Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/66 E. 2026/3032 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/66
Karar No
2026/3032
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/519 E., 2024/1449 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Aydın Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/23 E., 2023/5 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. ...Mahallesi çalışma alanında yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 3351 parsel sayılı 145 00... yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 89... numarasıyla 8.932,21 m² yüzölçümlü olarak, eski 3352 parsel sayılı 13.300,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, yeni 1 89... numarasıyla 8.715,49 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; uygulama kadastrosuyla dava konusu kendisine ait taşınmazların yüzölçümlerinin azaldığını ileri sürerek, eski hale getirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, "... davaya konu güncelleme kadastrosunda yüzölçümü azaldığı ileri sürülen 1 89... (eski 3351) ve 1 89... (eski 3352) parsellerin tesis kadastrosunda sınırdaş davalı 1 89... (eski 3349) ve 1 89... (eski 3350) parsellerin birleştiği ortak noktada kaba ölçü hatası yapıldığı, bu ortak noktada ilk kadastroda ölçüm yapılmadığı, bu detay noktasının pafta çizimi esnasında çizilerek tersimat hatası yapıldığı, bu hata neticesinde hatalı olarak 112 m² daha kuzey batıya tersimat yapıldığı, tesis kadastrosunda bu kaba ölçü hatası nedeni ile taşınmazın alanın gerçeğinden fazla çıkarıldığı, güncelleme kadastrosunda bu hataların giderilmesi ile doğru yüzölçümünün bulunduğu, davaya konu taşınmazlar ve dava dışı sınırdaş gayrimenkullerin tesis kadastrosunda sınırlandırılmasına esas ölçü değerlerinin kadastro paftasına aktarılması sırasında herhangi hatanın bulunmadığı, güncelleme kadastrosunun tesis kadastrosunda belirlenen sınırlara bağlı kalınarak yapıldığı, davaya konu edilen güncelleme kadastrosu işleminde hata bulunmadığı, tarafların zeminde yer alan fiili kullanım sınırlarının gerçek sınırlar olduğunda ittifak ettikleri, tesis ve güncelleme kadastrosu ile ittifak edilen sınırların uyumlu olduğu; 1953, 1964, 19 72... tarihli hava fotoğrafındaki ve 2015 tarihli ortafoto haritasında görülen kullanım sınırların bu durumu teyit ve tevsik ettiği..." gerekçesiyle, davanın reddine ve dava konusu taşınmazların güncelleme kadastrosundaki tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesine göre yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 29.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/66, K. 2026/3032, T. 29.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-66-e-2026-3032-k-6e7a19ccc4ec