Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/719 E. 2026/1541 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/719
- Karar No
- 2026/1541
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/719 KARAR NO : 2026/1541
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2023 NUMARASI : 2019/414 Esas 2023/35 Karar DAVANIN KONUSU : ALACAK BAM KARAR TARİHİ : 23/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 23/06/2026
Taraflar vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ile davalı taraf arasında 01.02.2016 tarihinde “Yemek İkmal Sözleşmesi” imzalandığını, 08.06.2016 tarihli ek rapor uyarınca sözleşme süresinin 31.01.2019 tarihine kadar uzatıldığını, müvekkilinin ekteki protokol uyarınca 20.12.2018 tarihinde Fethiye 7.Noterliği 14219 Yevmiye Numaralı 20.12.2018 tarihli ihtarname ile “sözleşmenin fesih olunacağı ve yenilenmeyeceği, sözleşme gereği davalı yeddin de bulunan ekipmanların ve ... 27.07.2017 tarihli 33279 numaralı 20.000,00 TL bedelli teminat mektubunun sözleşme fesih tarihinde iadesi” konusunda davalıyı ihtar ettiğini, müvekkilinin sözleşmenin bitim tarihine kadar sözleşmeden doğan sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiği halde davalı tarafın sözleşmeyi 12.maddeyi gerekçe göstererek Karşıyaka 5.Noterliği 31.12.2018 tarih 40561 yevmiye numaralı ihtarname ile fesh ettiğini, ayrıca sözleşmenin 9.1. maddesi gereği 19.12.2018 tarihinde gelen yemeğin uygunsuzluğu nedeniyle %25 ceza bedeli 259.875 TL KDV kadar borçlu bulunduğu, 19/31 Aralık tarihleri arasında da yemeğin uygunsuzluğu nedeniyle dışarıdan yemek temin edildiği ve yemek temini için ödenen 23.901,00 TL”nin ödenmesini talep ettiğini, bu hususların gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin davalı yana iki senedir yemek temini sağladığını, haricen edinilen bilgilere göre davalı yana başka bir yemek firması tarafından müvekkili ile anlaşılan fiyatın altında teklif verildiği ve davalı yanın sözleşmeyi haklı nedenlerle fesh etmenin ve teminat mektubunu irat kaydetmenin yollarını aradığını, kötü niyetli olarak gerçeği yansıtmayan tutanaklar düzenlediğini, sözleşmenin 12. maddesinden anlaşılacağı üzere davalı tarafın hiçbir haklı gerekçe sunmadan sözleşmeyi istediği zaman haksız olacak şekilde fesh etmek üzere sözleşme akdettiği ve teminat mektubunu tahsil edebilmek amacıyla gerçeğe aykırı ithamlarla sözleşmeyi fesh etme amacı güttüğünü, haklı sebebi olmayan davalı tarafın sözleşmeyi fesh etme yetkisi bulunmadığını zira dayanak gösterilen sözleşme maddesinin emredici hukuk kurallarına aykırılık teşkil ettiğini, iş bu sözleşme maddesinin geçersiz olduğunu, teminat mektubunun tedbiren iadesine karar verilmesini, sözleşmenin 9. maddesinde cezaların düzenlenmiş olduğunu, 9.1 de yemeklerde uygunsuzluk durumunda davalı yanın %25 eksik ödeme yapacağı, 9.2 de yemeklerin uygun bulunmaması durumunda dışardan temin edilen yemek bedellerinin müvekkili şirket tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, fakat davalı yanın bu hükümlere dayanarak gerçeği yansıtmayan tutanaklar düzenleyerek ödeme yapmaktan kaçındığı ve müvekkilini borçlu duruma düşürmeye çalıştığını, tutanakları sözleşmenin 8. maddesine dayanak olarak kullanmak isteyip teminat mektubunun iadesinden kaçındığını, müvekkilinin bölgede birçok firmaya yemek sağladığını, hiçbir firma ile kalite ve hizmet konusunda sıkıntı yaşamadığını, yemeklerin davalı yana teslim edildiği ve herhangi bir şikayetle karşılaşılmadığına dair tanıkları bulunduğunu, davalı yanın 14.01.2019, 31.12.2018 tarihli ihtarnamelerindeki iddialarının yasal dayanağı bulunmadığından iş bu sözleşmenin feshini haksız olduğunu, sözleşmenin sona erme tarihine kadar ek protokol gereği davalı yan tarafından müvekkili şirkete Aralık ayı için ödenmesi gereken 57.552,07 TL'nin ödenmediği ve düzenlenen faturaya haksız olarak itiraz edildiğini, belirterek davanın kabulü ile davalı tarafça sözleşmenin haksız olarak feshi nedeniyle ödenmeyen 57.552,07 TL tutarındaki fatura bedelinin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili, müvekkiline ait olan ve davalı yeddinde bulunan eşyaların iadesi aksi durumda eşya bedeli 28.530,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ve .... 