Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5630 E. 2026/4122 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5630
Karar No
2026/4122
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1031 E., 2025/900 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Zonguldak Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/32 E., 2023/22 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi .... köyü çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı 210,56 m² yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 1980 tarihinden beri ... kızı ...'un kullanımında olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı ... dava dilekçesinde; Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 07... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili kadastro tespitlerine süresi içinde itiraz ettiğini, dava konusu tarla vasfındaki taşınmazı 31.12.2011 tarihinden önce olmak sureti ile 1980 tarihinden beri kullandığını, 20 senelik fındık ağaçlarının olduğunu, kadastro çalışmaları sırasında bilirkişi gözetiminde bizzat sınırları gösterdiği halde tespitin davalı ... adına yapıldığını ve 2/B vasfındaki dava konusu taşınmazın ... ile ilgisinin olmadığını ileri sürerek, kendi lehine kullanıcı şerhi verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın 2/B vasfı arzeden Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunması gerekli yerlerden olduğunu, gerçek kişiler tarafından mülkiyet itibariyle iktisabının mümkün olmadığını, davacının itiraz ve iddialarının dayanaktan yoksun, gerçek dışı olduğunu, davacının dava konusu taşınmaz üzerinde zilyetliğinin olmadığını, zilyetliğin nizasız ve fasılasız olması gerektiği, davacının zilyetliğinin kesintisiz ve nizasız devam etmediğini, dava konusu taşınmaz başında keşif yapıldığında dava konusu taşınmazın Hazineye ait olduğunun açıkça tespit edileceğini, davacının zilyetlik, zilyetlik süresi ve devamına ilişkin vaki veya muhtemel iddialarını kabul etmelerinin mümkün olmadığını, taşınmazın Hazine adına tespit ve tescil edildiğini ve bu tespitin evvelce kesinleştiğini ileri sürerek, davanın usul ve esastan reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; müvekkilli idare aleyhine açılan davanın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, kadastro tespitine itiraz davasının reddinin gerektiğini, orman sınırları dışına çıkarma işlemlerinin kanunda belirtilen durumlarda ve kadastro komisyonlarınca yapıldığını, 2/B çalışmalarında kadastro komisyonları tarafından belirli bir parselin orman arazisi olup olmadığını, parselin orman sınırları dışına çıkarılıp çıkarılmayacağı hususlarının belirlendiğini, orman dışına çıkarılan parselin kullanımının kimin adına tespit ve tescilinin yapılacağı 2/B çalışması kapsamında olmadığını ve müvekkilli kuruma husumet yöneltilemeyecek olduğunu ileri sürerek, haksız ve mesnetsiz olan davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''keşif mahallinde dinlenen davacı tanıkları ile tespit bilirkişilerinin görgüye dayalı beyanlarından dava konusu taşınmazın 2011 tarihi öncesinden beri davacı ... tarafından fındıklık olarak kullanıldığının anlaşıldığı, ziraat bilirkişi raporunda dava konusu parselin en az 35-40 yıldır fındık yetiştiriciliği yapılmak suretiyle kullanılmakta olduğunun üzerindeki 15-20 yaşlarındaki fındık ocaklarından anlaşıldığının tespit edildiği, beyanı alınan tanık ve tespit bilirkişilerinin kadastro tutanağında lehine kullanım şerhi verilen davalı ...'u taşınmazı kullanırken görmediklerini beyan ettikleri, davalı ...'un davaya karşı herhangi bir savunma veya delil sunmadığı, diğer yandan dava konusu taşınmazın batısında bulunan dava dışı 1 07... parsel sayılı taşınmaz ile doğusunda bulunan dava dışı 1 07... parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na (3402 sayılı Kanun) eklenen Ek-4. maddesi hükmü kapsamında yapılan kadastro çalışmalarında davacı ... lehine kullanıcı şerhinin verildiği, fen bilirkişisi raporunda yer alan krokiden dava konusu 1 07... parsel sayılı taşınmazın davacı ... lehine kullanıcı şerhi verilen ve kadastro tutanakları itiraza uğramayarak kesinleşen 1 07... ve 71 parsel sayılı taşınmazların arasında kalan bir konumda olduğu, keşif mahallinde alınan beyanlar, taşınmazın mevcut durumu ve bilirkişi raporları birlikte değerlendirildiğinde, davacının fındık yetiştirmek suretiyle dava konusu taşınmazı 2011 tarihi ve çok öncesinden beri sahiplendiğine kanaat getirildiği, Hazine ve ... aleyhine açılan asıl davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği, davalı ... vekilinin davaya cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında açıkça davanın reddini savunmuş olduğu, davalı Hazinenin yargılama giderlerinden sorumlu tutulması gerektiği, birleşen dava dosyası yönünden Orman İdaresinin 3402 sayılı Kanuna eklenen Ek-4. maddesine dayalı olarak açılan davada malik veya lehine kullanım şerhi verilmiş kimselerden olmaması sebebiyle birleşen davanın pasif husumet dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinin gerektiği" gerekçesiyle Hazine ve ... aleyhine açılan asıl davanın kabulüne, ... aleyhine açılan birleşen davanın pasif husumet yokluğundan reddine, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 1 07... parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağında belirtilen vasıf ve yüzölçümü ile Hazine adına tespit gibi tapuya tesciline, taşınmazın beyanlar hanesindeki şerhlerin iptaline ve "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırı dışına çıkarıldığı, parselin 31.12.2011 tarihinden önce olmak sureti ile ... ve ... oğlu ...'nın kullanımında olduğu" şerhlerinin yazılmasına karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' yapılan keşif, elde edilen beyanlar ve bilirkişi raporlarına göre; İlk Derece Mahkemesinin isabetli şekilde kabulünde geçtiği üzere davacının tespit tarihinde taşınmazı ekonomik amaçla kullanmakta olduğu, davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde ve aşamalardaki beyanlarında açıkça davanın reddini savunduğundan kanuni hasım konumunda bulunmadığı, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, istinaf edenin sıfatına ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin tartışılması sonucundaki maddi olay ve hukuki değerlendirme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kanuni hasım olduğundan aleyhine yargılama giderine hükmedilemeyeceğini, temyiz masrafı dahil tüm yargılama giderlerinin davacı ... diğer davalıdan tahsiline karar verilmesini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5630, K. 2026/4122, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5630-e-2026-4122-k-329094351f0a