KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 16/10/2026

Asıl davada davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Asıl davada davacı vekili özetle: Davalı ... tarafından ihale edilen ...Devlet Hastanesi inşaatı işini 21/09/2007 tarihinde imzalanan sözleşme uyarınca davacının üstlendiğini, davalının bilinçli olarak pursantaj hileleri yaparak fiziki gerçekleşme oranını % 10.17 olarak tespit ettiğini, Bulanık Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yaptıkları tespit sonucu tamamlanma oranının % 19.9586 olduğunun belirlendiğini, bu fiziki gerçekleşme nedeni ile kalan imalat alacakları yanında ödenmesi gereken fiyat farkının da bulunduğunu, müşavir firma tarafından 609,000, TL demir fiyat farkı belirlediğini ve bu miktarın kendilerine ödendiğini, bedeli davacı tarafından karşılanan plankoteler, zemin etüt raporları, mimarı projeler, statik projelerin bedellerinin belirlenerek kendilerine ödenmesi gerektiği halde halen 150.000, TL tutarlı bu alacaklarının ödenmediğini, teminat mektuplarının irat kayıt edildiğini ileri sürerek sözleşmenin feshinden doğan fesih tespit komisyonu tutanağında belirtilen imalat oranı ile Bulanık Sulh Hukuk Mahkemesinin tespit raporu ile belirlenen imalat oranı arasındaki farka karşılık gelen imalat alacaklarına karşılık şimdilik 10.000, TL'nin , irat kayıt edilen teminat mektupları nedeni ile oluşan zararları nedeni ile şimdilik 10.000, TL ve haksız fesih sonucu işin kalan bölümünden elde edilmesi mümkün olan müteahhitlik karlarına karşılık olmak üzere şimdilik 10.000, TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Asıl davada davalı vekili özetle: 24/06/2009 tarihli ve 4 nolu son hak ediş raporuna göre fiziki gerçekleşme oranının %13.17 olduğunu, işin teslimi için kısa bir süre kalmış olmasına rağmen imalat hızı dikkate alındığında ihtarname ile verilen süre içerisinde ve sonrasında inşaatın tamamlanmasının mümkün görülmemesi nedeni ile haklı olarak sözleşmeyi fesih ettiklerini, sözleşmenin eki niteliğindeki özel idari teknik şartnamenin 11. Maddesine göre vergi, resim, yapım ve iskan ruhsatları, tapu ile diğer giderlerin yüklenici davacı tarafından karşılanması gerektiğini, işin yapılacağı yer ve proje değişikliği olmadığı için süre uzatım taleplerinin ret edildiğini, demir fiyat farkı alacağının yasal düzenleme dikkate alarak belge sunulması halinde hesaplanmasının mümkün olduğunu, işin gerçekleşme oranının pursantajlara göre hesaplanması gerektiğini, davacının herhangi bir çekince ileri sürmeksizin hak edişleri düzenleyip bedelleri tahsil ettiğini ileri sürerek sözleşmenin haklı nedenle fesih edilmiş olmasından dolayı davacının tüm taleplerinin reddi gerektiğini belirtmiştir. Birleşen davada davacı vekili özetle: Taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle fesih edildiğini, sözleşmenin 48. maddesi uyarınca gelir kayıt edilen teminat mektubunun güncellenmesi sonucu ödenmesi gereken 102.571,02 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı vekili davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Her iki davadaki talepler ile ilgili ilk değerlendirme üç kişilik bilirkişi heyetinin hazırladığı 17/09/2012 tarihli raporlarında yapılmıştır. Bilirkişilerimiz 4 nolu hak edişin 26/06/2009 tarihinde düzenlendiğini, bu tarihteki fiziki gerçekleşmenin %13.17 oranında olduğunu, 90 gün süre uzatımı verilmiş olup, ayrıca eksikliklerin giderilmesi için 20 gün süre verilen ihtarnameye rağmen şantiyede hiçbir çalışmanın yapılmadığını, iş programının çok gerisinde kalındığını, kalan süre içerisinde daha önce gerçekleşen iş ile ilgili yüklenici hızının dikkate alınması halinde işin tamamlanmasının mümkün olmadığını, bu nedenle 04/11/2009 tarihinde ... tarafından yapılan sözleşmenin feshi işleminin taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerine uygun olup haklı nedene dayandığını, bu nedenle ...'nin sözleşmeyi fesih etmekte haklı olduğu, kesin teminatın gelir kayıt edilmesinin yerinde olduğunu, imalat işinden kaynaklanan yüklenici alacağı var ise bunun kesin hesap yapılarak belirlenmesi gerektiğini, ayrıca fesih nedeni ile yapılamayan işten kaynaklanan müteahhitlik karının talep edilemeyeceği, birleşen dava yönünden teminat mektubunun güncellenmiş bedeli olan 102.203,77 TL'nin ... Şirketinden tahsili gerektiği şeklinde görüş bildirmişlerdir. Rapora yönelik itirazlar üzerine aynı bilirkişi heyeti 15/02/2016 tarihli ek raporlarında, asıl davanın dava dilekçesinde talep edilmeyen demir fiyat farkı yönünden ... Şirketinin haklı olduğunu, fesih haklı olsa dahi kesin hesap yapılarak imalat alacağı var ise bunun belirlenmesi gerektiğini, birleşen dava yönünden ise önceki görüşlerinin yerinde olduğu şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bu ek rapora itiraz edilmesi nedeni ile bu kez 03/11/2017 tarihli ikinci ek rapor alınmış, ana dava yönünden