Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2025/3719 E. 2026/2942 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3719
- Karar No
- 2026/2942
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI: 2023/16 E., 2025/1150 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Torbalı 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2020/247 E., 2022/170 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı yüklenici vekili dava dilekçesinde; davalı arsa sahibi ile davalıya ait arsa üzerinde 2 blok yapımına ilişkin arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladıklarını, inşaatın zamanında bitirilip oturma ruhsatının alındığını, sözleşme gereğince yükleniciye düşmesi gereken dairelerden sadece ikisinin müvekkiline devredildiğini, kalan 11 adet bağımsız bölümün davalı tarafından 3. kişilere devredildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak koşuluyla, taşınmazların dava tarihindeki değerlerinin tespiti ile şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 03.04.2022 tarihli ıslah dilekçesinde; taleplerini 2.760.000,00 TL'ye çıkardıklarını bildirmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında her ne kadar resmi arsa payı karşılığı inşaat sözlemesi düzenlenmiş ise de, sözleşme gereği inşa edilen binanın çoğunluğunu davacının değil, ortağı olan ... adlı kişinin tamamladığını, bu doğrultuda ve davacının da rızası ile kendisine hak ettiği kadar olmak üzere 2 bağımsız bölüm verildiğini, geri kalan bağımsız bölümlerin satış yetkisinin ise ...'a verildiğini, adı geçen kişi ile davacının ortak olduklarının dosyaya sunulan diğer 5 mirasçıya ödenen toplam 500.000,00 TL para ile bir kısım inşaat sözleşmelerinden belli olduğunu, davacının sözleşme gereği hakkını aldığı halde haksız bir şekilde bu davayı açtığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraflar arasındaki resmi arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince davacı yüklenicinin edimini eksiksiz tamamladığı, ancak sözleşme gereği kendisine verilmesi gereken ve bilirkişi incelemesi ile toplam değerleri 2.760.000,00 TL olarak belirlenen bağımsız bölümlerin davalı arsa sahibi tarafından üçüncü kişilere devredildiği, her ne kadar davalı taraf inşaatın davacının ortağı ... adlı kişi tarafından yapıldığını ve devredilen bağımsız bölümlerin davacının muvafakati ile adı geçen bu kişiye verildiğini savunmuş ise de bu konuda resmi sözleşmenin aksini ispat eden yazılı delil bulunmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde: a. Davacının dava dışı ortağı olan ...’a karşı da bu davayı yöneltip taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, tapudaki devirlerin dava dışı ortak ...’ın kardeşi ...’a verilen satış vekaletnamesi ile yapıldığını, b. İşin gerçek müteahhidinin dava dışı ... olduğunu, bu hususun tanık beyanları ve ...’ın inşaata ait yaptığı iş sözleşmeleri ile ispatlandığını, ayrıca bu kişi tarafından dava konusu inşaatta davalı dışındaki hak sahibi diğer mirasçılara ödeme yapıldığını, buna ilişkin dekontların sunulduğunu, c. Davacının yaptığı işe karşılık hakedişini aldığını ve dava dışı ...’e verilen satış vekaletnamesinden haberdar olmasına rağmen davalıya devirler ile ilgili tek bir ihtar dahi çekmediğini beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.07.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.