Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/4533 E. 2026/84 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4533
- Karar No
- 2026/84
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1180 E., 2024/1210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/496 E., 2023/147 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.09.2024 tarihli ek kararı davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından duruşmalı olarak, davacı-karşı davalı ... ve arkadaşları vekili ve davalı Hazine vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; Bölge Adliye Mahkemesince davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş, işbu ek kararın davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 17.06.2025 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü, temyiz eden davalı Hazine vekili Avukat ... ile karşı taraftan davalı-karşı davacı ... İdaresi vekili Avukat ...'ın katılımıyla duruşmaya başlanarak temyiz isteğinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan ve hazır bulunanların sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek; dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların murisi, Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan 3 75... parsel sayılı 40.400 m² yüzölçümündeki taşınmazı, üzerinde hiçbir kısıtlayıcı kayıt olmadan 12.07.1977 tarihinde, tapuda satın ve devir aldığını, bilahare uzun yıllar sonra taşınmazın kaydına orman şerhi konulduğunu, davacılar, taşınmazdaki orman şerhinden haberdar olur olmaz bu şerhin iptali için ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/438 Esas ve 2015/123 Karar sayılı dosyası üzerinden dava açtığını ancak davalarının reddedilerek 18.03.2019 tarihinde Yargıtay tarafından onandığını, bahse konu karar içeriği ile davacıların mülkiyet hakkının ihlal edildiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazın şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminatın, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tüm yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı Hazine ile Orman İdaresinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara hisseleri oranında ödenmesini talep etmiştir. 2. Davacı ... ve arkadaşları vekili 10.03.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 7.613.574 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı karşı davacı ... İdaresi vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; asıl dava bakımından davacı karşı davalının davasının hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolmuş olması nedeniyle reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karşı davanın kabulü ile dava konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kalan kısmının tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın ... ile birlikte ... ve ... Bakanlığına karşı açılması gerektiğini, davanın zamanaşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, ormanların özel mülkiyete konu olamayacağından davacıların tazminat hakkının da olmadığını, tazminat talebinin yasal dayanağının olmadığını, Mahkeme aksi kanaatte ise dava tarihinden faiz talep edilemeyeceğini, taşınmazın orman vasfında olması nedeni ile tazminat miktarından indirim yapılması gerektiğini ileri sürerek, davanın öncelikle usulden, aksi halde ise esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 1007. maddesi uyarınca tapu sicilinin yanlış tutulması nedeni ile zararın oluştuğu ve bu zarardan Hazinenin sorumlu olduğu, taşınmazın orman içinde kalan kısmının tapusunun iptalinin gerektiği açıklanarak ...'ne karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı ... için 1.903.393,62 TL ve davacı ... için 5.710.180,87 TL olmak üzere toplamda 7.613.574,49 TL tazminatın dava tarihi olan 25.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılar ... ve ...'e verilmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde varsa haciz, intifa, ipotek vb. mükellefiyetlerin hüküm altına alınan tazminat bedeline yansıtılmasına, dava konusu olan Kocaeli ili ... ilçesi ... Mahallesi 14 21... parsel (eski 3 75... parsel) sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişisi ...'ın 06.12.2021 tarihli fen raporu ve 07.12.2021 tarihli orman bilirkişisi raporunda orman alanında kaldığı gösterilen 21.773,13 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile üzerindeki tüm takyidatlardan ari şekilde "orman" vasfıyla Hazine adına tesciline, orman sınırları dışında kaldığı anlaşılan geçit hakkının tescil kararına konu alan dışındaki kısım açısından korunmasına karar verilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... ve arkadaşları ve davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın tapu kaydı üzerine orman şerhi konulmuş olduğuna göre davacıların davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğu, tapu sicilinin tutulmasından Devlet sorumlu olup Hazineye husumet yöneltilmesinin doğru olduğu, davanın tabi olduğu 10 yıllık zamanaşımı süresi zararın doğması yani tapunun iptali ile başlayacağı, dolayısıyla zamanaşımı da söz konusu olmadığı, taşınmazın niteliği dava tarihine göre tespit edilmiş olduğundan dava tarihinden itibaren faiz işletilmesinin yerinde olduğu, taşınmazın arsa niteliğinde olduğu benimsenerek ve emsal karşılaştırması yapılarak değerinin belirlenmesinde isabetsizlik olmadığı, ancak taşınmazın 20.11.2022 tarihli harita mühendisi bilirkişisi ... tarafından düzenlenen raporda 21.753,07 m²lik kısmı orman alanında kaldığı ve bu miktar üzerinden teknik bilirkişilerce düzenlenen ek rapora göre tazminat verilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince 21.773,13 m²lik kısmının tapusunun iptaline karar verilmesi hatalı bulunduğundan davacı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf itirazı yerinde olduğu açıklanarak davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/1-b-2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, asıl davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, Orman İdaresine karşı açılan davanın pasif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine, Hazine aleyhine açılan davanın kabulüne, davacı ... için 1.903.393,62 TL ve davacı ... için 5.710.180,87 TL olmak üzere toplamda 7.613.574,49 TL tazminatın dava tarihi olan 25.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Hazineden alınarak davacılar ... ve ...'e verilmesine, dava konusu taşınmazın tapu kaydı üzerinde varsa haciz, intifa, ipotek vb. mükellefiyetlerin hüküm altına alınan tazminat bedeline yansıtılmasına, karşı davanın kabulüne, dava konusu 14 21... parsel (eski 3 75... parsel) sayılı taşınmazın harita mühendisi bilirkişise ...'ın 20.11.2022 tarihli fen raporu ve 07.12.2021 tarihli orman bilirkişisi raporunda orman alanında kaldığı gösterilen 21.753,07 m²lik kısmının tapu kaydının iptali ile üzerindeki tüm takyidatlardan ari şekilde "orman" vasfıyla Hazine adına tesciline, orman sınırları dışında kaldığı anlaşılan geçit hakkının tescil kararına konu alan dışındaki kısım açısından korunmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin 03.09.2024 tarihli ek kararı ile davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı-karşı davalı ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin emsal taşınmazlara göre düşük olduğunu, emsal olarak sundukları satışın değerlendirildiğini, orman olduğundan bahisle tapu kaydı iptal edilen sahanın ölçümü ve orman değerlendirmesinin hatalı olduğunu, her iki davalının da (Orman İdaresinin de) tazminat bedelinden müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğu ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı karşı davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerinde eski tarihli geçit hakkı olması nedeniyle davayı orman sınırları açısından etkilemesi bakımından geçit hakkına konu alanın orman sınırları içinde kalıp kalmadığının belirlenmesi maksadıyla 29.09.2022 tarihli duruşmada fen bilirkişisinden ek rapor alınmasının kararlaştırıldığını, ne var ki sayın bilirkişi rapora küçük bir not ekleyip bir takım beyanlar ile yerin orman sınırları açısından yeni bir m² belirttiği, bu rakam önceki rapor ve orman kadastro haritalarına göre hesaplanan tutar olan 21.773,13 m² daha düşük 21.753,02 m² olarak belirtildiğini, dosyada daha önce orman mühendisi bilirkişinin de bulunduğu heyet tarafından dosyaya sunulan orman kadastro haritaları ile uyum halinde olan ve taraflarca kabul görüp kesinleşmiş raporun ufak bir notla değiştirilmesinin mümkün olmadığını, Anayasanın 169. maddesine göre orman alanları daraltılamayacağına göre taşınmaz üzerinde nasıl bir çalışma olursa olsun kesinleşmiş orman kadastrosu alanının korunması gerektiğini, önceden verilip kesinleşmiş orman mühendisi bilirkişinin de yer aldığı 06.12.20 21... .12.2021 tarihli raporlarda her şey koordinatları ile belirlenip tespit edildiği ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 3. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; taşınmaz üzerine konulan şerhin İdare (Orman Genel Müdürlüğü) tarafından konulmuş olup idari işlemden kaynaklanan davacının tazminat talebinin de İdari yargıda görülmesi gerektiğini, alacak miktarının tamamına dava tarihinden faiz hükmedilmesinin doğru olmadığını, dava konusu tazminatın zamanaşımına uğradığını, şerhin konulmasının üzerinden 10 yıl geçtikten sonra tazminat davası açıldığını, Hazine açısından husumetten ret kararı verilmesi gerektiğini, tapu sicilinin tutulmasından kaynaklanan bir zararın oluşmadığını, bu sebeple Hazinenin sorumlu olamayacağını, tazminat bedelinin yüksek olduğunu ileri sürerek, hükmün bozulmasına karar verilmesini talep etmiş; ek karara karşı sunduğu temyiz dilekçesinde, Bölge Adliye Mahkemesi kararının tebliğe çıkarıldığı vekilin görev süresinin o tarihte sona erdiğini, 01.01.2024 tarihinden itibaren ... Adliyesi'ndeki dava ve icra takibi işleriyle Hazine Avukatı ...'ın geçici olarak görevlendirildiğini bu nedenle tebliğin usulsüz olduğu ve temyiz süresinin geçmediğini ileri sürerek, ek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescil ve 4721 sayılı Kanun'un 1007. maddesine dayalı tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 361. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz dilekçesinin süresinden sonra verilmesi hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen karar, Hazine vekili Avukat ... adına çıkarılmış ise de; Dairemizin geri çevirme kararı üzerine Muhakemat Müdürlüğü tarafından gönderilen yazıda kararın tebliğ edildiği 04.07.2024 tarihinde Avukat ... 'in görev süresinin dolduğu, 01.01.2024 tarihinden geçerli olmak üzere Avukat ...'ın Hazine vekili olarak görevlendirildiği bildirilmiş olmakla; Hazine Avukatı ... adına çıkarılan Bölge Adliye Mahkemesi kararı tebliğinin usulsüz olduğu, dolayısıyla; Hazine vekili Avukat ...'ın temyiz dilekçesinin yasal süresi içinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince verilen ek kararın kaldırılarak esasa yönelik kararın incelenmesine geçildi. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı ... ve arkadaşları vekili, davalı karşı davacı ... İdaresi vekili ve davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 03.09.2024 tarihli ek kararının kaldırılarak 12.06.2024 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, Duruşmalı yapılan temyiz incelemesi nedeni ile taraflara vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Harçtan muaf olduğundan Hazine ve 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacı-karşı davalıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.