Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3662 E. 2026/2940 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/3662
Karar No
2026/2940
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/337 E., 2025/715 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/658 E., 2021/616 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı - karşı davalı ... Bilişim Danışmanlık İnş. San.ve Tic. Ltd. Şti. vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ile 04.06.20216 tarihli digital arşiv yapımı işine ilişkin sözleşme imzalandığını, işin yapılıp teslim edildiğini, 30.12.2016 tarihli hakedişin onaylandığını, davacı tarafından hakedişe ilişkin kesilen faturanın bir kısmının gerekçe gösterilmeksizin ödenmediğini belirterek, bu miktara ilişkin başlattıkları icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP VE KARŞI DAVA Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde; davacının sözleşmede belirtilen sürelerde işi teslim edemediğini, davacıya noterden gönderilen 22.11.2017 tarihli ihtarname ile işin 30 gün içinde bitirilmesi gerektiği, aksi takdirde sözleşmenin feshedileceğinin ve cezai şart uygulanacağının bildirildiğini, ihtarname ile verilen süre içerisinde de iş bitirilmediğinden sözleşmenin feshediliğini, yapılan iş kadar alacağın ödendiğini belirtilerek asıl davanın reddini istemiş, karşı davasında ise, davacıya yaptığı iş karşılığı yapılan 30.372,72 TL fazla ödemenin 27.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ve sözleşmenin 14. maddesi gereğince davacı-karşı davalı yükleniciye uygulanması gereken 68.302,08 TL gecikme cezası bedelinin 27.02.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle müvekkiline verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dayanağı olan 31.12.2016 tarihli faturanın taraf defterlerinde kayıtlı olduğu, bu faturanın 30.12.2016 tarihli hakedişe istinaden düzenlendiği, işin tamamlandığını gösteren bir iş bitim belgesinin bulunmadığı, ayrıca taraflar arasında imzalanan 24.01.2017 tarihli tutanakta hakediş kalemlerinde oluşacak farklara göre iade veya fark faturası düzenlenmesinin kararlaştırıldığı, bu kapsamda davalı tarafından 27.02.2018 tarihinde iade faturası düzenlendiği, dolayısıyla davalının ifayı çekincesiz kabul etmediği, davacının hakedişe dayalı bakiye alacağını ancak fatura kapsamındaki işi teslim ettiğini ispatlaması halinde talep edebileceği, dosyada işin tamamlandığını gösteren delil bulunmadığı, ayrıca davalı tarafından gönderilen noter ihtarnamelerinde işin eksik olduğunun, gecikme cezası uygulandığının, ek süre verilmesine rağmen işin tamamlanmaması nedeniyle sözleşmenin feshedildiğinin bildirildiği, ihtarnamelerin sözleşmedeki adrese usulüne uygun gönderildiği ve davacının adres değişikliğini bildirdiğini ispatlayamadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacının fatura kapsamındaki işi ve talep ettiği bedelin tamamını hak ettiğini ispatlayamadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine; karşı dava yönünden ise davalı-karşı davacının teslim aldığını kabul ettiği işler bakımından ayıp iddiasını süresinde ihbar etmediği için bu yöndeki taleplerinin dinlenemeyeceği, kabul edilen teslim miktarları üzerinden yapılan hesaplamada davacıya fazla ödeme yapıldığının belirlendiği ve dava konusu edilen 30.372,72 TL'nin tahsiline karar verilmesi gerektiği, buna karşılık sözleşmede cezai şartın fesih halinde de talep edilebileceğine ilişkin hüküm bulunmadığından cezai şart isteminin reddi gerektiği gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 30.372,72 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacı-karşı davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili ve davalı-karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı-karşı davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle; davalı-karşı davacı vekilinin cezai şart isteminin reddine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın kural olarak ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, ancak somut olayda sözleşmenin 12/a maddesinde işin süresinde tamamlanmaması halinde gecikme cezası uygulanacağı ve verilen 30 günlük ek süreye rağmen işin tamamlanmaması halinde sözleşmenin feshedileceğinin düzenlendiği, bu nedenle TBK'nın 131/2. maddesi uyarınca sözleşmenin feshedilmiş olmasının cezai şart talebine engel teşkil etmediği, ilk derece mahkemesince bu husus gözetilmeksizin cezai şart isteminin reddedilmesinin isabetsiz olduğu, sözleşmenin 14. maddesi uyarınca yapılan bilirkişi hesaplamasında talep edilebilecek cezai şart miktarının 68.302,08 TL olarak belirlendiği, bu nedenle cezai şart talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiği, ayrıca fesih ihtarnamesinin sözleşmede belirtilen adrese gönderilmesi nedeniyle sözleşmenin 2. maddesi uyarınca 10.04.2018 tarihinde tebliğ edilmiş sayılacağı ve cezai şart alacağına 11.04.2018 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden hüküm kurulmak suretiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Hakediş belgesine rağmen işin tamamlanmadığı yönündeki kararın maddi gerçeğe aykırı olduğunu, b. Projenin gecikmesinde kusurun iş sahibinde olduğunu, bu nedenle yapılan feshin de haksız olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada, eser sözleşmesinden kaynaklı yüklenici tarafından bakiye alacağın tahsili amaçlı başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine; karşı davada, aynı sözleşmeden kaynaklı ödenen fazla bedelin iadesi ile cezai şartın tahsili istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı-karşı davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2025/3662, K. 2026/2940, T. 01.07.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2025-3662-e-2026-2940-k-74e65fa52857