Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/6267 E. 2026/4067 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6267
Karar No
2026/4067
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/458 E., 2025/1224 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/370 E., 2025/36 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sonucunda, Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 18... , 141, 145, 1 46... parsel sayılı sırasıyla 4.055,48 m², 4.976,51 m², 8.034,99 m², 15.232,74 m² ve 15.253,45 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman sınırları dışına çıkarıldığı" ve 1 18... ve 146 parsellerin "2010 yılından beri ...'in kullanımındadır," 1 18... ve 145 parsellerin 1996 yılından beri ...'in kullanımındadır," 1 18... parselin "1995 yılından beri ...'in kullanımındadır" şerhi yazılarak tarla vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmişlerdir. 2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; 1 18... , 141, 145, 1 46... parsel sayılı taşınmazların 2019 yılında yapılan kadastro çalışmalarında kullanıcı tespiti yapıldığını, söz konusu taşınmazların müvekkillerinin babaları ...'e ait iken onun ölümü ile mirasçılarına kaldığını, müvekkkillerinin taşınmaz üzerinde kanuni zilyet olduklarını, müvekkillerinin murisinin ölümü ile taşınmazları kendi aralarında paylaşmadıklarını, kadastro tespit tutanağında kullanıcı hisselerinin hatalı yazıldığını, dava konusu taşınmazın mirasçılar adına miras hisseleri oranında tespitinin gerektiğini belirterek, kadastro tespitinin iptali ile dava konusu taşınmazların murisin mirasçıları adına miras hisseleri oranında tespitini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini, kadastro işleminin yasalara uygun yapıldığını Hazineye husumet yönetilemeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava dilekçesinde sadece davacı ... yönünden talep bulunduğunu, davacının talebini açıklaması gerektiğini, ... yönünden talebin hukuki dayanağının açıklanmadığını, davanın hukuki yarardan yoksun olduğunu, davanın süresinde açılmadığını, kadastro tutanaklarının kesinleştiğini, davanın dinlenebilirliği bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 3. Davalı ... cevap dilekçesinde; davayı kabul ettiğini, taşınmazların hiçbir zaman kendisinin zilyetliğinde olmadığını, zilyetliğin babası ...'de olduğunu belirterek, taşınmazlardaki zilyetliklerinin miras hisseleri oranında belirlenmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "çekişme konusu taşınmazlardan Samsun ili ... ilçesi ... Mahallesi ... mevki 1 18... ve 145 sayılı parsellerde tapuya kayıtlı taşınmazlarda davacı ... adına zilyetlik tespiti bulunduğu, bu halde davacının işbu taşınmazlar bakımından eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığı anlaşıldığından davacı ...'in işbu taşınmazlar bakımından davasının 6100 sayılı Kanun'un 114/1-h maddesi gereği hukuki yarar yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı ...'in çekişme konusu edilen tüm taşınmazlar, davacı ...'in çekişme konusu ettiği 1 18... , 1 46... sayılı parsellerde tapuya kayıtlı taşınmazlar bakımından taleplerinin değerlendirilmesinde ise; mahkememizce İstinaf yargılaması öncesinde icra edilen keşifte alınan yeminli tanık beyanları nazara alınarak dava konusu taşınmazların hayattayken tarafların ortak murisleri... tarafından kullanılmakta olduğu, murisin hayattayken mirasçıları arasında taşınmazın kullanımına dair mirasçıları lehine bir paylaşım yapmadığı, yine mirasçılarının da murisin vefatının ardından kendi aralarında çekişme konusu taşınmazları taksim etmedikleri anlaşılmış bu minvalde zilyetliğin murisin ölümü ile tüm mirasçılarına, miras hisseleri oranında geçeceği, kadastro çalışmaları sırasında yapılan kullanıcı tespitinin yerinde olmadığı, davacıların davasını ispatladığı" gerekçesiyle davacı ...'in 1 18... ve 145 parsellerde tapuya kayıtlı olan taşınmazların zilyetlik şerhinin iptali isteminin hukuki yarar yokluğundan usulden reddine, davacı ...'in 1 18... , 141, 145, 1 46... sayılı parsellerde tapuya kayıtlı olan taşınmazların zilyetlik şerhinin iptali ve davacı ...'in 1 18... , 1 46... parsellerde tapuya kayıtlı olan taşınmazların zilyetlik şerhinin iptali istemlerinin kabulüne, taşınmazlardaki