27.07.2017 tarihli 33279 numaralı 20.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesini, teminat mektubunun ödenmemesi amacıyla tedbir kararı verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacının her ne kadar sözleşme gereğini yerine getirdiğini ve alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de bu hususların gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında Yemek İkmal sözleşmesi imzalandığını, Davacı şirketçe gönderilen yemeklerin kalitesinin 2018 yılı sonlarında giderek düştüğünü, kabul edilemeyecek duruma geldiğini, hijyen yönünden ihmaller başladığı ve özensizliğin süreklilik arz etmeye başladığını, bu sebeplerle müvekkili tarafından Karşıyaka 5.Noterliği 31.12.2018 tarih 40561 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin fesh edildiğini, aynı ihtarnamede Aralık ayının 2.haftasından itibaren gönderilen yemeklerin uygun olmaması nedeniyle 19/31 Aralık arasında dışarıdan yemek temin edilmek zorunda kalındığını, yemek temini için 23.901,40 TL+KDV ödeme yapıldığını, sözleşmenin 9.2. maddesi gereği bu tutarı da davalı tarafından ödenmesi gerektiğinin bildirildiğini, ihtarnâmeye rağmen davacı şirketin 31.12.2018 tarihli 57.552,07 TL tutarlı e-fatura düzenleyerek müvekkili şirkete tebliği ettiğini, bu kez davalıya Karşıyaka 5.Noterliği 14.01.2019 tarih 40561 yevmiye numaralı ihtarnamesi önceden belirtilen nedenlerle gönderilen yemeklerin bir kısmının kabul edilmeyerek telim alınmadığı ve bu hususun da davacıya bildirildiğinin ifade edildiğini, ayrıca sözü edilen e-faturanın 22.758,89 TL kısmına itiraz edildiği, 34.793,17 TL kısmının ise kabul edilerek ödendiğini, son dönemde gönderilen yemeklerin kalitesinin düştüğü ve kabul edilemeyecek duruma geldiği, hijyen kurallarına uyulmadığının davacı tarafından da bilindiğini, bu husustaki tutanakların dilekçe ekinde sunulduğunu, bu sebeplerle yemeklerin çalışanlara sunulamadığı ve zorunlu olarak farklı yemek sipariş edilmesi gerektiğini, sözleşmenin 3.1.10 md ve 3.1.12. maddesinde davacının gerekli özeni göstermesi ve kurallara uyması tanımlanmış olmasına rağmen davacının hiçbirine uymadığını, müvekkilinin mağdur olduğu ve davacının edimini doğru bir şekilde yerine getirememesi ile doğal olarak sözleşmenin feshi yoluna gitmek zorunda kaldığını, Sözleşmenin 12. maddesi gereği müvekkilinin sözleşmeyi feshetme yetkisi bulunduğunu, bu maddenin emredici hukuk kurallarına aykırılığı bulunmadığını, yine sözleşmenin 9.2. ve 9.3. maddesinde yemekleri dağıtıma uygun bulunmadığı durumda dışarıdan yemek siparişi verileceği ve fiyat farkı-yemek bedelinin yükleniciye fatura edileceği, yüklenicinin 5 kez cezaya düşmesi durumunda ....'ın sözleşmeyi feshedeceğinin açıklandığını dilekçe ekinde sunulan 36 tutanak ile davacı şirketin yemek kalitesini arttırması beklendiği fakat herhangi bir iyileşme olmadığını, davacının teminat mektubunu iade edilmesi gerektiğini ileri sürdüğünü oysa teminat mektubunun varlık sebebinin sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesine bağlı zararların tazmin edilebilmesinin güvencesi olduğunu, müvekkilinin meydana gelen zararlarını teminat mektubu vasıtasıyla tazmin etme hakkı bulunduğunu, davacının yemek hizmeti kapsamında kullanılan bazı malzemelerin geri verilmediğini ileri sürmüşse de iddianın asılsız olduğunu, sözleşmenin feshiyle birlikte malzemelerin davacıya iade ve teslim amacıyla depoya konduğunu ancak davacı tarafın teslim almak için bugüne kadar herhangi bir girişimde bulunmadığını, müvekkilinin malzemeleri iade etmek istediğini, tüm bu açıklamalar doğrultusunda davacının edimini sözleşmeye uygun ve gerektiği gibi yerine getirmemesi nedeniyle zorunlu olarak sözleşmenin feshedildiği ve davacının taleplerinin haksız olması nedeniyle davanın reddini gerektiğini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi aksine sözleşmenin 9.maddesine istinaden %25 ceza bedeli, dışarıdan temin edilen yemek bedeli ile davacıyla yapılan sözleşme fiyatı arasındaki fiyat farkı ve yemek bedelleri kadar cezai şart tazminatı tutarları kadar alacağı bulunduğunu, bu konuda ilgili haklar saklı olup, bilahare açılacak dava hakkında bilgi verileceğini beyan ederek davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın Taraflar arasındaki 31/01/2017 tarihli sözleşme ve 01/02/2017 tarihli ek protokol ve 08/06/2018 tarihli ek protokol kapsamında davalının sözleşmeyi haksız fesh ettiği iddiası ile 57.552,07 TL lik fatura bedelinin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı yedinde bulunduğu bildirilen davacıya ait eşyanın davacıya iadesi, aksi takdirde eşya bedeli olan 28.530 TL nin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile 27/09/2017 tarihli 33279 nolu ... AŞ'ye ait 20.000 TL bedelli teminat mektubunun davacıya iadesi istemine yönelik olduğu, toplanan deliller alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacı ve davalı taraf arasında 01.02.2016 tarihinde “Yemek İkmal Sözleşmesi” imzalandığı, 08.06.2016 tarihli ek rapor uyarınca sözleşme süresinin 31.01.2019 tarihine kadar uzatıldığı, davacının düzenlenen protokol uyarınca 20.12.2018 tarihinde Fethiye 7.Noterliği 14219 Yevmiye Numaralı 20.12.2018 tarihli ihtarname ile “sözleşmenin fesih olunacağı ve yenilenmeyeceği, sözleşme gereği davalı yeddin de bulunan ekipmanların ve .... 27.07.2017 tarihli 33279 numaralı 20.000,00 TL bedelli teminat mektubunun sözleşme fesih tarihinde iadesi konusunda davalıyı ihtar ettiği, davacının sözleşmenin bitim tarihine kadar sözleşmeden doğan sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiği, buna rağmen davalı tarafın sözleşmeyi 12.maddeyi gerekçe göstererek Karşıyaka 5.Noterliği 31.12.2018 tarih 40561 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fesh ettiği, taraflar arasında 2018 yılı hesap dönemi içerisinde ticari ilişkinin mevcut olduğu, TTK. nın ilgili md. sine göre, ''e-Defter kapsamındaki mükellefler yalnızca yevmiye defteri ve defteri kebiri dijital ortamda tutabilir. Bu yüzden yevmiye ve kebir defterini e-defter olarak tutanlar artık bu defterlerini matbu olarak tutamaz. 1 Sıra Numaralı Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 3.3.2 maddesine göre ,Açılış onayı, hesap döneminin ilk ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını; Kapanış onayı ise hesap döneminin son ayına ilişkin olarak alınan elektronik defter beratını ifade eder'' maddelerine göre e - defter beratlarının süresi içerisinde alındığı, davacı Tarafın Gerek ticari defterleri gerek Gelir idaresine beyan etmiş olduğu Forum BA-BS belgeleri incelenmiş ve 2017 yılı sonu itibariyle 42.142,02 TL Davacının alacak bakiyesinin 2018 yılı hesap dönemine devir ettiği, davacı tarafın 2018 yılı hesap dönemi başından yine 2018 yılı hesap dönemi son ayına kadar ticari ilişkilerinin sürdüğü ve bu ticari ilişkiler kapsamında 658.882,62 TL. Toplam Ticari satışlarının olduğu buna istinaden davalı şirketin 601.330,55 TL davacı şirkete ödeme yaptığı ve kalan borç bakiyesinin 57.552,07 TL olduğu davacı tarafın alacağının olduğu yine davacı tarafın Cari listesi ve ticari defter kayıtlarında görüldüğü, davacı tarafın ticari defter kayıtları, forum BA belgeleri, cari hesap listesinde herhangi bir iade faturası kayıtlarına rastlanmadığı, bilirkişi SMMM .... 'in 21.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda davalı şirketin Ticari defterlerinde bahse konu 24.387,54 TL tutarındaki iade faturaların Davalı şirket kayıtlarında yer aldığı doğrultusunda rapor düzenlemiş ve davalı şirketin 23.213,67 TL davacı şirket .... A.Ş.'e borcunun olduğunun belirtildiği, davacı Tarafın e-defter , BS formu ve cari hesap listesi belgelerinin incelemesi sonucu, Davacı Şirketin davalı şirketten 57.552,07 Türk Lirası alacağının olduğu, davacı şirket ticari defter kayıtlarından tespit edildiği, bilirkişi SMMM ... 