Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1348 E. 2026/1309 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1348
- Karar No
- 2026/1309
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2026/1348 (ESASTAN RET) KARAR NO : 2026/1309
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
B İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/12/2021 ESAS-KARAR NO : 2021/125 E - 2021/832 K
KARAR TARİHİ : 12/10/2026 YAZILDIĞI TARİH : 26/10/2026
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı şirket arasında inşaat malzemelerinin alım satımı konusunda ticari bir ilişki bulunduğunu, bu kapsamda davalı şirkete inşaat malzemelerinin teslim edildiğini ve fatura kesildiğini, ancak söz konusu fatura bedellerinin ödenmediğini, borcun yatırılması amacıyla karşı tarafa gönderilen ihtarnameye karşın da ödeme işleminin gerçekleştirilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin 06/04/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; eldeki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilin şirket merkezi adresinin Turhal'da bulunduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Turhal Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, diğer yandan alacağın zamanaşımına uğradığını, müvekkil şirket ile davacı şirket arasında gerçekleştirilen ticari ilişki kapsamında kesilen fatura bedellerinin ödenmesi amacıyla karşı tarafa senetler verildiğini, ilerleyen süreçte bedellerin ödendiğini ve senet asıllarının alındığını, bunun yanı sıra 31/12/2019 tarihinde davacı şirket ile fatura bedellerinin ödendiğine dair mutabakat imzalandığını, müvekkil şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine ve davacı aleyhine kötüniyet tazminatına karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafın ödeme ibrasına ilişkin olarak sunduğu fotokopi faturalar üzerinde yer alan "tahsilat yapıldığı"na ilişkin yazı ve imza ile, faturaların ödenmesine dair davalı tarafından davacıya keşide edildiği belirtilen senet örnekleri ve "faturaya yönelik alındığı, bu kapsamda tahsilat yapıldığı"na ilişkin açıklamalardaki şirket kaşesi üzerinde imzası bulunan, ayrıca "borcun olmadığı"na dair imzalanan 31/12/2019 tarihli mutabakat mektubunda isim ve imzası bulunan Büşra Cücemen'in, davacı şirketin muhasebe elemanı olduğu, ancak şirket adına senet almaya, tahsilat yapmaya ve mutabakat mektubu imzalamaya yetkisi olmadığı, dolayısıyla davalı şirketin borcun ödendiğine yönelik iddiasını yazılı bir belge ile ispat edemediği, diğer yandan davadan önce davalının usulüne uygun şekilde temerrüde düşürüldüğüne dair ihtarname vs. sunulmadığı, bu hali ile faiz başlangıcının dava tarihi esas alınarak uygulanması gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; eldeki davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, davalının şirket merkezi adresinin Turhal'da bulunduğunu, bu nedenle yetkili mahkemenin Turhal Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, diğer yandan alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı şirket tarafından gönderildiği bildirilen ihtarnamede ibra edenin adresinin yazılı olduğunu, söz konusu şirketin 2020 yılının Haziran ayında bu adrese taşındığını, bahsi geçen adresin ... ... adresi olduğunu, alınan ürünlerin bedellerinin dört (4) taksit halinde davacı şirkete ödendiğini, faturaları kesen, senetleri teslim alan, ödendiğine dair yazı veren ve mutabakat mektubunda imzası bulunan kişinin davacı şirket çalışanı ... ... olduğunu, müvekkil şirketin faturada yazılı bedelleri ödemesine karşın asılsız iddialar ile mağdur edilmeye çalışıldığını belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, davacının, taraflar arasındaki ticari alım satım ilişkisi kapsamında düzenlenen faturalar nedeniyle alacaklı olup olmadığı, davacı şirket çalışanı ... ... tarafından "alacak verecek kalmamıştır" şerhi ile imzalanan 31/12/2019 tarihli mutabakat mektubunun borcu sona erdiren bir belge niteliğinde bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, inşaat malzemelerinin satışı nedeniyle düzenlenen faturalardan kaynaklı alacak talebine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ayrıntılı ve denetime elverişli bilirkişi raporu içeriğine, bunun yanı sıra davacı şirket çalışanı ... ... davacının muhasebe elemanı olmasına, dolayısıyla şirket adına senet alma, tahsilat yapma ve mutabakat mektubu imzalama yetkisi bulunmadığının tespit edilmesine, bu hali ile ismi geçen tarafından "0 TL Borç Bakiyesi ile Mutabık olduğumuzu bildiririz. Alacak verecek kalmamıştır." şerhi ile imzalanan 31/12/2019 tarihli mutabakat mektubunun, davalı şirket lehine borcu sona erdiren bir belge niteliğinde kabul edilmesinin mümkün olmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından (karar ve ilam harcı 683,10 TL olarak hesaplanmış ise de, tespit edilen harcın maktu harcın altında kalamayacağı göz önüne alınarak), peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-HMK'nın 333. maddesi gereğince gider avansından kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 12/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."