zilyetlik şerhinin iptaline, yerine her bir taşınmaz için ayrı ayrı taşınmaz ...'in terekesine ilişkin Terme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/82 Esas, 2021/84 Karar sayılı veraset ilamındaki miras hisseleri oranında intikalen ... ve ... zilyetliğindedir şeklinde kullanıcı şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dosya içeriğine, istinaf edenin sıfatına, davalı ...'in kabul beyanına, kurulan hükümde tapu maliki olan hazinenin aleyhine bir hüküm bulunmamasına, beyanlar hanesindeki şerh malikinin değişmesinin tapu maliki Hazineyi ilgilendiren bir yönünün bulunmamasına göre davalı Hazine vekilinin dilekçesinde bildirdiği istinaf nedenleri yerinde değildir. Ne var ki 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297. maddesi uyarınca mahkemenin kurduğu hüküm infazı kabil ve infaz sırasında şüphe ve tereddüt oluşturmayacak nitelikte olması zorunlu olup bu husus kamu düzenindendir. Bu nedenle mahkemece davanın niteliği gereği ve infazda tereddüt oluşmaması açısından çekişmeli taşınmazın beyanlar hanesindeki pay oranlarının doğru şekilde tespitin yapılarak açıkta pay kalmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken karar metninde davacılara, kök muris ... veraset ilamındaki miras payı oranında kullanıcı şerhi yazılmasına karar verildiği ancak davacılar dışında da veraset ilamında miras hakkına sahip olanların olduğu, zira kök muris mirasının 12 pay kabul edildiği, davacıların 3/12'şer paya sahip oldukları toplamda 6/12 paya sahip oldukları, bu haliyle hüküm kurulması sebebiyle kalan 6/12 payın açıkta kaldığı anlaşılması karşısında, infazda tereddüt oluşturacak şekilde hüküm kurulmuş olması, bununla birlikte davalı Hazine'nin yasal hasım olması da dikkate alınmadan aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine de hükmedilmesi isabetsiz ise de, yargılamada eksiklik bulunmayan ancak "kanunun olaya uygulanmasında" hata edilen dava dosyası açısından yapılan yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediği" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 29.01.2025 tarihli ve 2024/370 Esas, 2025/36 Karar sayılı kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında yeniden hüküm tesis edilmesi suretiyle davacı ...'in davasının kısmen kabulüne ve kısmen reddine, davacı ...'in, 1 18... ve 145 parsel sayılı taşınmazlarda adına kullanıcı şerhi tespit edildiği anlaşıldığından bu taşınmazlara yönelik talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, davacı ...'in 1 18... ve 145 parsele yönelik davasının ayrı ayrı kabulüne, taşınmazların beyanlar hanesinde bulunan şerhin iptali ile beyanlar hanesine taşınmazda ..., Terme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/82 Esas, 2021/84 Karar sayılı veraset ilamındaki miras payı olan 3/12 pay oranında, ... ise 9/12 pay oranında taşınmazın kullanıcısı durumundadır şerhinin yazılmasına, davacı ... ve ...'in 1 18... ve 146 parsele yönelik davasının ayrı ayrı kabulüne, taşınmazların beyanlar hanesinde bulunan şerhin iptali ile beyanlar hanesine taşınmazda ..., ..., Terme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/82 Esas, 2021/84 Karar sayılı veraset ilamındaki miras payları olan 3/12'şer paylar oranında, davalı ... ise 6/12 pay oranında taşınmazın kullanıcısı durumundadır, şerhinin yazılmasına davacı ... ve ...'in 1 18... parsele yönelik davasının ayrı ayrı kabulüne, taşınmazın beyanlar hanesinde bulunan şerhin iptali ile beyanlar hanesine taşınmazda ..., ..., Terme Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/82 Esas, 2021/84 Karar sayılı veraset ilamındaki miras payları olan 3/12'şer paylar oranında, ... ise 6/12 pay oranında taşınmazın kullanıcısı durumundadır şerhinin yazılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olmadığını, davanın yasal süre içerisinde açılmadığını, usulden reddi gerektiğini, malik olarak görünen Hazinenin hak sahipliği ve kullanım hususunda dahili olmadığını, Hazine yönünden husumet itirazları olduğunu, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının zilyetlik iddiasını ispat edemediğini, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/6267, K. 2026/4067, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-6267-e-2026-4067-k-c5eb2c940592