Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5373 E. 2026/4112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5373
Karar No
2026/4112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1591 E., 2025/1505 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/2 E., 2023/62 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 1230 parsel sayılı 539,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 73... parsel numarasıyla ve komisyon kararı ile 528,57 m² yüzölçümlü olarak; davalı adına kayıtlı bulunan eski 1199 parsel sayılı 4.299,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 73... parsel numarasıyla ve komisyon kararı ile 4.325,05 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait taşınmazın sınırının yanlış belirlendiğini ve yanlışlığın davalıya ait 1 73... parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını ileri sürerek, müvekkilinin parselinde meydana gelen yüzölçümü azalmasının düzeltilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin taşınmazı babasından satın aldığını, davacının uyarılara rağmen yıllardır taşınmazı haksız işgal ettiğini, bu hususta müvekkilinin davacıya karşı dava açtığını, davacının çiftçi olmayıp emekli olduğunu, bahçesinin çiftçilik yapacak genişlikte olmayıp, hobi amaçlı kullanılabilecek elverişlilikte olduğunu, traktörünün parkı ve arka bahçesine geçmek için müvekkilinin arazisini haksız işgal ettiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu 1 73... ve 23 parsellerin müşterek sınırlarının yenileme kadastrosu esnasında Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilinde Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelikte belirtilen sabit sınır esas alınarak belirlendiğini, 23 parsel maliki davalı ...'ın komisyona itirazı ile her iki parselin müşterek sınırları ve yol ile olan sınırları anılan yönetmelikte geçerli sınır olarak belirtilen sınıra göre belirlendiği, davacının komisyon kararının hatalı tespit yaptığını iddia ettiği, teknik bilirkişi raporunda her iki parsel sınırı ve yol sınırının pafta sınırları ve yenileme kadastro tarihi ile tesis kadastro tarihine en yakın tarihli hava fotoğraflarındaki sınırlar ile uyumlu olduğu tespit edildiği, davacı tarafından nizalı yapılan sınır hattının yenileme sınırları ile pafta sınırlarının birebir uyumlu olduğunun bilirkişilerce çakıştırılan krokiden açıkça anlaşıldığı, nizalı sınır hattının yenileme kadastrosunda geçerli sınıra göre yapılmasının yerinde olduğu, uygulama kadastrosuna itiraz davaları uygulama kadastrosu faaliyetinin yöntemine uygun yapılıp yapılmadığının denetlenmesine yönelik olduğu, teknik raporlara göre de uygulama kadastrosunun yöntemine uygun bir şekilde yapıldığının anlaşıldığı'' gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu Kocaeli ili .... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 1 73... ve 23 parsel sayılı taşınmazların komisyon kararı gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''usulünce yapılan keşif sonucu temin edilen harita mühendisi bilirkişi heyeti raporuyla, tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu paftaları, ölçü ve sınırlandırma krokilerinden, tespit tarihine ve uygulama kadastrosu çalışmasına en yakın tarihli hava fotoğrafı ve uydu fotoğrafından istifade edilerek taşınmaz sınırlarının tesis kadastrosu ve uygulama kadastrosu ile oluşan sınırlarıyla çakıştırılması suretiyle çevresindeki parsellerle karşılaştırmalı olarak yöntemine uygun yapılan incelemesi sonucunda, uygulama kadastrosunun 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi ile Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığı, eksilmenin tecviz sınırları içinde kaldığı, istinaf edenin sıfatına ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin tartışılması sonucundaki maddi olay ve hukuki değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 66100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin taşınmaza 1994 tarihinden beri malik olduğunu, tapu kaydında yüzölçümün 539,00 m² olduğunu, yaklaşık 20 yıldır tapudaki yüzölçümü ile kullandığı ve tasarruf ettiği taşınmaz sınırlarında usuli kazanılmış hakkı olduğunu, yapılan çalışmanın kazanılmış hakka halel getiremeyeceğini, müvekkilinin taşınmazdaki evini 1994 tarihinden sonra yaptığını, ev inşa edilirken sınırların tapu kaydındaki alana uygun olarak yapıldığını ve dizayn edildiğini, 20 yıl sonra davacının taşınmazının 528,00 m²ye düşecek şekilde daraltılması ve arka bahçesine geçiş alanının kalmamasının kabul edilebilir olmadığını, dava konusu taşınmazın ihtilafsız bir şekilde günümüze dek kullanıldığını, mülkiyet hakkının kısıtlanamayacağını, taşınmazda ilk olarak değişiklik yapılmamışken davalının Kadastro Müdürlüğünde yapılan çalışmaya itirazı üzerine itirazın kabul edilerek sınırların değiştirildiğini ve daraltıldığını, bilirkişi raporunda müvekkiline ait taşınmazında neden değişiklik yapılmadığının ve itiraz olmasaydı değişiklik yapılmamasının uygun mu kabul edileceğinin izah edilmediğini, rapora itirazlarının ek raporda değerlendirilmediğini ve yeniden ek rapor alınması gerektiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, uygulama kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5373, K. 2026/4112, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5373-e-2026-4112-k-f8d50570f3b9