Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1516 E. 2026/1399 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1516
- Karar No
- 2026/1399
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1516 Esas 2026/1399 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1516 KARAR NO : 2026/1399
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 16/07/2026 NUMARASI : 2026/491 Esas (Ara Karar) TALEP : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 12/06/2026 KARAR TARİHİ : 16/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/10/2026
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali istemli davada ihtiyati tedbir konulması taleplerinin reddine dair verilen ara karara karşı ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; 16/03/2026 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, özellikle toplantıya çağrı olmak üzere emredici kurallara uyulmadığını ileri sürerek, alınan kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; taraf vekillerinin beyanları, dinlenen yönetici açıklamaları, genel kurul tutanağı içeriği, alınan kararların niteliği ve tüm dosya kapsamından, genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulması yönünde mahkememizi ikna edici yeterli kanıt sunulmadığı, bu aşamada tedbir kararı verilmesi koşullarının bulunmadığı sonucuna varılmış ve ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın gerekçeden yoksun olduğunu, dilekçenin ana iddiası olan çağrı usulsüzlüğü hiç diğerlendirilmediği, bekletici mesele taleplerinin karşılanmadığını, telafisi güç zarar somut olup halen sürmekte olduğunu, TTK m 449 kapsamında dinlenen yöneticilerin beyanlarının tarafsız bir değerlendirme unsuru olmadığını bildirerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep; HMK'nun 389 vd. gereğince ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nun 389/1. maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nun 390/2. maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nun 390/3. maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. 6102 sayılı TTK'nun Kararın Yürütülmesinin Geri Bırakılması başlıklı 449. maddesinde; genel kurul kararları aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği, bu hükme göre yapılacak değerlendirmede HMK'nun 389/1. maddesindeki; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği kıstası göze alınacaktır. Öte yandan kanun koyucu TTK'nun 449. maddesi ile şirketler hukukunda genel kurul kararlarına karşı ayrı bir prosedür öngörmekle tedbir koşullarının oluşup oluşmadığı değerlendirilirken şirketler hukukunun kendisine özgü yapısının gözetilmesi gerektiğine işaret etmektedir. Davalı şirketin 16/03/2026 tarihli genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi sureti dosya içeresinde yer almaktadır. İhtiyati tedbir talep eden davacı yan davalı şirketin 16/03/2026 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların iptali talebiyle açtığı işbu davada anılan genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep etmiştir. Mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davacı yanın ihtiyati tedbir talebinin reddine hükmedilmiştir. Somut olay incelendiğinde, ilk derece mahkemesince genel kurul kararlarının ifasının durdurulması gerekip gerekmediği hususunda yönetim kurulu üyelerinin görüşü alınması için şirket yönetim kurulu üyelerine tebligat yapılmış olup, yönetim kurulu üyeleri 16/07/2026 tarihli duruşmada dinlenilerek TTK'nun 449. maddesinin gereği yerine getirilmiştir. Dava konusu davalı şirketin 16/03/2026 tarihli genel kurul toplantısına davalı şirketin davacı dahil tüm ortaklarının katıldığı, gündemin 1. maddesi ile tutanak yazmanının seçildiği, 2. maddesi ile toplantı başkanlığına toplantı tutanağını imzalama yetkisi verildiği, 3. maddesi ile şirketin geçmiş yıl kâr dağıtımı kararı 2003 yılı kârından ayrılması zorunlu yedekler ayrıldıktan sonra brüt 238.043,44 TL ve 2024 yılı kârından ayrılması zorunlu yedekler ayrıldıktan sonra brüt 20.553.800,64 TL olmak üzere toplam brüt 20.791.844,07 TL kâr payı dağıtılmasına vergi ve yasal kesintiler yapıldıktan sonra sermaye payları oranında ortaklara ödenmesine oy çokluğu ile karar verildiği, 4. maddesi ile dilek ve temennilere yer verildiği görülmüştür. Dosya içerisinde yer alan genel kurul toplantı tutanağı, hazirun cetveli, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi suretleri karşısında işbu davadaki haklılık durumunun yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği anlaşıldığından mahkemece yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesi ara kararında usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 16/10/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -