Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5676 E. 2026/4115 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5676
Karar No
2026/4115
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1864 E., 2025/1288 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Düzce Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2021/36 E., 2023/77 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Düzce ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda 3/4 hisse ile davacı adına kayıtlı bulunan eski 1 19... parsel sayılı 23.906,14 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 23.107,21 metrekare yüzölçümlü olarak; davalı ... adına tapuya kayıtlı bulunan eski 1 19... parsel sayılı 9.492,45 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, aynı ada ve parsel numarasıyla ve 9.327,45 metrekare olarak tespit edilmiştir. 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkiline ait 1 19... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ve bu eksikliğin yol olarak bırakılan kısımdan ve komşu parselden kaynaklandığını ileri sürerek, yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kadastro Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; husumetin itiraz edenin taşınmazları aleyhine yapılan tespit sonucunda, yüzölçümü artan ya da lehine ortak sınır değiştirilen taşınmazların maliklerine yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili kurumun hataya mahal vermeyecek şekilde gerekli çalışmaları yaptığını, davanın açılmasında idarenin herhangi bir kusuru bulunmadığını, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''teknik bilirkişi heyeti tarafından tanzim edilen 10.12.2022 havale tarihli bilirkişi raporunda 1 19... parsel sayılı taşınmazın kuzey ve kuzey batı sınırlarının 1 30... parsel numaralı orman vasıflı taşınmaza hudut olduğu, bu sınırların güncelleme kadastrosunda geçerli (pafta ve teknik belge) nitelikte değerlendirildiği ve bu sınırlarda bir hata olmadığı, 1 19... parsel sayılı taşınmazın güney hududunda 1 19... parsel numaralı taşınmaz ile sınırının güncelleme kadastrosunda sabit nitelikte alındığı, zeminde fiilen tel çit olduğu ve davacıların bu sınıra herhangi bir itirazlarının bulunmadığı, 1 19... parsel numaralı taşınmazın batı hududunun güney kısmının 1 19... parselle komşu olduğu, bu sınırda fiilen tel çit bulunduğu, bu tel çitin eski tarihli hava fotoğrafları ile uyumlu olduğu, mahalli bilirkişilerin zeminde gösterdikleri eski orman yolu olarak nitelendirilen kısma ilişkin ise hava fotoğraflarında herhangi bir bulguya rastlanmadığı, 1 19... parsel sayılı taşınmazın doğu hududunun kadastral yol olduğu, zeminde mevcut fiili yolun bu taşınmazın içerisinde kaldığı ve krokide kırmızı renkli hat ile çizilen 5-235-234 ... numaralı noktaları izleyen hattın eski kadastral yol sınırı olduğu ve taşınmazın bu hattan itibaren sınırlandırılması gerektiği kanaati oluştuğu, 1 19... parsel numaralı taşınmazın tapu yüzölçümünün 9.327.45 metrekare olduğu, krokide (119/8 B) ile gösterilen kısmın 435,60 metrekare yüzölçümünde olduğu, krokide (119/yol) ile gösterilen kısmın 311,07 metrekare olduğu, davacı tarafa bilirkişi raporunda eksilmenin kaynağı olarak belirtilen yol kısmına yönelik Hazine ve Köy Tüzel Kişiliği, 1 19... parsel sayılı taşınmazın maliki ...'i davaya dahil etmek üzere süre ve imkan tanındığı, davacı tarafça dahili dava dilekçesi sunulduğu, davalılara tebligat çıkartıldığı, bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğu'' gerekçesiyle davalı Kadastro Müdürlüğü yönünden davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne, taşınmazların uygulama tespitlerinin iptaline, bilirkişi raporunda (B) harfiyle gösterilen 435,60 metrekarelik kısmın 1 19... numaralı parselden çıkarılmasına ve bu parselin 8.891,85 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline, (119/yol) olarak gösterilen kısmın yol alanından çıkartılmasına, (119/yol) ile gösterilen 311,07 metrekarelik kısmın ve (B) harfiyle gösterilen 435,60 metrekarelik kısmın 1 19... numaralı parsele eklenmesine ve bu parselin 23,853,88 metrekare yüzölçümü ile tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "uygulama kadastrosunun Kadastro Haritalarının Yeniden Düzenlenmesi ve Tapu Sicilindeki Gerekli Düzeltmelerin Yapılmasında Uygulanacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığı, istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin tartışılması sonucundaki maddi olay ve hukuki değerlendirme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Hazinenin hak ve menfaatlerini kısıtlayıcı kararın kaldırılarak dosyanın yeniden değerlendirilmesini talep ettiklerini, taşınmazın yol vasfının sona erdirilmesi hususunda kamu yararı olup olmadığı durumunun araştırılması gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığına ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5676, K. 2026/4115, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5676-e-2026-4115-k-d8dd722c18a8