Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1635 E. 2026/1381 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1635
- Karar No
- 2026/1381
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/1635 Esas 2026/1381 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/1635 KARAR NO : 2026/1381
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 10.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 12/11/2025 NUMARASI : 2024/632 Esas 2025/733 Karar DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 13/09/2024 KARAR TARİHİ : 16/10/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/10/2026
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'un müvekkili şirketin genel müdürlüğü görevini üstlendiğini, diğer davalı ...'ın ise satınalma yöneticisi olarak görev yaptığını, anılan davalıların yöneticilik yaptığı dönemde diğer davalı şirketle müvekkili şirketin ticari ilişki kurması aşamasında birlikte hareket ederek, hiçbir iş ve işlem yapılmadan ve sözleşme dahi imzalanmadan haksız yere davalı şirkete 682.040,00 TL ödenmesine neden olduklarını, müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını, suç duyurusunda bulunduklarını ileri sürerek, 682.040,00 TL'nin ödeme yapılan tarihten itibaren işleyecek en yüksek avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... vekili, müvekkilinin insan kaynakları ve idare işler müdürü olduğunu, satın alma ve ödeme yapma yetkisi verilmediğini, 01/10/2021 tarihinde atamasının yapıldığını, şirketin genel müdürü ve genel müdür yardımcısının sorumluluğunun bulunduğunu, müvekkilinin hiç bir kusur ve sorumluluğunun olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... A.Ş vekili, açılan davanın tüm talepler yönünden reddinin gerektiğini, müvekkilinin hizmet verdiğini açıklayarak, davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili, davacının davasının haksız ve hukuka aykırı olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı ... hakkındaki davanın hizmet sözleşmesinden kaynaklandığı, özel nitelikteki iş mahkemesinde görülmesinin gerektiği, diğer davalılar ile arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, tüm davalılar bakımından mahkememizin görevli olmadığı, iş mahkemesinin görevli bulunduğu dikkate alınıp, HMK'nın 1, 114-c, 115, TTK'nın 4. ve 5. maddeleri ile 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca görevsizliği nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, somut olayda ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; davacı anonim şirketin yöneticileri ve akidi olduğu ileri sürülen şirketin neden olduğu ileri sürülen zararın tazmini istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı ...'un davacı şirkette 01/03/2021 tarihinden itibaren vekaleten, 28/07/2021 tarihinden itibaren asaleten genel müdür olarak çalıştığı, şirketin 25/09/2019 tarihli yönetim iç yönergesi kapsamında müdür sıfatıyla tek başına 300.000,00 TL'ye kadar davacı şirketi temsil ve ilzam ettiği, davalı ...'ın davacı şirketle yaptığı belirsiz süreli iş sözleşmesi ile 01/04/2014 tarihinde insan kaynakları uzmanı olarak istihdam edildiği, sonrasında 01/04/2021 tarihinde insan kaynakları ve satın alma yöneticisi olarak atandığı, hizmet sözleşmesinin İş Kanunu 25/2. maddesi uyarınca sona erdirildiği dosya içeriğiyle sabittir. Davacı tarafından davalılar ... ve ... hakkında işbu dava konusu işlemler nedeniyle yapılan şikayet üzerine Ankara 31. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2024/873 esas sayılı dosyasında hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan ceza davası açıldığı ve yargılamanın devam ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda, davacının anonim şirket olduğu, davalı ...'un davalı şirkette genel müdür olarak görev yaptığı, işbu davanın davalının zararlandırıcı eylemleriyle şirketi zarara uğrattığı iddiasıyla TTK'nun 553 vd. maddeleri uyarınca açılan dava niteliğinde olduğu, davalı ...'ın davacı şirkette belirsiz süreli iş sözleşmesi ile işçi sıfatı ile çalıştığı, başlangıçta, insan kaynakları uzmanı olarak istihdam edildiği, daha sonra insan kaynakları ve satın alma yöneticisi olarak atanmasına karar verilmiş ise de, dosya kapsamı itibariyle icracı müdür olmadığı, üçüncü kişiler nezdinde şirketi temsilen işlem yapma yetkisinin olduğu hususunun belgelendirilmediği, aksine satın alım işlemlerine ilişkin yönetici onayının davacının satın alma prosedürüne bağlı olduğu, "..." başlıklı 5.madde ile "Satın Alma Süreci" başlıklı 6. maddeye göre satın alma onayının genel müdürce verildiği, onaylanan satın almanın süreci yönetiminin mali işler ve insan kaynakları müdürünce yürütüldüğü, yönetici müdür niteliğinde sayılamayacağı, işe iade davasının derdest olduğu, anılan davalının işçi vasfında bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı ... davacı şirket müdürü aleyhine TTK'nun 553. maddesi uyarınca açılan sorumluluk davasında asliye ticaret mahkemesi görevli ise de, somut uyuşmazlıkta davacı şirket tarafından hizmet akdi ile çalışan davalı ...'a karşı da diğer davalılarla birlikte, ihtiyari dava arkadaşları aleyhine birlikte dava açılmıştır. Davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığının bulunduğu durumlarda bunlar hakkında birlikte açılan davaların, birbirlerinden bağımsız olduğundan görevli mahkemenin her bir dava bakımından ayrı ayrı belirlenmesi gerekmekte ise de, ihtiyari dava arkadaşı durumundaki davalılardan biri hakkındaki dava özel bir mahkemenin görevine giriyorsa, davaların aynı dava dilekçesi ile özel mahkemede açılması gerekir (Hukuk Genel Kurulu'nun 05/05/2004 gün ve 2004/9-261 Esas, 2004/254 sayılı kararı). Bu durumda, mahkemece davalılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunduğu, davalı ... aleyhine açılan davada, anılan davalı işçi sıfatına sahip bulunduğundan özel mahkeme niteliğindeki iş mahkemesinin görevli olduğu, tüm davalılar hakkındaki davanın özel mahkeme niteliğindeki iş mahkemesinde görülmesi gerektiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacıdan alınması gerekli olan 732,00 TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davalılar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353(1)-a.3 maddesi uyarınca uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/10/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -