Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1110 E. 2026/1686 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1110
Karar No
2026/1686
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/1110

KARAR NO:2026/1686

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:12/06/2026

NUMARASI:2026/2338 Esas - 2026/2305 Karar

TALEP:İhtiyati Tedbir (Finans)

İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/10/2026

İhtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara karara itirazın reddi kararının davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.

İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:İhtiyati tedbir talep eden vekili, taraflar arasındaki 20/09/2023 tarihli Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmesi uyarınca müvekkilinin Bonus özellikli kartlarının taksit ve puan özellikleriyle karşı tarafın kurucusu ve yöneticisi olduğu ... sistemi üzerinden kullanıldığını, müvekkilinin sözleşmenin 14.1. maddesine dayanarak 16/04/2026 tarihli ihbarla 9 aylık süre sonunda sona ermek üzere sözleşmeyi feshettiğini, Rekabet Kurulu'nun 12/12/2024 tarihli ve 24-53/1172-505 sayılı kararı ve buna uyum için imzalanan 14/10/2025 tarihli Ek Protokol uyarınca programdan ayrılan bankanın kartlarının en az 9 ay daha Bonus özelliklerinden yararlanması gerektiğini, buna rağmen karşı tarafın daha önce hiç ileri sürmediği Bonus logosu kullanılmaması iddiasıyla sözleşmenin 7.6. maddesinin ihlal edildiğini ileri sürerek 08/06/2026 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi haklı nedenle feshettiğini ve sistemi 13/06/2026 tarihinde kapatacağını bildirdiğini, bu tutumun eski yöneticilerin müvekkiline geçmesinden kaynaklanan husumete dayalı bir misilleme ve TTK'nın 54. maddesi kapsamında haksız rekabet olduğunu, sistemin kapatılması halinde kart hamillerinin, üye işyerlerinin ve müvekkilinin telafisi imkânsız zararlara uğrayacağını ileri sürerek TTK'nın 61/1. maddesi uyarınca 16/04/2026 tarihli ihbarı izleyen 9 aylık süre boyunca ...sisteminin müvekkiline açık tutulmasına, müvekkilinin Bonus özellikli yeni kart basma, satma, ilan, reklam ve iletişim hakkının devamına ve kartların tüm Bonus özellikleriyle kullanılmaya devam edilmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİRE İTİRAZ:İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, karşı tarafın sözleşme ile programa yalnızca platform üyesi olarak katıldığını ve sözleşmenin 7.6. maddesi gereğince kart tasarımında müvekkili ile mutabık kalmak zorunda olduğu halde onaysız ve Bonus logosuz kart ihraç ettiğini, 21/04/2026 tarihli ihtarname ile verilen 45 günlük sürede ihlal giderilmediği için sözleşmenin 14.2. maddesi uyarınca 08/06/2026 tarihinde haklı nedenle feshedildiğini, Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 11/03/2026 tarihli ve 2025/1614 Esas sayılı yürütmenin durdurulması kararı üzerine Rekabet Kurulu'nun 30/04/2026 tarihli ve 26-16/455-M sayılı kararıyla üye işyeri edinimine ilişkin iş birliğinin sona erdirilmesinin hukuki bir zorunluluk haline geldiğini ve tedbir kararının idari yargı kararının sonuçlarını ortadan kaldırdığını, Ek Protokol'deki 9 aylık sürenin üye işyeri yönetimine değil, mevcut kartların çevrilmesine ilişkin olduğunu ve bu sürenin zaten tanındığını, karşı tarafın başka bir bankayla benzer bir iş birliğine girdiğine dair duyumlar bulunduğunu, kart hamillerinin kartlarını kullanmaya devam edeceğini ve 25 milyon rakamının gerçeği yansıtmadığını, yaklaşık ispat ile gecikmesinde sakınca bulunan hal koşullarının oluşmadığını ve tedbirin esası çözer nitelikte olduğunu belirterek tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece, 12/06/2026 tarihli kararda, sunulan sözleşme, Rekabet Kurulu kararı, ihtarnameler ve yazışmalar karşısında yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, talep edilen hususların ayakta kalmaması halinde talep edenin, müşterilerinin ve üye işyerlerinin ciddi zarara uğrayabileceği gerekçesiyle, 10.000.000,00-TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu karşılığında, 16/04/2026 tarihli ihbarı izleyen 9 aylık süre boyunca ... sisteminin ... AŞ'ye kapatılmasının, Bonus özellikli yeni kart basma, satma, ilan, reklam ve iletişim hakkının sona erdirilmesinin ve kartların Bonus özellikleriyle kullanımına son verilmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine, kararın infazı için İstanbul İcra Dairesi'nin yetkilendirilmesine karar verilmiş; itiraz üzerine yapılan duruşmalı inceleme sonunda da taraflar arasındaki 14/10/2025 tarihli Ek Protokol'ün, ... sisteminin sözleşmenin sona erme anından itibaren 9 ay açık kalacağını öngören 3.9. fıkrası (kararda 3.10. madde olarak gösterilmiştir) ile 27/01/2026 tarihli Ek Protokol'ün 3. maddesi dikkate alındığında yaklaşık ispat koşullarının oluştuğu, ciddi zarar emarelerinin bulunduğu ve tedbir kararında sözleşmeye ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, 25/06/2026 tarihli ek kararla ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:İtiraz eden vekili istinaf dilekçesinde, Sözleşme'nin 14.1. maddesine göre gerekçesiz feshin 9 aylık, 14.2. maddesine göre haklı nedenle feshin ise 45 günlük bir sürenin sonunda hüküm doğurduğunu, müvekkilinin 06/03/2026, 26/03/2026 ve 10/04/2026 tarihli e-postalarına ve 21/04/2026 tarihli ihtarnamesine rağmen tedbir talep edenin Sözleşme'nin 7.6. maddesine aykırı olarak Bonus logosu taşımayan kartlar çıkarmayı sürdürdüğünü, bu nedenle Sözleşme'nin Beşiktaş ... Noterliği'nin 08/06/2026 tarihli ihtarnamesiyle haklı nedenle feshedildiğini, mahkemenin bu feshi hiç incelemeden 16/04/2026 tarihli ihbarı esas aldığını, 14/10/2025 ve 27/01/2026 tarihli Ek Protokollerdeki ...'in 9 ay açık kalmasına ilişkin hükmün Rekabet Kurulu'nun 12/12/2024 tarihli ve 24-53/1172-505 sayılı kararı uyarınca yalnızca mevcut kart hamillerinin kart çevirme süreciyle sınırlı olduğunu, bu kartların söz konusu süre boyunca zaten açık kalacağını, düzenlemenin üye işyeri edinimini, yeni kart basımını, reklamı ve marka kullanımını kapsamadığını, kapsamı geniş ve belirsiz olan tedbirin Sözleşme'de bulunmayan yükümlülükler yarattığını, 25 milyon kart hamili rakamının programdaki tüm bankalara ait olduğunu, zararın somut bir delille yaklaşık olarak ispat edilmediğini, ... takas sisteminin ve programa üye diğer bankaların alternatif olarak kullanılabileceğini, Sözleşme'nin 13.6. maddesi uyarınca tedbir talep edenin tazminat isteyemeyeceğini, Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 11/03/2026 tarihli ve 2025/1614 Esas sayılı yürütmeyi durdurma kararı üzerine Rekabet Kurulu'nun verdiği 30/04/2026 tarihli ve 26-16/455-M sayılı kararın gereği olarak üye işyeri iş birliğinin sona erdirildiğini, tedbirin bu kararların uygulanmasını engellediğini ve tedbir talep edene haksız bir rekabet avantajı sağladığını, ayrıca tedbir taleplerinin İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/554 Esas sayılı dosyasında açılan esas davadaki taleplerle aynı olduğunu, bu nedenle tedbirin HMK'nın 389., 390/3. ve 391. maddelerine aykırı olarak davanın esasını peşinen çözdüğünü, ölçülü olmadığını ve teminat yönünden de hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, istinaf başvurusunun kabulüne, 25/06/2026 tarihli itirazın reddi kararının ve ihtiyati tedbirin kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin tedbir talep edene yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE:Talep, taraflar arasındaki 20/09/2023 tarihli Bonus Kredi Kartı Program Paylaşım Sözleşmesi'nin sona ermesine bağlı süreçte ... sisteminin kapatılmasının ve Bonus özelliklerinin sona erdirilmesinin önlenmesi amacıyla TTK'nın 61. maddesi ile HMK'nın 389. ve devamı maddelerine göre verilen ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine ilişkindir.İlk derece mahkemesince, Sözleşme, Ek Protokoller, ihtarnameler ve yazışmalar karşısında yaklaşık ispat ve ciddi zarar koşullarının oluştuğu gerekçesiyle ihtiyati tedbir kararı verilmiş, itiraz üzerine yapılan duruşmalı inceleme sonunda da itirazın reddine karar verilmiştir.Uyuşmazlık; tedbir talep edenin haklılığının yaklaşık olarak ispat edilip edilmediği, gecikmede sakınca ve ciddi zarar tehlikesinin bulunup bulunmadığı, Rekabet Kurulu ve idari yargı kararlarının tedbire engel olup olmadığı, tedbirin kapsamının ölçülü olup olmadığı, davanın esasını peşinen çözüp çözmediği ve teminatın yeterli olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.HMK'nın 389. maddesi uyarınca, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK'nın 390/3. maddesi uyarınca tedbir talep eden taraf, dayandığı tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. İhtiyati tedbir aşamasında tam ispat aranmaz. Yaklaşık ispatta mahkeme, iddianın doğruluğu yönünde ağırlıklı bir ihtimal bulunup bulunmadığını değerlendirir ve uyuşmazlığın esası hakkında kesin bir sonuca varmaz.Yaklaşık ispat yönünden; tedbir talep eden, Sözleşme'yi Beyoğlu ... Noterliği'nin 16/04/2026 tarihli ihtarnamesiyle, Sözleşme'nin 14.1. maddesine dayanarak 9 ay sonra hüküm doğuracak şekilde feshettiğini bildirmiştir. Bu madde uyarınca ihbar süresi boyunca Sözleşme ayakta kalmakta ve taraflar Sözleşme'den doğan edimlerini ifa etmekle yükümlü bulunmaktadır. Tedbirin Bonus özellikli yeni kart basma, satma, ilan, reklam ve iletişim hakkına ilişkin bölümü bu ihbar süresine dayanmaktadır. Bunun yanında, 14/10/2025 tarihli Ek Protokol'ün 3.9. fıkrasıyla Sözleşme'nin 14.4/iii maddesi değiştirilmiş ve ... sisteminin Sözleşme'nin sona erme anından itibaren 9 ay süreyle açık kalacağı kararlaştırılmıştır. Bu düzenlemenin lafzında fesih türüne ya da kart hamilleri ile üye işyerleri arasındaki farka ilişkin bir sınırlama bulunmamaktadır. Buna göre, istinaf edenin 08/06/2026 tarihli haklı fesih bildiriminin geçerli olduğu varsayılsa bile,... sisteminin 13/06/2026 tarihinde kapatılmasının Ek Protokol'ün lafzıyla bağdaşmadığı ağırlıklı ihtimal olarak ortaya çıkmaktadır. İstinaf eden de ...'in kart hamilleri yönünden açık tutulması gerektiğini kabul etmektedir.İstinaf eden, Sözleşme'yi 14.2. maddeye dayanarak 08/06/2026 tarihinde haklı nedenle feshettiğini ve geçiş hükmünün yalnızca mevcut kart hamillerinin kart çevirme sürecini kapsadığını ileri sürmüştür. Bu feshin geçerli ve haklı olup olmadığı, logosuz kart basımının Sözleşme'nin 7.6. maddesine aykırılık oluşturup oluşturmadığı, bu feshin tedbir talep edenin daha önce yaptığı fesih ihbarının sonuçlarını ortadan kaldırıp kaldırmadığı ve Ek Protokol hükmünün Rekabet Kurulu'nun 12/12/2024 tarihli kararı ışığında hangi kapsamda yorumlanacağı, ancak esas davada delillerin toplanması ve gerektiğinde bilirkişi incelemesiyle çözümlenebilecek konulardır. Bu konularda ihtiyati tedbir aşamasında kesin bir sonuca varılamaz. Ancak dosya kapsamına göre istinaf eden, logosuz kartlardan 06/03/2026 tarihli e-postası itibarıyla haberdardır; buna rağmen ihlalin giderilmesine ilişkin ihtarnameyi tedbir talep edenin 16/04/2026 tarihli fesih ihbarından sonra, 21/04/2026 tarihinde göndermiştir. Bu durum ve Ek Protokol'ün lafzı birlikte değerlendirildiğinde, tedbir talep edenin haklılığı yaklaşık olarak ispat edilmiştir.Rekabet Kurulu ve idari yargı kararları yönünden; istinaf edenin itiraz dilekçesindeki anlatımına göre, Rekabet Kurulu'nun 30/04/2026 tarihli ve 26-16/455-M sayılı kararı, Ankara 10. İdare Mahkemesi'nin 11/03/2026 tarihli ve 2025/1614 Esas sayılı yürütmeyi durdurma kararının gereğinin yerine getirilmesi amacıyla verilmiştir. Bu karar, Bonus Kredi Kartı Program Paylaşımı Sözleşmelerinde yer alan ve bankaların birbirlerinin Bonus Programı kapsamındaki üye işyerlerine hizmet sunmasını yasaklayan, Bonus kartlarla yapılan harcamaların ilgili bankanın POS'undan işleme alınmasını zorunlu tutan hükümlerin bireysel muafiyet koşullarını taşımadığını belirlemiş; bu hükümlerin 30 gün içinde sözleşmelerden çıkarılmasını ya da aynı süre içinde bankalar arasındaki iş birliğinin sonlandırılmasını öngörmüştür. Seçimlik nitelikteki ve üye işyeri edinimine ilişkin hükümleri konu alan bu kararın, istinaf edene ... sistemini derhal kapatma ya da Ek Protokol'deki geçiş süresini ortadan kaldırma yükümlülüğü getirdiği bu aşamada yaklaşık ispat ölçüsünde ortaya konulamamıştır. Nitekim istinaf edenin Sözleşme'yi sona erdirdiği 08/06/2026 tarihli ihtarnamesi Rekabet Kurulu kararına değil, Sözleşme'nin 7.6. maddesinin ihlali iddiasına dayanmaktadır. Bu kararların Sözleşme'nin sona erme rejimine etkisi esas davada değerlendirilecektir. Bu nedenle tedbirin idari yargı kararının sonuçlarını ortadan kaldırdığı ve tedbir talep edene haksız rekabet avantajı sağladığı yönündeki istinaf sebepleri yerinde değildir.Tedbir sebebi ve zarar yönünden; istinaf eden, ... sistemini 13/06/2026 tarihinde kapatacağını bildirmiştir. Tedbir verilmemesi halinde mevcut durum değişecek ve tedbir talep edenin esas davada haklı çıkması durumunda hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacaktır. Ayrıca kart hamilleri ve üye işyerleri yönünden ciddi bir zarar tehlikesi bulunmaktadır. Kart hamili sayısının programdaki tüm bankalara ait olduğu kabul edilse bile, tedbir talep edenin kart hamillerinin ve üye işyerlerinin sistemden çıkarılmasının ciddi bir zarar tehlikesi doğuracağı açıktır. İhtiyati tedbir için zararın kesin miktarının ispatı aranmaz. BKM takas sistemi ve programa üye diğer bankaların POS'ları gibi alternatiflerin bu zararı ortadan kaldırıp kaldırmadığı ise esasa ilişkin delil değerlendirmesi gerektirir. Bu nedenle bu alternatiflerin bulunması tedbirin kaldırılmasını haklı kılmaz. Sözleşme'nin 13.6. maddesinin tazminat sorumluluğuna ilişkin olması, mevcut durumun korunmasına yönelik ihtiyati tedbire engel değildir; tedbir bir tazminat talebi değildir.Tedbirin kapsamı, ölçülülüğü ve geçici niteliği yönünden; tedbir, Sözleşme'nin 14.1. maddesi uyarınca ihbar süresi boyunca zaten ifası gereken edimlerle ve tedbir talep edenin kendi fesih ihbarını izleyen 9 aylık süreyle, yani 16/01/2027 tarihine kadar sınırlıdır. Bu yönüyle tedbir, Sözleşme'de bulunmayan yeni bir yükümlülük yaratmamakta, mevcut durumu koruyan geçici ve ölçülü bir koruma sağlamaktadır. Verilen tedbir, Sözleşme'nin feshine ilişkin uyuşmazlığı kesin olarak çözmemektedir. İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/554 Esas sayılı dosyasında esas dava açılmış olması da tedbirin geçici niteliğini değiştirmez. Bu nedenle tedbirin davanın esasını peşinen çözdüğü ve ölçüsüz olduğu yönündeki istinaf sebepleri yerinde değildir.Teminat yönünden: HMK'nın 392. maddesi uyarınca teminat, tedbirin haksız çıkması halinde karşı tarafın uğrayabileceği zararı güvence altına almak için alınır. Teminatın miktarı belirlenirken tedbirin kapsamı, süresi ve karşı tarafın muhtemel zararı dikkate alınır. Somut olayda 10.000.000,00-TL nakdi teminat veya aynı miktarda kesin ve süresiz banka teminat mektubu takdir edilmiştir. İstinaf eden, tedbirin 9 ay ile sınırlı olduğu ve kart hamilleri yönünden ...'i zaten açık tutmayı kabul ettiği gözetildiğinde, bu miktarın muhtemel zararını karşılamayacağını somut olarak ortaya koymamıştır. Bu nedenle teminata ilişkin istinaf sebebi de yerinde değildir.Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbire itirazın reddine dair verilen kararda usul ve esas yönünden bir isabetsizlik bulunmadığı ve kamu düzenine aykırılık da tespit edilmediğinden, ihtiyati tedbire itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:İhtiyati tedbire itiraz eden ... Bankası AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan 460-TL istinaf yargı giderinin ihtiyati tedbire itiraz edenden alınarak ihtiyati tedbir talep edene verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.13/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1110, K. 2026/1686, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1110-e-2026-1686-k-0de2df1c0b3a