Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1339 E. 2026/1720 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1339
- Karar No
- 2026/1720
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1339 - 2026/1720 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2026/1339 KARAR NO : 2026/1720
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 02.04.2026 tarihli ara karar ESAS-KARAR NUMARASI : 2026/151E. DAVA : Genel Kurul Kararının İptali KARAR TARİHİ : 15/10/2026 YAZIM TARİHİ : 15/10/2026
İhtiyati tedbir talep eden/ davacılar vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacılar vekili özetle: Davacıların davalı kooperatifin üyesi olduğunu, davalının inşaatın 2024 yılı Kasım ayında bitireceğini taahhüt ettiğini, ancak inşaatın belirtilen sürede bitirilerek üyelere teslim edilmediğini, 2025 yılı Ekim ayı itibariyle blokların kademeli olarak iskan ruhsatı alınabildiğini, 17/01/2026 tarihli kooperatif genel kurul tutanağında da sabit olduğu üzere, davalı kooperatif yönetiminin gerekli denetim ve yönetim görevlerini yerine getirmediğini, eksik ve ayıplı işlerin ifasını talep etmediğini, kooperatif adına tesis etmesi gereken iş ve işlemleri tesis etmediğini, yüklenici firmanın eksiklikler olduğunu sosyal tesisin bitmediğinini, yangın güvenlik vb. hayati önem taşıyan eksiklikleri kabul ederek tamamlayacağı bir kısım sözlerin verildiğini, müvekkillerinin her gündem maddesine ayrı ayrı muhalefet ederek şerh yazılmasını talep etmiş olmalarına rağmen tüm muhalefet şerlerinin farklı yerlere farklı şekilde kaydedildiğini, divan başkanınca şerlerin müdahalesi ile sildirildiğini, bu hususun yeminli tanık ifadeleri ile ispat edilebileceğini, 17/01/2026 tarihli genel kurula çağrının usulüne uygun yapılmadığını, çoğu üyenin genel kuruldan haberdar dahi olmadığını, bu durumun toplantı ve karar nisabını doğrudan etkilediğini, şüpheli/muvazaalı üyelik devirleri ile kooperatifte azınlık haklarının bertaraf edilerek çoğunluk gücünün kötüye kullanımının gerçekleştiğinin açık olduğunu, yönetim kurulunun denetim kurulu ibrası, bilanço görüşmeleri ve tutanaktaki ibra kararlarının tümden hukuka aykırı olup iptali gerektiğini ileri sürerek; 17/01/2026 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların (yönetim / denetim seçimi, ibra, tasfiye vb.) uygulanmasının, telafisi güç zararların önlenmesi amacıyla teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Talep; genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin durdurulmasına ilişkindir. Dava dilekçesi ekinde; genel kurul toplantı tutanağının örneğinin ibraz edildiği anlaşılmıştır. TTK'nun 449. maddesinde; "(1) Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir." hükmü öngörülmüştür. TTK'nun 449. maddesindeki, "genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasına" ilişkin düzenleme özel geçici bir hukuki koruma mahiyetinde olup, bir başka anlatımla özel bir ihtiyati tedbir niteliğindedir. Bu durumda ihtiyatı tedbir talebinin, özel nitelikteki TTK'nin 449. maddesinde yer alan yasal düzenleme ışığında değerlendirilmesi gerekmektedir. Davalı kooperatifin yönetim kurulu üyeleri belirlenmiş, beyanlarının tespiti bakımından adlarına duruşma gününü bildirir davetiyeler tebliğ edilmiş, yönetim kurulu üyelerinin davet edildiği 02/04/2026 tarihli duruşmada alınan beyanlarında; Kooperatif tarafından üyelere konut tahsisi yapıldığını, ferdi mülkiyete büyük çoğunlukla geçildiğini, fiilen konutlarda yaşamın başladığını, tedbir talebinin reddini talep ettiğini, genel kurul kararlarının usul ve yasaya uygun olarak alındığını ifade etmişlerdir. Gölbası Sulh Hukuk Mahkemesinin 2026/3 D.is dosyasının dosya inceleme talebi gönderilmek suretiyle Uyap sistemi üzerinden yapılan incelemesinde; Eldeki dosyamız davacıları ... ve ... tarafından 13.01.2026 tarihinde Gölbaşı 2.SHM'ne yapılan müracaat ile dava dışı ... ....Ltd.