bilirkişiler önceki görüşlerini tekrar etmiş, birleşen dava yönünden teminat mektuplarının 09/11/2009 tarihinde gelir kayıt edildiği kanıtlanır ise, davacı alacağının 102.570,40 TL olabileceğini belirlemişlerdir. Taraflar arasındaki sözleşmenin ... tarafından yüklenici ... Şirketinden kaynaklanan nedenler ile ve haklı olarak fesih edildiği mahkememizce kabul edildiğinden ana dava yönünden fesih nedeni ile yapılamayan işten kaynaklanan müteahhitlik karının ve haklı fesih sonrası teminat mektuplarının irat kayıt edilmesinin taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olması nedeni ile teminat mektuplarının paraya çevrilmesi sonucu yüklenici ... Şirketinin bu nedenle zararı oluşmuş ise bu zararını ...'den talep edemeyeceği kabul edilmiştir. Ana davada davacımız ... Şirketi ... tarafından yapılan hesaplamalara göre fesih tarihine kadar gerçekleşen iş ile ilgili oranın % 13.17 olarak belirlendiğini, kendilerini Bulanık Sulh Hukuk Mahkemesi aracılığı ile yaptırdıkları tespit işlemi sonucu gerçekleşme oranının % 19.9586 olduğunun belirlendiğini, bu iki gerçekleşme oranı arasındaki işe karşılık gelen imalat alacağının ...'den tahsilini talep etmektedir. Taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri incelendiğinde, ödemelerin pursantajlara göre hesaplanan gerçekleşme yüzdesi dikkate alınarak yapılmak zorundadır. İş veren durumunda olan ... düzenlenen pursantajlara göre yaptığı değerlendirme sonucu fiziki gerçekleşme oranının % 13.17 olduğunu belirlemiş ve buna göre ... tarafından hak ediş ödemeleri yapılmıştır. Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin eki niteliğindeki Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41. maddesinde fesih kesin hesabının nasıl yapılacağı açıkça belirtilmiştir. Bu madde hükmüne uygun biçimde ... tarafından yüklenici firmaya 05/01/2010 Tarih ve 061 yazısı ve ayrıca müşavir firmanın 05/04/2010 Tarih ve 1068 sayılı yazıları ile ... Şirketine fesih kesin hesabının yapılması için çağrı yapılmakla birlikte yüklenici firma mazeretsiz olarak toplantılara katılmadığı için kesin hesap ... ve müşavir firma tarafından birlikte yapılmış, 13/04/2011 tarihinde fesih kesin hak ediş raporu onaylanmıştır. Yapım İşleri Genel Şartnamesinin 41.maddesinde açıkça düzenleme bulunmasına rağmen yüklenici firmanın hesap kesme raporuna herhangi bir itirazda bulunmasının davetlere kayıtsız kalması nedeni ile mümkün olmadığı, fesih kesin hak edişinin taraflar arasındaki sözleşmenin emredici hükmü uyarınca pursantajlara göre yapılıp ödemenin de buna göre yapılmış olması nedeni ile asıl davada davacı yüklenici ... Şirketinin imalat alacağı bulunmadığı, bu nedenle bakiye imalat alacağına ilişkin talebin reddi gerektiği kabul edilmiştir. Ana davada dava dilekçesinin metin bölümünde bahsi geçmekle birlikte talep ve sonuç bölümünde açıkça demir fiyat farkına ilişkin talep olmamakla birlikte bilirkişiler tarafından bu konuda değerlendirme yapılmış ise de, varsa bu konudaki alacağın ancak inşaat projesi temin edilip, bu proje uyarınca kullanılması mümkün olan demir miktarının belirlenmesi sonrası hesaplama yapılabileceği belirtilmiş olmasına rağmen taraflarca demir fiyat farkının hesaplanmasının esas olabilecek proje sunulmadığı için bu konuda hesaplama yapılamamış, bir an için asıl davada demir fiyat farkının da talep edildiği kabul edilmiş olsa dahi yukarıda belirtilen nedenlerle isbat edilemeyen bu talebin de reddi gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. Birleşen davada 04/01/2019 tarihli üçüncü ek raporda belirtildiği gibi, kesin teminat mektuplarının 09/11/2019 tarihinde ... tarafından gelir kayıt edildiğine ilişkin belgenin dosyada olduğu, teminat mektubunun gelir kayıt edilmiş olmasından kaynaklanan ... alacağının 102.570,40 TL olduğu, bu miktarın birleşen davada davalı olan müflis ... Şirketinin iflas masasına ... alacağı olarak kayıt ve kabulüne..." karar verilmiştir. Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Ayıplı arsa ile yer teslimi yapılması, işin yapımı aşamasında ... Başkanlığınca müvekkili şirkete herhangi bir ek süre verilmemesi, projelerde yapılan değişiklikler ve sözleşmeye etkilerinin dikkate alınmaması, eksik inceleme ile karar verilmesi, yapılan işlerin bedellerinin ödenmemesi nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, ...Devlet Hastanesi inşaatı işi sözleşmesinden kaynaklanan tazminat taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre asıl davada davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Asıl davada davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 732,-TL istinaf karar harcından, peşin alınan 108,80 TL harcın düşümü ile kalan 623,20 TL harcın asıl davada davacıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2020/885, K. 2026/1729, T. 15.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2020-885-e-2026-1729-k-59780425de38