Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1369 E. 2026/1623 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1369
- Karar No
- 2026/1623
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1369 - 2026/1623 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2026/1369 KARAR NO : 2026/1623
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 21/09/2021 ESAS KARAR NUMARASI : 2021/278 E., 2021/501 K. DAVA : Sıra Cetveline İtiraz KARAR TARİHİ : 01/10/2026 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
Davalı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. madde uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/237 Esas, 2015/232 sayılı Kararı ile davalının 27/12/2018 tarihinde iflasına karar verildiğini, müflise ait B1-86 ve B1-87 numaralı bağımsız bölümlerin muaccel aidat, ek aidat, yatırım ödemesi ve ortak gider borcu olmak üzere toplam 18.430 TL borçlu olduğunu, iflâs idaresinin yargılamayı gerektirdiğinden bahisle masaya kayıt taleplerinin reddine karar verdiğini iddia ederek bu sebeple borçlu müflis tarafından yapılan itiraz sonucu kaydının yapılamadığı belirtilerek izah edilen nedenlerle davanın kabulü ile alacağın masaya kaydına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Sıra cetveline karşı itiraz yoluna başvuran davacının iflâs masasına başvurusunun 18.02.2021 tarihli olduğunu, davacı alacağın masaya kaydını talep etmişse de sunduğu belgelerden alacağın varlığına tam olarak kanaat getirilemediğini, alacak miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Tarafların bildirmiş olduğu deliller toplandıktan sonra dosyanın mali müşavir bilirkişiye tevdi edildiği, söz konusu bilirkişiden alınan 03/09/2021 tarihli raporda, B1-86 nolu bağımsız bölümden kaynaklanan 12.930,00-TL B1-87 nolu bağımsız bölümden kaynaklanan 5.500,00-TL olmak üzere toplam 18.430,00-TL'nin ödenmiş olduğuna ilişkin defterlerde kayıt görülememiş olduğu hususunda rapor edildiği, söz konusu raporun usul ve yasaya uygun olarak hazırlanması denetime elverişli olması nedeni ile kabul görmüş olup tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde davacının davasının bilirkişi raporu doğrultusunda 18.430,00-TL'nin 3.sırada iflas masasına kaydı yönünde davanın kabulüne..." karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Cevap dilekçesi tekrar edilerek, söz konusu davanın açılmasına iflas masasının sebebiyet vermediği, eksik başvuru nedeniyle alacakların varlığına kanaat getirilemediği nedeniyle talebin reddine karar verildiği, iflâs idaresinin vermiş olduğu kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davanın ihbar edildiği kiracılara karşı icra takibi yapılmadan alacakların talep edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, sıra cetveli itiraz davası açılmasında önce arabuluculuğa başvurulması gerektiği, sıra cetveli itiraz davalarının on beş günlük hak düşürücü süreye tabi olduğu nedenleriyle mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Davacı tarafça müflise ait bağımsız bölümlere ilişkin aidat vs alacakların iflâs masasına kaydedilmesi talep edilmiştir. İcra ve İflâs Kanunu (İİK) 184.madde gereğince iflâs açıldığı anda müflise ait haczi kabil bütün mallar nerede bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve masaya giren mal, alacak ve haklar "alacakların" ödenmesine tahsis olunur. Maddede belirtilen "alacaklar" iflâs alacağını ifade eder. İflâs alacağı, iflas açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar, diğer bir ifadeyle müflisin iflâsın açıldığı andaki borçlarıdır. İflâs alacakları iflâs masasından istenebilir. Buna karşılık, müflisin iflas açılmasından sonra doğan borçları, iflâs alacağı olmayıp, masa borcudur (masa alacağı). Masa borcu kanunda tanımlanmamıştır. İflâsın açılmasından sonra ve tasfiye aşamasında bizzat masa tarafından akdedilen veya devem edilen borçlar ile bizzat masanın sorumlu olduğu borçlar masa borcudur. İflasın açılmasından sonra gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan, iflâs idaresinin müflisin sanat veya ticaretinin devamı çerçevesinde akdettiği işlem veya fiillerden doğan borçlar, müflise ait kat mülkiyetine tabi bir bağımsız bölümün iflâsın açılmasından sonraki döneme ilişkin aidat vb borçları masa borcudur (Öztek, S., İflas Hukukunda Sıra Cetveli Prosedürü ve Sıra Cetveline Karşı Müracaat Yolları, s.12 vd). İflâs alacakları sıra cetveline kaydedilir. Bu nedenle iflâs alacaklarına ilişkin iflâs idaresi kararlarına karşı İİK 235.madde gereğince asliye ticaret mahkemesinde ve icra mahkemesinde itiraz edilebilir. Masa borçları ise sıra cetveline kaydedilmeksizin, masa mevcudunun satışından elde edilen paradan öncelikle ve tam olarak ödenir. Masa borçlarına ilişkin davalar genel hükümlere göre görülür. Görevli mahkeme de genel hükümlere göre belirlenir. Somut olayda müflis ... ...Şirketinin iflâsının 27.12.2018 tarihi itibariyle açıldığı, davacı site dahilinde bulunan müflis adına kayıtlı bağımsız bölümlerin Ekim 2019 vd aylara ilişkin aidat borçları vs. talep edildiğinden dava konusu alacak iflâs alacağı olmayıp masa borcudur. Kat Mülkiyeti Kanunu Ek 1.madde gereğince bu Kanundan doğan uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek mahkemesince göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmek gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı bulunduğundan istinaf nedenleri incelenmeksizin davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle, HMK 353/1.a.3 madde gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan neden ve gerekçeyle; 1-) Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.a.3 madde gereğince kabulüne, Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/278 E., 2021/501 K. sayılı 21.09.2021 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 3-) İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK 359/4 madde gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile 302/5 madde gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK 353/1.a. madde gereğince KESİN olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 01.10.2026
Başkan Üye Üye Katip