'in 21.10.2020 tarihli bilirkişi raporunda belirtilen 24.387,54 TL. tutarındaki iade faturaların, davacı Şirket Ticari defter kayıtlarında olmadığı veya dahil edilmediği anlaşılmakla ve bu nedenle de dava açıldıktan sonra yapılan kısmi ödemenin icra kapak hesabında nazara alınması gerektiği kanaatine varılmakla Davacının davasının kabulüyle 57.552,07 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının davaya konu ettiği eşyalara ilişkin, talimatla alınan 05/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen eşyaların davalı tarafça davacı tarafa iadesine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. '' gerekçesi ile; Davacının davasının kabulüyle 57.552,07 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Davacının davaya konu ettiği eşyalara ilişkin, talimatla alınan 05/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen eşyaların davalı tarafça davacı tarafa iadesine," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde sözleşmenin haksız feshi nedeni ile müvekkili uğramış olduğu 57.552,07 TL tutarındaki fatura bedelinin fesih tarihinden itibaren işleyecek olan faizi ile birlikte tahsili, davalı yedd'inde bulunan müvekkile ait eşyaların iadesini aksi durumda eşyaların bedeli olan 28.530,00 TL'nin sözleşmenin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ve..... 27/09/2017 tarihli 33279 Numaralı 20.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun iadesi talep edildiğini, Mahkemece yapılan yargılama sonucu 16/01/2023 tarihli ilamda davanın kabulüne karar verilmiş ancak işbu dilekçeye esas talebi olan .... 27/09/2017 tarihli 33279 Numaralı 20.000,00 TL tutarlı teminat mektubunun iadesi hakkında bir karar verilmediğini, Mahkemeye HMK md 305/A gereği ek karar verilmesi talebinde bulunulduğunu, mahkemece dava konusu edilen, sözleşme gereği davalıya verilen teminat mektubu hakkında değil de teminat mektubunun para çevrilmemesi için yatırmış olduğu nakit teminatın iadesini talep ediyor gibi düşünülerek talebin reddine karar verildiğini, mahkeme kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda yeniden hüküm kurulmasını talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dosyaya sunulmuş onlarca tutanağın incelenmediğini, usulüne uygun tutulmadığını, davacı defterlerinin, davacı lehine delil kabul edildiğini, bilirkişi raporuna itirazların incelenmediğini, Mahkeme'nin gerekçesi hatalı, yetersiz ve eksik olduğunu, davacının fatura münderacatının doğru olduğunu ispatlayamadığını, davacı'nın eşyaların iadesi talebi haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın, alacaklı değil, müvekkil şirket'e borçlu olduğunu, 18.12.2018 ile 31.12.2018 tarihleri arasındaki yemek ve kumanyalar tamamen ayıplı olduğunu ve müvekkili şirket tarafından teslim alınmadığını, iade edildiğini, müvekkili şirket'in yaptığı kısmi ödeme görmezden gelindiğini, davacının, söz konusu kısmi ödemeyi ticari defterlerine işlemediğini, İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/414 Esas - 2023/35 Karar Sayılı ve 16.01.2023 tarihli kararının ortadan kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Davacı vekilince, sözleşmenin haksız fesih nedeniyle 57.552,07 TL fatura bedelinin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili, müvekkiline ait olan ve davalı yeddinde bulunan eşyaların iadesi aksi durumda eşya bedeli 28.530,00 TL'nin fesih tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ve Akbank 27.07.2017 tarihli 33279 numaralı 20.000,00 TL bedelli teminat mektubunun iadesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilince, malzemeyi iadeye hazır oldukları, taraflar arasında 31/012017 tarihli ... Yemek İkmal Sözleşmesi Başlıklı, yemek tedariki ve servisine ilişkin sözleşme akdedildiği, davalının edimini tam ve eksizsiz olarak yerine getirmediği, ayıplı teslimlerle ilgili tutanaklar tutulduğu, yemeğin başka firmadan getirilmek zorunda kalındığı beyanıyla davanın reddi talep edilmiştir. Mahkemece, Davacının davasının kabulüyle 57.552,07 TL'nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, Davacının davaya konu ettiği eşyalara ilişkin, talimatla alınan 05/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen eşyaların davalı tarafça davacı tarafa iadesine karar verilmiştir. Taraflar arasında 31/012017 tarihli ... Yemek İkmal Sözleşmesi Başlıklı, yemek tedariki ve servisine ilişkin sözleşme akdedildiği, sözleşmenin 12. maddesinde iş bu yemek sözleşmesinin 01/02/2016 tarihinden itibaren 31/01/2017 tarihine kadar geçerli olup taraflarca uygun görülmesi halinde süre bitiminden itibaren fiyatta yazılı olarak yapılacak güncelleme ile uzatılabileceği, .. sözleşme döneminin herhangi bir anında sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu yüklenici firma iki ay önceden yazılı olarak bildirmek koşulu ile sözleşmenin feshini talep edebileceği, ancak bu durumda ...'