İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2026/1512 E. 2026/560 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1512
- Karar No
- 2026/560
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2026/1512 Esas KARAR NO :2026/560
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:01/08/2026 KARAR TARİHİ:04/09/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Müvekkil ... adresinde bulunan ... ... isimli işletmenin sahibi olduğunu, davalı şirket ile aralarında ticari ilişki bulunduğunu, müvekkili tarafından davalıya et teslim edildiğini, ancak sunulan hizmetlerin karşılığının davalı şirketçe ödenmediğini, davalı şirketin ... ... ilçesinde alım satım, pazarlama ve fatura işlemleriyle ilgilenen personeli bulunduğunu, müvekkilinin tüm işlemlerde bu çalışanla muhatap olduğunu, teslimatların bu kişiye yapıldığını, davalı şirketin personeli ...'ın müvekkili ile ... numaralı hatlar üzerinden iletişim kurduğunu, fatura miktarları ve mal teslimi hususlarının bu telefon numaraları ve personelin dükkana bizzat gelerek verdiği direktiflerle belirlendiğini, çevredeki esnafların görüşmelere ve mal teslimine tanıklık edeceğini, şirketin şoförü ... ve aşçısı ...'in de malların teslim edildiğini doğrulayacağını, müvekkili tarafından davalı şirkete teslim edilen mal ve hizmet karşılığında ... numaralı, 02/10/2025 tarihli ve 67.000,00 TL bedelli faturanın, ... numaralı, 05/11/2025 tarihli ve 82.300,00 TL bedelli faturanın, ... numaralı, 03/12/2025 tarihli ve 32.850,00 TL bedelli faturanın, ... numaralı, 06/01/2026 tarihli ve 55.300,00 TL bedelli faturanın, ... numaralı, 02/02/2026 tarihli ve 63.700,00 TL bedelli faturanın ve ... numaralı, 03/03/2026 tarihli ve 29.750,00 TL bedelli faturanın düzenlendiğini, faturalar usulüne uygun teslim edilmesine rağmen bugüne kadar sadece 100.000,00 TL ödeme yapıldığını, bu ödemelerin daha önceki faturalara istinaden olması nedeniyle icra takibine konu edilmediğini, 15.850,00 TL tutarındaki kalan bakiyeye ilişkin faturaların icra takibine konu edildiğini, davalı tarafın faturalara süresi içinde itiraz etmeyerek ticari defterlerine işlediğini ancak ödeme yapmadığını, bu nedenle ticari defterlerin incelenerek cari hesap kayıtlarının çıkarılmasını talep ettiklerini, davalı firmanın .... İcra Dairesi'nin 2026/... Esas sayılı dosyasına haksız şekilde itiraz ettiğini belirterek, davalı firmanın haksız itirazının iptaline, icra işlemlerinin devamına, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı vekili tarafından .... İcra Müdürlüğünün 2026/... Esas sayılı dosyasından başlatılan ilamsız icra takibine konu edilen fatura alacağının haksız ve kötü niyetli olduğunu, taraflar arasındaki ilişkinin ticari bir iş niteliği taşımadığını ve davacının tacir olmadığını belirterek mahkemenin görevsizliğine karar verilmesi gerektiğini, müvekkil şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, teslim edildiği iddia edilen etlerin bedelinin zaten ödendiğini, davacının teslim etmediği mallar için fazladan fatura düzenlediğini, davacının edimini tam ve zamanında ifa ettiğini ispat etmesi gerektiğini, Yargıtay içtihatları uyarınca süresinde itiraz edilmeyen faturanın hizmetin yapıldığına dair kesin bir karine teşkil etmediğini, davacının sunduğu belgelerin ispat yükünü karşılamadığını, basit yargılama usulü gereği davacının sonradan sunacağı delillere muvafakat etmediklerini, takip konusu alacağın likit ve muaccel olmadığını, alacağın varlığının ve miktarının yargılamayı gerektirdiğini, bu nedenle icra inkar tazminatı şartlarının oluşmadığını, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2016/19303 Esas ve 2016/12221 Karar sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği hallerde tazminata hükmedilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememizin 2026/... esas sayılı dosyasına bilgi verilmesi istenilmiştir. Adıyaman Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememizin 2026/... esas sayılı dosyasına bilgi verilmesi istenilmiştir. ... Vergi Dairesi Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak Mahkememiz davacısı ... T.C. Kimlik Numaralı ...'nın Vergi Usul Kanunu 176. ve 177. Maddeleri gereğince 1. Sınıf tacir olup olmadığı, bilanço usulüne göre defter tutup tutmadığı, tacir mi esnaf mı olduğu, tacir ise hangi defterleri tuttuğu hususunda kayıtlarının çıkartılarak Mahkememizin 2026/... esas sayılı dosyasına bilgi verilmesi istenilmiştir. .... İcra Dairesi'ne müzekkere yazılarak 2026/... esas sayılı dosyasının bir örneğinin UYAP sistemi üzerinden Mahkememizin 2026/... esas sayılı dosyasına gönderilmesi istenilmiştir. GEREKÇE: Görev, HMK md. 114 uyarınca dava şartıdır ve mahkeme tarafından re'sen gözetilir. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK md. 4'te düzenlenmiştir. Bu maddeye göre her ticari dava ticaret mahkemesinin görevinde değildir. Bir davanın ticaret mahkemesinde görülebilmesi için mutlak veya nispi ticari dava olması gerekir. Mutlak ticari davalar TTK'da düzenlenen konulara ilişkin olup, davanın taraflarının tacir olup olmaması önemli değildir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın da tacir olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili olan davalardır. Yargıtay 20. HD'nin 2019/391 Esas ve 2019/1391 Karar sayılı ilamında "Bu maddeye göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede altı bent halinde sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez." şeklinde karar verilmiştir. Yine aynı kararda "Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, Kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez." şeklinde ticari davaların ve ticari işlerin ayrımına vurgu yapılmıştır. Davanın ticari dava olmadığı ve davaya Asliye Hukuk Mahkemesince bakılması gerektiği kanaatine varıldığından 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2. maddeleri uyarınca göreve ilişkin dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. (emsal ve alıntı Yargıtay 23. HD' nin 2016/5383 esas, 2020/1248 karar sayılı kararı) HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; 1-Davanın 6100 Sayılı HMK'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİ ile MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Görevli mahkemenin İSTANBUL NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ olduğuna, 3- 6100 sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin, bu karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Mahkemeye başvurarak, dava dosyasının görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, 4-Bu süre içerisinde başvuru yapılmadığı takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 5-HMK'nun 331/2 maddesi gereğince yargılama giderlerinin yetkili ve görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, açılmamış sayılmasına karar verildiği takdirde bu kararda değerlendirilmesine, Dair, miktar itibariyle istinaf sınırı altında kaldığından KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 04/09/2026
Katip ... e-imzalıdır
Hakim ... e-imzalıdır