Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/911 E. 2026/1670 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/911
Karar No
2026/1670
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/911

KARAR NO:2026/1670

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:07/05/2026

NUMARASI:2026/240 Esas - 2026/431 Karar

DAVA:Kıymetli Evrak İptali (Zayi Nedeniyle)

DAVA TARİHİ:03/03/2026

İSTİNAF KARAR TARİHİ:12/10/2026

Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali davasının reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:

DAVA:Davacı vekili, ... A.Ş.'nin 1. tertip nama yazılı pay senetlerinin tamamının ciro edilerek müvekkiline teslim edildiğini, bu senetlerden 1.000.000-'er TL itibari değerli 10, 11, 12, 13 ve 18 numaralı, 500.000'er TL itibari değerli 20 ila 30 numaralı ve 100.000,00'er TL itibari değerli 31 ila 55 numaralı senetlerin bütün aramalara rağmen bulunamadığını, bu senetlerin şirket sermayesinin %21'ini temsil ettiğini ileri sürerek senetlerin zayi nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.Dilekçede ciro ve teslim tarihi bir yerde 26/09/2025, başka bir yerde 27/10/2025 olarak gösterilmiş, 10, 11, 12, 13 ve 18 numaralı senetlerin fotokopilerinin şirket evrakları arasında bulunduğu belirtilerek bu senetlerin görüntüleri sunulmuştur.Davacı vekili, mahkemenin 23/03/2026 tarihli ara kararıyla verilen kesin süre içinde sunduğu 31/03/2026 tarihli dilekçesinde, senet görüntülerini ve ticaret sicili kayıtlarını yeniden sunmuş, görüntülerden 1. tertip senetlerin tamamının müvekkiline ciro edildiğinin anlaşılacağını belirtmiştir.

CEVAP:... ve ...AŞ 22/04/2026 tarihli dilekçeleriyle, dava konusu senetlerin mülkiyetinin ...'a ait olduğunu, davanın hukuka aykırı açıldığını belirterek fer'i müdahil olarak davaya katılmak istemişlerdir.Şirket vekili, mahkemenin müzekkeresine cevap olarak verdiği 04/05/2026 tarihli dilekçesinde özetle, şirket sermayesini temsil eden payların tamamının pay defterinde ... adına kayıtlı olduğunu, senetlerin davacıya devrine ilişkin bir yönetim kurulu kararı, pay defteri kaydı ve bedel ödemesi bulunmadığını, senetlerin şirket merkezine yapılan baskınlar sonucunda rıza dışı ele geçirildiğini, 10, 11, 12, 13 ve 18 numaralı senetlerdeki imzaların Bakırköy 5. ATMnin 2026/7 Esas sayılı dosyasına konu senetlerdeki imzaların dijital ortamda nakledilmesiyle oluşturulduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

... vekili, nihai karardan sonra mahkemeye ulaşan 11/05/2026 tarihli dilekçesinde, bu senetlerin ...'ın makam odasındaki kilitli çekmecede imzasız olarak bulunduğunu, 17/10/2025 tarihinde yapılan silahlı baskında alındığını, 30/04/2026 tarihli uzman mütalaasına göre 10, 11, 12, 13 ve 18 numaralı senetlerdeki imzaların ilişkili dosyaya konu senetlerdeki imzalardan nakledildiğini ileri sürmüştür.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkeme,"Davacı tarafça hamili bulunduğu nama yazılı hisse senetlerinin zayi olduğundan bahisle iptali talep edilmiş ise de, Bakırköy 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/7 esas sayılı dosyasında dava konusu hisse senetlerinin devir alındığından bahisle pay defterine kayıt talepli dava açıldığı, yargılamanın devam ettiği, bu durumda davacının işbu dava tarihinde hak sahibi olduğu hususunun ihtilaflı olduğu ve yapılacak yargılama ile tespit edileceği, dava şartlarının oluşmadığı" gerekçesiyle, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili , Bakırköy 5. ATMnin 2026/7 Esas sayılı davasının konusunun 01 ila 09, 14 ila 17 ve 19 numaralı pay senetlerinin pay defterine kaydı olduğunu, iki davanın birbirinden farklı senetlere ilişkin olduğunu , mahkemenin anılan dosyayı getirttiği halde okumadığını, okunmuş olsaydı en fazla birleştirme ya da bekletici sorun yapılmasının tartışılabileceğini, bu dosyanın davanın reddini gerektirmediğini, iptal isteme hakkının ciro ve fiili zilyetlikle senetleri edinen müvekkiline ait olduğunu, kararın görünüşte gerekçe taşıdığını ve kararın dosyan okunmadan verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, nama yazılı pay senetlerinin zayi nedeniyle iptali istemine ilişkindir.

Davanın konusu 10 ila 13, 18 ve 20 ila 55 numaralı toplam 41 pay senedidir. Bakırköy 5. ATMnin 2026/7 Esas sayılı dosyasında görülen pay defterine kayıt davasının konusu ise 01 ila 09, 14 ila 17 ve 19 numaralı pay senetleridir. İki dava arasında ortak senet bulunmadığı anlaşılmaktadır. Pay defterinde payların ... adına kayıtlı olduğu da anlaşılmaktadır. Buna karşılık, dava konusu senetlerin davacıya ciro ve teslim edilip edilmediği, bu teslimin hangi tarihte ve kime yapıldığı, senetlerin zıyaa uğrayıp uğramadığı ya da bilinen bir kişinin elinde bulunup bulunmadığı ve tamamlanmış ilanların akıbeti dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali HMK m.382/2-e-6 uyarınca çekişmesiz yargı işidir. Verilen karar HMK m.388 uyarınca maddi anlamda kesin hüküm oluşturmaz. Senet üzerinde hak iddia eden üçüncü kişinin hakkı, TTKnın657/1 maddesi yollamasıyla uygulanan TTK nın665' maddesinde öngörülen iade davası ile hasımlı davalarda korunur. Bu nedenle hasımsız açılan pay senedi iptali davasına üçüncü kişilerin asli ya da fer'i müdahil olarak katılması mümkün değildir ve dava bu katılmayla hasımlı hâle gelmez (Yargıtay 11. HD 2016/2027 E. 2017/4464 K.). Pay senedinin zayi nedeniyle iptali davasının da hasımsız açılması gerektiği ve şirkete karşı hasımlı açılamayacağı kabul edilmektedir (Yargıtay 11. HD 2016/4612 E. 2016/6491 K.). Senetler üzerinde hak iddia eden ... ile senetleri çıkaran şirket davanın tarafı ya da müdahili değil, yargılamanın ilgilisidir. Bu sıfatla, kararın kendi haklarına etki ettiği ölçüde hukuki dinlenilme hakkına sahiptirler (HMKnın27,387 maddeleri ). Bu nedenle dilekçeleri ve istinafa cevapları bu ölçüde değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararda bu kişileri fer'i müdahil olarak göstermesi yerinde değildir. Müdahale dilekçelerinde ayrı bir talep sonucu ve asli müdahale davası için gereken harç bulunmadığından, usulüne uygun açılmış bir asli müdahale davası da yoktur. İlgililer taraf olmadıklarından lehlerine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmez.Çekişmesiz yargıda istenen şey çekişmeli bir davanın konusunu oluşturuyorsa çekişmesiz talep, derdestlik, kesin hüküm ya da konusuzluk gibi duruma göre değişen bir nedenle reddedilir. Dairemiz de aynı senetler hakkında önceden açılmış derdest bir dava ya da oluşmuş kesin hüküm bulunduğunda iptal davasının o senetler yönünden sonuçlandırılması gerektiğini kabul etmektedir (Dairemizin 2018/1315 E. 2018/1692 K. ve 2019/76 E. 2019/169 K. sayılı kararları). Somut olayda Bakırköy 5. ATMnin 2026/7 Esas sayılı dosyasında görülen pay defterine kayıt davasının konusu 01 ila 09, 14 ila 17 ve 19 numaralı pay senetleri, bu davanın konusu ise 10 ila 13, 18 ve 20 ila 55 numaralı pay senetleridir. Davacı ilişkili dosyadaki 25/02/2026 tarihli ön inceleme duruşmasında talebini %45 paya ait senetlerle sınırlamış, o dosyanın dava dilekçesinde %21 paya ilişkin senetler için ayrıca dava açılacağını belirtmiştir. İki davanın konusu olan senetler farklı olduğundan, ilişkili dava bu davada HMK m.114/1-ı anlamında bir dava şartı eksikliği oluşturmaz.Davacının hak sahipliğinin başka davada ihtilaflı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi bu nedenle isabetsizdir. İlk derece mahkemesi ilişkili dosyayı karardan bir gün önce getirtmiş, ancak içeriğini ve senet numaralarını değerlendirmemiştir. İlgililerin, davacının senetleri hem elinde tuttuğunu hem de zayi ettiğini söylediği yönündeki itirazı, davacının ilişkili dosyadaki beyanının yalnız %45 orana ait senetlere ilişkin olması ve %21 paya ilişkin senetlerin kaybolduğunun aynı dosyada ayrıca yazılmış olması karşısında, konuları aynı farklı olması nedeniyle bu davanın konusu bakımından bir dava şartı eksikliği oluşturmamaktadır. Davacının bu yöndeki istinaf sebepleri yerindedir.İlk derece mahkemesi 09/04/2026 tarihli ara kararla dava konusu pay senetlerinin ilk ilan tarihinden itibaren altı ay içinde ibrazı için ilan yapılmasına karar vermiştir (TTKnın661/3, 663/1,664). Ancak bu süre dolmadan, ilanların yapılıp yapılmadığını ve süre içinde ibraz ya da bildirim bulunup bulunmadığını belirlenmeden karar verilemez. Kıymetli evrakın iptaline ancak belirlenen süre içinde ibraz edilmeyen senet için karar verilebilir (TTK m.666/1). Dosyada ilanların yayımlandığı gazete nüshaları bulunmadığından ilk ilan günü ve ibraz süresinin sonu belirlenememektedir.Davacının zilyetlik ve zıya iddiasının inandırıcılığı da ilk derece mahkemesince gerekçesiyle değerlendirilmemiştir. Bu nedenle Dairemizce esas hakkında yeniden hüküm kurulması mümkün değildir. İlan metninde dava konusu pay senetleri "ilmühaber" olarak anılmıştır. İlmühaber pay senedinden farklı bir belgedir (TTK nın 486/2). Kıymetli evrakın zayi nedeniyle iptali için dilekçe sahibinin senedin zilyedi olduğu ve onu zayi ettiği yolundaki açıklamalarının mahkemece inandırıcı bulunması gerekir (TTK nın 661/3, 663/1 maddeleri ). Hasımsız açılan ve kesin hüküm oluşturmayan bu davalarda olumlu bir kanaat verecek kadar delil yeterlidir (Dairemizin 2022/1209 E. 2022/984 K. sayılı kararı). Ancak çekişmesiz yargıda, aksine bir hüküm bulunmadıkça, re'sen araştırma ilkesi geçerli olduğundan (HMKnın385/2 maddesi ) mahkeme, dosyada beliren çelişkileri gidermek için gerekli araştırmayı kendiliğinden yapar. Somut olayda davacı, dava konusu senetlerin kendisine ciro edildiği tarihi dava dilekçesinde 26/09/2025 ve 27/10/2025 olarak iki türlü göstermiş, zıyaın zamanını, yerini ve şeklini açıklamamıştır. Dava konusu 41 senetten yalnız 10, 11, 12, 13 ve 18 numaralı senetlerin görüntüsünü sunmuş, 20 ila 55 numaralı 36 senet için beyanından başka delil göstermemiştir. Davacı ilişkili dosyada senetlerin teslimini, bir avukatın şahitliğinde kendisine teslim edildiği ve bir ilçe emniyet müdürünün makamında ciro edilerek emniyet müdürüne teslim edildiği biçimlerinde farklı anlatmış, aynı dosyada %21 paya ait senetlerin devir sözleşmesiyle birlikte şirket muhasebesinde kaybolduğunu yazmıştır. Senetler üzerinde hak iddia eden ilgililer ise senetlerin rıza dışı alındığını ve görüntüsü sunulan senetlerdeki imzaların nakledildiğini ileri sürmüş, bu konuda ceza soruşturmaları başlatılmıştır. Davacının 31/03/2026 tarihli dilekçesi, şirketin 04/05/2026 tarihli cevabı ve ilişkili dosyanın içeriği kararda değerlendirilmemiştir. İlgililerin nihai karardan sonra sunduğu uzman mütalaası taraf delili olarak istinaf aşamasında dinlenemez (HMKnın357/1). Ancak çekişmesiz yargıda ilk derece mahkemesi bu mütalaayı re'sen araştırma kapsamında, inandırıcılık değerlendirmesinde bilgi olarak dikkate alabilir. Senetlerin kimde olduğu ve kime ait olduğu uyuşmazlığı bu davada karara bağlanmaz. Bu uyuşmazlık iade davasında ya da hasımlı davada çözülür. Bu davada yapılacak iş, davacının iddiasının inandırıcı olup olmadığının değerlendirilmesidir. Araştırma sonunda senetlerin bilinen bir kişide bulunduğu anlaşılırsa hasımsız iptal koşulları oluşmaz ve bu durumda verilecek red kararı esasa ilişkin olur (Dairemizin 2020/443 E. 2020/440 K. sayılı kararı).Davacının iptal isteme hakkının ciro ve fiili zilyetlikle kendisine geçtiği yönündeki istinaf sebebi, yukarıda açıklanan inandırıcılık değerlendirmesinin konusudur. Bu değerlendirme ilk derece mahkemesince yapılmadığından Dairemizce bu aşamada incelenmemiştir. İki davanın konusu olan senetlerin farklı olduğu, ilan süresinin dolmadığı ve ilanın akıbetinin belirlenmediği, davacının zilyetlik ve zıya iddiasının inandırıcılığının tartılmadığı ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli delillerin toplanmadığı ve değerlendirilmediği sabittir. İlk derece mahkemesince ilanın akıbeti belirlenmeden, davacının zilyetlik ve zıya iddiasının inandırıcılığı tartılmadan ve uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek önemli deliller toplanıp değerlendirilmeden, hasımsız iptal davasında dava şartı olarak çözülemeyecek bir hak sahipliği ihtilafı gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.Yeniden yapılacak yargılamada mahkemece;Davacı tarafa HMKnın 31 maddesi uyarınca açıklama yaptırılarak senetlerin hangi tarihte, nerede ve kimin huzurunda ciro edildiği, kime teslim edildiği, emniyet müdürüne teslim edildiyse zilyetliğin ona ne zaman ve nasıl geçtiği, devir sözleşmesinin aslının nerede olduğu, senetlerin ne zaman, nerede ve nasıl kaybolduğu, ilişkili davada ileri sürdüğü teslim anlatımlarının dava konusu senetleri de kapsayıp kapsamadığı ve görüntüsü sunulmayan 36 senet için ciro ve teslimin delilleri sorulmalıdır. İstanbul Anadolu C Başsavcılığının 2026/31795, Bakırköy C Başsavcılığının 2026/20091 ve İstanbul C Başsavcılığının 2026/57317 sayılı soruşturma dosyalarının suretleri getirtilmeli, akıbetleri sorulmalıdır. İstanbul Anadolu 10. ATMnin 2026/263 Esas sayılı dosyası getirtilmelidir. Davacının ileri sürdüğü devir tarihinden sonra yapılmış genel kurulların toplantı tutanakları ve hazır bulunanlar listeleri getirtilerek dava konusu senetlerin sunulup sunulmadığı, sunulduysa kim tarafından sunulduğu belirlenmelidir. İlişkili dosyadaki beyan ve belgeler, şirketin 04/05/2026 tarihli cevabı ve ilgililerin mütalaaları değerlendirilmeli, 04/05/2026 tarihli beyan davacıya bildirilerek açıklaması alınmalıdır . İlanların yayımlandığı gazete nüshaları getirtilerek ilk ilan günü tespit edilmeli, süre içinde ibraz ya da bildirim yapılıp yapılmadığı belirlenmeli, ilan metninde pay senetlerinin "ilmühaber" olarak anılmasının ilanın amacına etkisi değerlendirilmeli, gerekirse ilan doğru nitelendirmeyle yenilenmelidir. Bu araştırmadan sonra davacının iddiasının inandırıcılığı görüntüsü sunulan beş senet ile sunulmayan 36 senet için ayrı ayrı değerlendirilmeli ve ibraz süresi dolduktan sonra sonuca göre karar verilmelidir.Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görüldüğünden istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak, kaldırma sebebine göre davacı vekilinin diğer istinaf sebepleri incelenmeksizin davanın yeniden görülmek üzere kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; (Kapatılan)Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 07/05/2026 Tarih 2026/240 Esas - 2026/431 Karar sayılı kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi gereği KALDIRILMASINA;

"Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"

Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 12/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/911, K. 2026/1670, T. 12.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-911-e-2026-1670-k-4dac15085a55