ın oluşan zararın yüklenici firmanın alacağından veya teminatından tahsil hakkına sahip olduğunun düzenlendiği , 15 Maddesinde iş bu sözleşme gereği ...'a verilen banka teminat mektubunun iadesi sözleşme sonuna kadar teminat mektubunun irat kaydedilmesine bir sebep yok ise SSK kurumundan çalışan çalışılan dilimlerde prim borcunun olmadığına dair alınacak ilişiksiz belgesinin ....'a teslimi halinde yapılabileceği, cezalar başlıklı dokuzuncu maddesinde dağıtılan yemeklerden bir veya birkaçında uygunsuzluk yabancı madde tespiti görsel ve lezzet bozuklukları kokuşma vesaire tespit edilip tutanak tanzim edildiğinde o güne ait yemek bedelleri %25 eksik ödeneceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafça dava dilekçesi ile teminat mektubunun iadesi talep edilmiş, mahkemece bu hususta karar verilmemiş, davacı tarafça eksik hükmün tamamlanması talep edilmiş, mahkemece ihtiyati tedbirin uygulanması ile ilgili alınan teminat olarak hatalı değerlendirme ile talebin reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki sözleşme şartları değerlendirilmek suretiyle teminat mektubunun iadesi şartlarının oluşup oluşmadığı değerlendirilmek suretiyle taleplerin tümü hakkında bir karar verilmesi gerekirken teminat mektubunun idasi talebi ile ilgili olumlu olumsuz bir karar verilmemesi yerinde olmamıştır. Davalı tarafça, davacının düzenlemiş olduğu 31/12/2018 tarihli 57.552,27 TL' lik faturanın 34.793,17 TL'lik kısmı kabul edilmiş, 10/05/2019 tarihinde 34.793,12 TL ödeme yapılmıştır. Davalı tarafından davaya konu faturanın davacıdan teslim alınmadığı iddia edilen 1499 adet yemek bedeli 15.298,79 TL 470 adet ana kumanya bedeli 4.390,70 TL 580 adet ara kumanya bedeli 3.069,36 TL olmak üzere toplamda 22.758,89 TL'lik kısma itiraz etmiştir. Bu kısım ürünlerin davalıya teslim edilip edilmediği, ayıplı teslim bulunup bulunmadığı, tarafların ticari defterleri, teslim belgeleri, tüm delilleri toplanarak usülünce araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesi yerinde olmamıştır. Kabule göre de , dava alacak istemine ilişkin olduğu, davadan sonra yapılan kısmi ödeme nedeniyle bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, mahkemece davadan sonra yatırılan bu paranın icra dosyası kapak hesabında dikkate alınması gerektiği beyanı ile davanın bu alacak kalemi yönünden tam kabulüne karar verilmesi de yerinde görülmemiştir. Bu itibarla, taraf vekillerinin bu yöne ilişkin istinaf itirazının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nın 353/(1).a.6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre istinaf yoluna başvuran taraf vekillerinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. O halde, yukarıda yapılan açıklamalara göre, delillerin toplanarak sonuca varılması için yargılamaya devam edilmesi gerektiğinden, taraf vekillerinin istinaf talebinin kabulüne, HMK nun 353/1-a-6 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılarak, dosyanın mahkemesine iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 16/01/2023 tarih, 2019/414 Esas ve 2023/35 Karar sayılı hükmünün 6100 sayılı HMK’nın 353/(1)-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın HMK 353/(1)-a maddesi gereğince Dairemiz kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından, taraflar yararına istinaf vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 179,90 TL istinaf karar harcının istek halinde İADESİNE, 6- İstinaf yoluna başvuran davacıdan alınan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 7- İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 983,00 TL istinaf karar harcının istek halinde İADESİNE, 8- İstinaf yoluna başvuran davalıdan alınan 492,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 9- İstinaf yargılama giderlerinin esas kararla birlikte ilk derece mahkemesince değerlendirilmesine, 10-İİK 36.md gereğince istinaf aşamasında tehiri icra talebi uyarınca yatırılan teminatın yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK 353/1-a maddesi gereğince oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. 23/06/2026