Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi

Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5549 E. 2026/4114 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
8. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5549
Karar No
2026/4114
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Van Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1153 E., 2025/873 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Van Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/95 E., 2023/98 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Van ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosu sırasında, tapuda davacı adına kayıtlı bulunan eski 675 parsel sayılı ve 36.350,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz, yeni 1 02... parsel numarasıyla ve 32.366,92 m² yüzölçümlü olarak tespit edilmiştir 2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uygulama kadastrosu sırasında müvekkili olan davacıya ait 1 02... parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün eksik belirlendiğini ileri sürerek, söz konusu yüzölçümü eksikliğinin giderilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ..., cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''dava konusu taşınmazın tesis kadastro paftasında taşınmazın üçgen şeklinde olup taşınmazın batısında 1 02... parsel, doğu, kuzey ve güneyinde ise yolun bulunduğu, taşınmazın tesis kadastro paftası ile yenileme kadastro paftası çakıştırıldığında yenileme kadastro çalışmalarında güneydoğu ve doğu sınırı hariç güneybatı, batı, kuzey sınırlarında tesis paftasına aynen uyulduğu, hava fotoğrafları ile ortofoto haritalarında davacıya ait taşınmazın zemin durumunda, 1958 yılı ortofoto haritasında taşınmazın sürülü olmadığı, taşınmazın kuzeyinde tesis paftasında bulunan arazi yolunun zeminde mevcut olmadığı, taşınmazın kuzey sınırının belirgin olmadığı, taşınmazın doğu sınırının kuzeyden gelen yolun zeminde mevcut olmaması nedeniyle belirgin olmadığı, taşınmazın batı sınırının sürülü olmaması nedeniyle belirgin olmadığı, taşınmazın güney sınırının yol sınırı ile belirgin olduğu, taşınmazın güneybatı kısmındaki yol sınırı ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, taşınmazın güneydoğusundaki yol sınırı ile yenileme paftasının uyumlu olduğu, tesis paftasının uyumlu olmadığı, bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen sınırın tesis paftasında davacıya ait 1 02... parsel sınırları içerisinde kalmasına rağmen yenileme paftasında 1 04... parsel sınırlarında kaldığı, (A) harfiyle gösterilen alanın bu parselle bütünlük oluşturduğu, taşınmazın doğu sınırının belirgin olmadığı, 1988 yılı ortofoto haritası ile hava fotoğrafı haritasında taşınmazın sürülü olduğu, taşınmazın kuzey sınırının benge ve sürüm izleri ile belirgin olduğu, sürüm izleri ve benge ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, taşınmazın doğu sınırının komşu 1 03... parsel ile birlikte sürülü olmasından dolayı belirgin olmadığı, taşınmazın batı sınırının sürüm izleri ile belirgin olduğu, sürüm izleri ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, taşınmazın güney sınırının yol sınırı ile belirgin olduğu, taşınmazın güneybatı kısmındaki yol sınırı ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, taşınmazın güneydoğusundaki yol sınırı ile yenileme paftasının uyumlu olduğu, tesis paftasının uyumlu olmadığı, bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen sınırın tesis paftasında davacıya ait 1 02... parsel sınırları içerisinde kalmasına rağmen yenileme paftasında 1 04... parsel sınırlarında kaldığı, (A) harfiyle gösterilen alanın bu parselle bütünlük oluşturduğu, taşınmazın güncel ortofoto haritasında taşınmazın sürülü olduğu, taşınmazın kuzey sınırının arazi yolu ile belirgin olduğu, arazi yolu sınırı ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, taşınmazın doğu sınırının yol sınırı ile belirgin olduğu, yol sınırının tesis ve yenileme paftası ile birlikte uyumlu olduğu, taşınmazın batı sınırının benge ile belirgin olduğu, benge sınırı tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, taşınmazın güney sınırının yol sınırı ile belirgin olduğu, taşınmazın güneybatı kısmındaki yol sınırı ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, taşınmazın güneydoğusundaki yol sınırı ile yenileme paftasının uyumlu olduğu, tesis paftasının uyumlu olmadığı, bilirkişi raporunda (A) harfiyle gösterilen sınırın tesis paftasında davacıya ait 1 02... parsel sınırları içerisinde kalmasına rağmen yenileme paftasında 1 04... parsel sınırlarında kaldığı, (A) harfiyle gösterilen alanın bu parselle bütünlük oluşturduğu tespit edildiği, hava fotoğrafları ile ortofoto haritalarında taşınmazın kuzey, doğu ve batı sınırların 1958 yılında belirgin olmayıp 1988 yılı itibarıyla bir belirginleşmiş olduğu, taşınmazın doğu, batı ve kuzey sınırlarında tesis paftasında herhangi bir hata tespit edilemediği, tesis pafta sınırı değişebilir sınır vasfında olup yenileme kadastro çalışmalarında da taşınmazın doğu, batı ve kuzey sınırlarına aynen uyulduğundan bu sınırlarda gerek tesis gerekse de yenileme paftasında herhangi bir hata yapılmadığı, 1988 yılı ve güncel ortofoto haritasında taşınmazın batı sınırındaki sürüm izi ve benge ile tesis ve yenileme paftasının da birlikte uyumlu olduğu, taşınmazın kuzey sınırındaki yol sınırı ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, güncel ortofoto haritasında doğu sınırdaki yol ile tesis ve yenileme paftasının birlikte uyumlu olduğu, zemindeki belirgin sınırları ile tesis ve yenileme paftası birlikte uyumlu olduğundan taşınmazın doğu, batı ve kuzey sınırında gerek tesis gerekse de yenileme paftasında herhangi bir hata bulunmadığı, taşınmazın güney sınırının 1958 yılında beri kadim yol sınırı ile belirgin olduğu, yol sınırının zeminde zamanla değişiklik göstermeyip sürekli yenileme paftası ile uyumlu olduğu, taşınmazın güneyindeki yol sınırının sabit sınır vasfında olduğu, sabit sınır vasfındaki yol sınırıyla taşınmazın güneybatı sınırının sürekli uyumlu olduğu, herhangi bir hata yapılmadığı, kadim yol sınırına taşınmazın güneydoğu sınırında uyulmadığından tesis kadastro paftasında sınırlandırma hatası yapıldığı, yenileme paftasında kadim yol sınırına aynen uyularak tesis paftasındaki sınırlandırma hatasının giderildiği, taşınmazın tesis paftasının fotogrametrik yöntemle üretilmiş olup toprak tevzi pafta haritası fotogrametrik pafta üzerine çizildiği, taşınmazın tesis kadastro paftasında taşınmazın kuzeydoğusunda gerçekte zemin durumunu yansıtan yol sınırı fotogrametrik pafta da (*) yıldız işareti atılmak suretiyle iptal edildiği, toprak tevzi paftasındaki zeminle uyumlu olmayan yol sınırı tesis paftasına çizildiği, taşınmazın tesis kadastrosuna göre çok önce tarihte yapılan aynı zamanda kadastro tespit tarihi itibarıyla zemini yansıtmayan toprak tevzi pafta haritasının tesis kadastrosuna esas alınmasın hatalı olduğu, yenileme çalışmalarında tesis paftasındaki sınırlandırma hataları giderildiği, taşınmazın tesis kadastro paftasındaki hesap hatasında, taşınmazın alan hesabı planimetre cihazı ile yapılmış olup davacıya ait taşınmazın sayısal alanı 36.462,99 m² olmasına rağmen planimetre ile yapılan yüzölçüm hesabında planimetre cihazının hassasiyetinden kaynaklı kaba hesap hatası sonucu taşınmazın yüzölçümü 36.350,00 m² olarak hesaplanarak taşınmaz tapuya kayıt ve tescil edildiği, taşınmazın tesis kadastro paftasının sayısal alanı 36.462,99 m² olmasına rağmen tesis kadastro çalışmalarında taşınmaza eksik -112,99 m² verilerek tesis kadastrosunda hesap hatası yapıldığı, taşınmazın yenileme kadastrosu sonucu oluşan alanı ile taşınmazın tesis kadastrosunun sayısal alanı arasındaki farkın taşınmazın tesis kadastro paftasında güneydoğu sınırında yapılan sınırlandırma hatasından kaynaklandığı, taşınmazın güneydoğu sınırında tesis kadastro paftasında yapılan sınırlandırma hatasının yenileme çalışmalarında giderildiği, yenileme çalışmalarında davacının güncel olarak zeminde kullandığı alanın aynen verildiği, yenileme kadastro çalışmalarının usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı'' gerekçesiyle davanın reddi ile 1 02... parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastro çalışması ve ekleri gibi tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...uygulama kadastrosu çalışmalarının Kadastro Güncelleme Yönetmelik hükümlerine uygun olarak yapıldığı, taşınmazın güneydoğu sınırında tesis kadastro paftasında yapılan sınırlandırma hatasının yenileme çalışmalarında giderildiği, yenileme çalışmalarında davacının güncel olarak zeminde kullandığı alanın aynen verildiği..." gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ile karar verildiğini, hatalı bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verildiğini, uygulama çalışmaları sırasında taşınmazın güneydoğusunda yol nedeniyle oluşan atıl kısmın, 429 parsel ile bütünleşmiş gibi değerlendirildiğini, bu değerlendirmenin yanlış olduğunu ve mülkiyet hakkını ihlal ettiğini, atıl kısmın yol nedeniyle ana taşınmazdan kopmuş olduğunu, bu kısmın 429 parsel ile sürüm izinin bütünlük göstermesinin mülkiyetin kaybına gerekçe yapılamayacağını, bilirkişi raporlarına itirazların değerlendirilmeden karar verildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kanun'un 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2025/5549, K. 2026/4114, T. 08.06.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-8-hukuk-dairesi-2025-5549-e-2026-4114-k-c3b1787a855f