İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1095 E. 2026/722 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1095
Karar No
2026/722
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2026/1095 Esas KARAR NO :2026/722 90980-87460] UETS

DAVA : Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 01/09/2025 KARAR TARİHİ : 31/08/2026

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Uluslar Arası Hava Taşımacılğı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının 05.11.2024 tarihli ... sayılı ... seferinde, bagaj olarak yanında bulunan “bebek arabası” emtiasının “kırılmak” şeklinde varma yerinde hasarlı teslim edildiğini, Davalı ile çeşitli başvuru ve yazışmalara yansıyan taleplerin karşılanmadığı ve davacının zararının giderilmediğini, yolculuk için bagajın teslim alındığı andan yolcuya teslim edileceği zamana kadar bagajın gözetim ve koruma yükümlülüğünün davalı yan üzerinde olduğunu, Montreal Konvansiyonu ve TTK hükümlerine göre davalının meydana gelen zarardan sorumlu olduğunu, Montreal Konv. m.22/2 gereği davalının 1.288 SDR tutarına kadar olan davacı zararını karşılaması gerektiğini, Bebek arabası emtiasının ithal olması, yabancı para ile satın alınması ve serbest piyasa değerinin değişken olması sebebi ile, zararın sabit olmadığı, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiği, hususları ileri sürülerek davanın kabulü ile olayın meydana geldiği andan itibaren maddi tazminata, dava tarihinden itibaren manevi tazminata yasal faiz işletilerek tazminatın ödenmesi talepleri belirtilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu ihtilafın, 599 USD ürün bedeli gözetildiğinde Tüketici Hakem Heyetince çözümlenmesi gereken ihtilaf olduğu, işbu davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edilemeyeceğini, davanın Tüketici Hakem Heyeti görev ve yetki sınırında olan bedel gözetildiğinde, dava şartı yokluğundan reddini, esasa ilişkin olarak, “bebek arabası için yapılan incelemede katlama mekanizmasının hasarlandığı” nın görüldüğü, arabanın “deri kısmında oluşmuş yırtılma aşınmaya bağlı bir hasar” olduğu, bagajın doğal özelliği gereği olan hasarlardan koruyucu tedbirlerin alınması görevinin yolcuya ait olduğu, g. Hasarın gereği gibi giderilemeyeceği bilgisi üzerine güncel ürün bedelinin 22.990,00 TL olduğunun belirlendiği, ürünün satın alma tarihi, kullanılmış olması hususları gözetilerek, davacının zararının “gerçek zarar” prensibine göre belirlenmesi gerektiği, hususları ileri sürülmüştür. Dosya safahati: Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesi'nin 30/06/2026 Tarih ve 1420 Sayılı Kararı ile bildirilen; Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu'nun 18.02.2026 tarihli ve 282 sayılı kararı gereğince, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerinin yargı çevresinin İstanbul ilinin mülki sınırları olarak belirlenmesi nedeniyle; Bakırköy, İstanbul Anadolu ve Küçükçekmece Asliye Ticaret Mahkemelerinin 10.07.2026 tarihi itibarıyla esas, değişik iş ve diğer talepler yönünden tevziye kapatılmalarına, 10.07.2026 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemelerine açılacak dava, değişik iş ve diğer taleplerin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzi edilmesine, ...Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10.07.2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine," ilişkin karar ve İstanbul... Başkanlığı'nın 03/07/2026 tarih 2026/... Karar 2026/... Muhabere sayılı kararı ile Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibarıyla faaliyetinin durdurulmasına, Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olması nedeni ile; Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/782 Esas sayılı dosyası 10/07/2026 tarihinde mahkememize tevzi edilerek Mahkememizin 2026/1095 Esasına kaydedilmiş olup yargılamaya devam edildi. Dava, havayolu seyahatinde davacının bagajında bulunan eşyaya verilen zararın tazmini istemine ilişkindir. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4. maddesinde ticari davalar tanımlanmıştır. Buna göre; her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları, bu kanundu düzenlenen ve diğer yasalarda düzenlenmekle birlikte ticari dava olduğu belirtilen davaların ticari dava olduğu belirtilmiş, aynı yasanın 5. Maddesinde ise ticari davalar ve çekişmesiz yargı işlerinin görüleceği mahkemeler olarak, aksine bir hüküm bulunmadıkça dava olan şeyin değerine ve tutarına bakılmaksızın görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olarak ifade edilmiştir. Öte yandan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 6335 sayılı Yasa ile değişik 4.maddesinde ticari davaların; mutlak ticari davalar ve nispi ticari davalar olarak iki gruba ayrıldığı anlaşılmaktadır. Mutlak ticari davalar, tarafların sıfatına veya bir ticari işletme ile ilgili olup olmamasına bakılmaksızın kanun gereği ticari sayılan davalar olup TTK’nun 4/1. maddesinin b, c, d, e, f fıkralarında ve özel kanunlarda düzenlenmiştir. Nispi ticari davalar ise; tarafların tacir sıfatına haiz olduğu ve her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili uyuşmazlıklardan doğan davalardır. Bir başka ifade ile, bu davalar ya bir ticari işletmeyi ilgilendirmeli ya da iki taraf için de ticari sayılan hususlardan doğmaları halinde ticari dava olarak nitelendirilebilirler. Gerek mutlak ve gerekse nispi ticari davaların, Asliye Ticaret Mahkemelerinde görüleceği kuşkusuzdur.

6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun uygulanmasında tüketici ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi ise mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder. Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğabilecek uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemeleri görevlidir.Bu Kanunda hüküm bulunmayan hâllerde genel hükümler uygulanır ve taraflardan birini tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olması, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu Kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemez. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde, uyuşmazlığın davacı tarafın yurt dışı seyahatinde bagajında bulunan eşyanın hasara uğraması nedeniyle tazminat isteminden kaynaklandığı, yukarıda da belirtildiği üzere görev hususunun kamu düzeninden olduğu ve mahkemece yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınması gerektiği, somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin tüketici ilişkisi olduğu, davacının tacir olduğuna ilişkin hiçbir verinin bulunmadığı, hasarlanan eşyanın bebek arabası olduğu da nazara alındığında taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tüketici işlemi olduğu hususunda duraksama bulunmadığının kabulü gerekir. Bu itibarla uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevli olduğu kanaatiyle davanın görev şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2.maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli Bakırköy Nöbetçi Tüketici Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi.

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1095, K. 2026/722, T. 31.08.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1095-e-2026-722-k-17bf862a1e8f