Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/5534 E. 2026/4123 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5534
- Karar No
- 2026/4123
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1706 E., 2025/1105 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karadeniz Ereğli Kadastro Mahkemesi SAYISI : 2022/16 E., 2023/30 Karar.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Kullanım kadastrosu sırasında, Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 25... parsel sayılı 3.821,72 metrekare yüzölçümündeki taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine "6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, 31.12.2011 tarihinden önce olmak suretiyle 1980 tarihinden beri ... kızı ...'ın kullanımında olduğu, parsel üzerindeki fındık ağaçlarının ... kızı ...'a ait olduğu" şerhi yazılarak tarla vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. 2. Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında bulunan 1 25... ve 35 parsel sayılı taşınmazların yörede yapılan 2/B çalışmalarında davalılar adına tespit gördüğünü, taşınmazların yan yana olup müvekkilinin kullanımında olduğunu ileri sürerek, taşınmazlara ilişkin kadastro tespitlerinin iptali ile müvekkili adına tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı, Hazinenin yasal hasım olduğunu, idareye yüklenecek bir kusur olmadığını, davacının sınırlandırma yapılan bölümde malik olduğu hususunun tespitinde gerekli şartlar oluşmazsa davanın reddine karar verilmesini ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dava dilekçesi ile yapmış olduğu itiraz ve talebinin doğru olduğunu, dava konusu taşınmazın müvekkilinin hissesine isabet eden 1/2'sinin davacıya ait olduğunu, bu hissenin müvekkilli ile hiçbir ilgisinin olmadığını, davayı kabul ettiklerini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile '' keşif mahallinde dinlenen davacı tanıklarının birbirini destekleyen, somut, tutarlı ve ziraat bilirkişisinden alınan raporu doğrular nitelikte olan beyanlarına itibar edilerek dava konusu 1 25... parsel sayılı taşınmazın davacı ... tarafından kullanıldığı kanaatine varıldığı, dava konusu taşınmaz yönünden davanın kabulüne karar verildiği, davacı adına kullanım şerhi verildiği, dava konusu 1 25... parsel sayılı taşınmazda davacı tanığı ...'ın 25 yıldır . ...'a kira ödeyerek dava konusu taşınmazda hayvanlarını otlattığını beyan ettiği, davacı tanığı ...'ın amcasının,...'ın isteği üzerine iki kere dava konusu taşınmazı temizlediğini beyan ettiği, davacı tanıklarının tutarlı beyanlarına itibar edildiği, davacı ...'in iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle reddine karar verildiği'' gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 1 25... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davanın reddine, 1 25... parsel sayılı taşınmaz ile ilgili davanın kabulüne, dava konusu Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tesciline, dava konusu Zonguldak ili ... ilçesi ... köyü 1 25... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile, 1 25... parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitindeki niteliği ile Hazine adına tesciline, tutanağın beyanlar hanesine "6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı, parselin ...'in kullanımında olduğu" şerhinin eklenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ''yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği, hükmün davacı vekili tarafından 1 25... parsel sayılı taşınmaz bakımından istinaf edildiği, yapılan keşif, elde edilen beyanlara, kararın dayandığı gerekçeye göre davanın ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesince varılan sonucun usul ve kanuna uygun olduğu, istinaf edenin sıfatına ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, kanuna uygun gerektirici nedenlere, delillerin tartışılması sonucundaki maddi olay ve hukuki değerlendirme sonucunda İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesinde usul ve kanuna aykırılık bulunmadığı'' gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararı sadece 1 25... parsel sayılı taşınmaz yönünden temyiz ettiklerini, keşfe katılan mahalli bilirkişilerin dava konusu 1 25... parsele ilişkin görgüye dayalı bilgileri olmadığını, başka köyden seçilen bilirkişiler olduğunu, bilirkişilerin beyanları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesinin usule aykırı olduğunu, sadece ... isimli mahalli bilirkişiye arazi ile anlaşmazlıktan kaynaklanan husumet bulunduğundan itiraz edildiğini, ancak tüm bilirkişi listesi değiştirilerek dava konusu taşınmazı bilmeyen bilirkişiler aracılığıyla keşif yapıldığını, görgüye dayalı bilgisi olmayan duyuma dayalı beyanların dikkate alındığını, mahalli bilirkişilerin bilmediklerini ve duyduklarını ifade ettiğini, davada taraf olmayan ... isminde bir aileden bahsettiklerini, bu aileyi de bilmediklerini beyan ettiklerini, davacının taşınmazı fındık ağacı dikerek kullandığını, davacı tanıklarının bu hususu doğruladığını, 17.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda taşınmazın tarla vasfında olduğunu, üzerinde çalılık ve 6 ocak fındık ağacı (yaklaşık 40-50 adet) bulunduğunun belirlendiğini, fındık ocaklarının 4 tanesinin 6 yaşında, 2 tanesinin takriben 3-4 yaşında olduğunun tespit edildiğini, kalan kısmının ise işlenmeyerek boş bırakıldığının yazıldığını, fındık ağaçlarının dava tarihinden önce dikildiğinin ziraat bilirkişi raporuyla belirlendiğini, davacının diktiği fındık ağaçları dışında arsanın çalılıklı kaplı olduğunu ve davalılar tarafından kullanılmadığını, davalıların 6 yıldır dikili olan fındık ağaçlarına ve davacının kullanımına itiraz etmediğini, ağaçların sökülmediğini, davalının parseli kullandığı yönünde hiçbir emare görülmediğini, müvekkilinin yıllardır diktiği fındık ağaçlarından mahsul elde ettiği de değerlendirilerek taşınmazın müvekkilinin kullanımında olduğunu, davalıların taşınmazı kullanmadığını, taşınmazın çalılık olduğunu, keşifte dinlenen tanıkların soyut beyanlarıyla davalıların 1 25... parseli kiraladığı yönünde çıkarım yapılmasının hatalı olduğunu, tanık ... 25 yıldır davalı ... 'a kira ödediğini ve 1 25... parselin kendisine ait olduğunu beyan ettiğini, İlk Derece Mahkemesince tanık beyanlarını destekler nitelikte para alışverişini gösterir hiçbir delil toplanmadığını, kira akdi kurulmasına yönelik sözleşme ve ödemeye dair dekont sunulmadığını, bu parsele yönelik su aboneliği gibi aboneliklerin kime ait olduğunun araştırılmadığını, soyut tanık beyanlarına dayalı karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı hususuna ilişkindir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.