Şti ile davalı Kooperatif arasında imzalanan Kat karşılığı İnşaat sözleşmesi uyarınca ... ....Ltd.Şti tarafından inşa edilen konutlardaki ve ortak alanlardaki eksik ve ayıplı imalatların yerinde tespitinin talep edildiği, mahkemece bilirkişi görevlendirmesinin yapıldığı, duruşma günü itibariyle bilirkişi raporunun henüz düzenlenmemiş olduğu anlaşılmıştır. Duruşma öncesinde davacılar vekilince, davanın esasına ve tedbir taleplerine ilişkin olarak beyan dilekçesi sunulduğu, davalı kooperatif yöneticilerine duruşma esnasında yöneltilmesini istedikleri soruları liste şeklinde belirttikleri anlaşılmış ise de; az yukarıda izah edildiği üzere Kooperatif yöneticilerinin beyanlarının yasal zorunluluk gereği alınmış olduğu, tanık sıfatı ile duruşmada yer almadıkları bu nedenle davacılar vekilince hazırlanan soruların tedbir duruşmasında yöneticilere yöneltilmesinin uygun bulunmadığı kanaatine varılmış, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davanın konusunun yargılamayı gerektirdiği, genel kurulda alınan tüm kararların yürürlüğünün durdurulması talebi bakımından yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşen somut olayda bulunmadığı gibi genel kurul kararlarının icrası halinde doğması muhtemel telafisi güç bir zarardan bahsetmenin de olanaklı bulunmadığı hal böyle olunca tüm genel kurul kararının yürütülmesinin geri bırakılmasını gerektirir bir halin dosya kapsamına göre mevcut bulunmadığı anlaşılmakla genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yaklaşık ispat koşulunun somut delillerle gerçekleştiği, mahkemece yapılan değerlendirmenin hatalı olduğu, mahkemece ihtiyati tedbir taleplerinin reddine gerekçe olarak yaklaşık ispat koşulunun bulunmadığını belirtmişse de, dosyaya celp edilen SGK ve Tapu Müdürlüğü kayıtları ile genel kurul iradesinin muvazaalı üyelik devirleriyle nasıl sakatlandığı şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlandığı, inşaat ve ferdileştirme işleri tamamlanmadan genel kurulda tüm yönleri ile açıkça hukuka aykırı biçimde alınan tasfiye kararı ve yönetim kuruluna verilen sınırsız yetkilerin gerek müvekkiller ve gerekse diğer kooperatif üyeleri bakımından telafisi imkansız zararlar doğuracağı, davalı kooperatifin müvekkili ... ve ...'a da konutlarını teslim ve tapuda tescil işlemlerini yani ferdileştirmeyi tamamlamadığı, inşaatta eksik ve ayıplı imalat iddialarından kaçmak maksadıyla başlatılan tasfiye sürecinin durdurulması ve kooperatif üyelerinin ve birlikte müvekkillerin haklarının korunması için dava konusu genel kurul kararının ihtiyati tedbir ile yürütmesinin durdurulması gerektiğini açıkça ortaya koyduğu, genel kurulda oylamaların usulüne uygun yapılmadığı, sadece ret oyları sayılarak kabul oylarının varsayımsal olarak tutanağa geçirildiği nedenleriyle, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararının kaldırılması istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK 355/1 madde gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; ihtiyati tedbir talep eden/ davacılar vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden HMK 353/1.b.1 madde gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) İhtiyati tedbir talep eden/ davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 madde gereğince esastan reddine, 2-) Alınması gereken harç peşin olarak alındığından ayrıca harç alınmasına yer olmadığına, 3-) İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1.f madde ve 391/3 madde gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 15/10/2026
Başkan Üye Üye Katip