Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1231 E. 2026/1604 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1231
Karar No
2026/1604
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/1231 - 2026/1604 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ)

ESAS NO : 2022/1231 KARAR NO : 2026/1604

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 26/01/2022 ESAS-KARAR NUMARASI : 2017/770E., 2022/40K. DAVA : Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) KARAR TARİHİ : 01/10/2026 YAZIM TARİHİ : 01/10/2026

Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkili şirketin sahibi olduğu ve davalı sigorta şirketine hasar tarihi itibariyle 10/05/2017 tanzim tarihli, ... numaralı iş yeri paket poliçesi ile sigortalı streç film üretim makinesinin hasarlandığını, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatı kapsamındaki sigorta hasar bedelini talep etmelerine rağmen ödemediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,-TL tazminatın yasal faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Davalı vekili özetle: Sigortalının makineyi talep edildiği gibi teknik incelemeye elverişli şekilde demonte hale getirmediğini, dava dilekçesinde dayanılan teknik servis raporunun olasılıklara dayalı olarak düzenlendiğini ve hukuken geçerliliğinin bulunmadığını, davacının dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğunu ispat etmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince "...Dosyamızda davalı sigorta şirketi davacı sigortalının hasarın oluşması sonrasında poliçeden kaynaklanan ve makine kırılması sigortası poliçesi genel şartlarının 11.maddesinde yer alan yükümlülüğünü ihlal ettiğini ileri sürmüştür. Ancak söz konusu iddia itibar edilmesi hukuken olanaklı görülmemiştir. Zira değinilen maddede yer alan düzenlemenin c bendi incelendiğinde; "sigortalının hasarın sebebi ile hangi hal ve şartlar altında vukua geldiğini tayini, ziya ve hasar miktarıyla delilleri tespite yararlı ve sigortalı için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri sigortacının talebi üzerine gecikmeksizin vermek ve rücu hakkının kullanılmasına yararlı, sigortalı için sağlanması mümkün gerekli bilgi ve belgeleri temin ve muhafaza etmek, zaruri haller dışında hasar konusu yer veya mallarda bir değişiklik yapmamak" sigortalının yükümlülüğü olarak düzenlenmiştir. Ancak davacı sigortalının dava konusu sigortalı makinenin hasar tespiti ve ekspertiz incelemesinin yapılmamasına sağlamaya yönelik olarak demonte hale getirildiğine ve bu sebeple sigorta ekspertiz incelemesinin yapılamadığına yönelik bir delil, ispat yükü kendisine düşen davalı sigorta şirketi tarafından dosyamıza sunulmamıştır. Dava konusu makinenin bilirkişi incelemesi aşamasında demonte durumda olması başlıbaşına davacının değinilen yükümlülüğünü ihlal ettiğini kabule elverişli bir olgu değildir. Bu bağlamda dava konusu makine yönünden hasarın oluşması sonrasında teknik servis raporu alınmış olup teknik servis raporunda yapılan tespitler çerçevesinde değinilen sigorta genel şartlarının "teminatın kapsamı" başlıklı birinci maddesi kapsamında makineye yabancı hammadde girmesi sonucu oluşan dava konusu hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu kanaatine varılmıştır. Her ne kadar davalı sigorta şirketi hasarın poliçe teminatı haricinde olduğunu ileri sürmekte ise de; TTK 1409 maddesi gereğince söz konusu savunmasını usulüne uygun deliller ile kanıtlayamadığı dikkate alındığında davalının davacının oluştuğu sabit olan zararına tazminle yükümlü olduğu sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, Mahkememizce de benimsenen 1.bilirkişi heyeti asıl raporu doğrultusunda davacının bedel artırım talebi gözetilerek davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Hükme esas alınan ve tazminat tutarının tespit edildiği 14.03.2019 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olmaması, eksik inceleme yapılarak karar verilmesi, ıslah ile arttırılan miktarın zamanaşımına uğraması nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, iş makinesi kırılması sigorta poliçesine istinaden rizikonun gerçekleşmesine rağmen ödenmediği ileri sürülen sigorta hasar tazminatı alacağının tahsili taleplidir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken 44,109,31 TL istinaf karar harcından, peşin alınan 11.027,35 TL harcın düşümü ile kalan 33.081,96 TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın taraflara resen tebliğine; tebliğ, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK 361 madde gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde, kararı veren bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine yahut temyiz edenin bulunduğu yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilebilecek bir dilekçe ile Yargıtay nezdinde TEMYİZ YOLU AÇIK olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Başkan Üye Üye Katip

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2022/1231, K. 2026/1604, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1231-e-2026-1604-k-1398f059970c