Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/696 E. 2026/1399 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/696
Karar No
2026/1399
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2023/696 KARAR NO : 2026/1399

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/11/2022 NUMARASI : 2020/615 Esas 2022/1040 Karar DAVA : İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ : 10/06/2026 KARAR YAZIM T. : 10/06/2026

İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/615 Esas 2022/1040 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya, Dairemize gönderilmiş olmakla HMK'nın 353. maddesi uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine Gaziosmanpaşa 6.İcra Dairesi'nin 2020/110768 Esas sayılı dosyası ile fatura cari alacağına ilişkin icra takibi başlatıldığı, ancak davalının itirazı nedeniyle takibin durduğu, davalının borca yapmış olduğu itirazın haksız, yasal dayanaktan yoksun ve kötüniyetli olduğundan bahisle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafça ibraz edilen irsaliyeli faturalarda malların müvekkili şirket tarafından teslim alındığına dair bir imzanın söz konusu olmadığı, bu durumun davacı tarafından ispat edilmesinin gerektiği, cari hesaba dayanak alınan bilirkişi raporuna dayanarak da iş bu davanın niteliği gereği hüküm kurulamayacağından bahisle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEMECE: "...Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davası olup, davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır. Davacı vekili dava dilekçesiyle, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının davalıdan takibe konu tutar kadar faturadan kaynaklı bakiye alacağının bulunduğu, iş bu alacağın tahsili için davacı tarafça davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının itiraz etmesi nedeniyle takibin durduğundan bahisle davalının haksız itirazının iptaliyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili sunmuş olduğu cevap dilekçesiyle, iş bu davanın 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmadığı, davacının davalıdan faturadan kaynaklı cari hesaptan dolayı takibe konu edilen tutar kadar bakiye alacağının bulunduğu yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, aksine davalının davacıdan alacaklı olduğundan bahisle açılan davanın reddine ve davacının %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf, takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen faturalardan dolayı yine takibe konu edilen tutar kadar bakiye alacağının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. Her ne kadar dava dilekçesinde, dava tarihi itibariyle henüz 18 yaşını doldurmamış olan ... doğrudan davacı olarak gösterilmiş ise de, dava dilekçesi ekindeki vekaletnamenin incelenmesinden vekaletnamenin davacı ...'e velayeten annesi ... tarafından verildiği ve mahkememizce yapılan yargılama sırasında da davacının velisi olan ...'in 01.04.2021 tarihli duruşmada vekil tarafından davacı ... adına yapılan işlemlere ve açılan iş bu davaya icazet verildiği bildirilmiştir. Bu kapsamda davanın ...'e velayeten açıldığının kabulü gerekmiştir. Ayrıca mahkememizce yapılan yargılama sırasında davacının 18 yaşını doldurmuş olması nedeniyle davacı asil adına alınan vekaletname dosyaya ibraz edilmiş ve bu şekilde taraf teşkili sağlanarak yargılamaya devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalı şirkete ait 2019 yılı ticari defter ve kayıtlar üzerinde talimatla yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda göre; davacı tarafça takibe konu edilen 57.260 TL ve 276.335,00 TL'lik faturaların davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı, incelenen 2019 yılı ticari defterlerine göre davalı tarafından davacıya toplamda 40.000 TL'lik EFT ile ödeme yapıldığı ve davalı tarafça davacı adına 11.04.2019 tarih 8.522,51 TL'lik 23.08.2019 tarih 972,00 TL'lik faturaların düzenlendiği ve davacı hesabına borç kaydedildiği, yapılan bu işlemler neticesinde davalı şirket defterlerine göre davalının davacıdan 2019 yılı sonu itibariyle 49.494,51 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Yine davacıya ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış olup, alınan rapora göre; davacının yevmiye defter kayıtlarında yapılan inceleme sonucunda 31.07.2019 tarih, 32 yevmiye madde numaralı ilk defter kaydında davacı tarafça davalı adına düzenlenen takibe konu 01.07.2019 tarih 276.335,28 TL bedelli ve 07.07.2019 tarih 57.260,52 TL'lik olmak üzere toplam 333.595,80 TL'lik faturaların davalı adına açılan 120.01.014 nolu hesaba borç kaydedildiği, 31.12.2019 tarih, 69 yevmiye numaralı 2.defter kaydında ise davalının 120.01.014 nolu cari hesabına "31.12 Dönem Sonu Mizan İşlemleri" açıklamasıyla 8.522,42 TL alacak kaydedildiği, bu işlemler sonucunda davacı defterlerinde 08.11.2019 takip tarihi itibariyle (333.595,80 TL - 8.522,42 TL=) 325.073,38 TL alacaklı olduğunun kayıtlı olduğu, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olan toplam 40.000 TL'Lik ödemeye ilişkin davacı defterlerinde bir kaydın bulunmadığı, yine davalı şirket defterlerinde kayıtlı olan 23.08.2019 tarih 972,00 TL bedelli faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmadığı, taraf defterlerindeki örtüşen tek kaydın davalı tarafça davacı adına düzenlenen ve davalı şirket defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilen 11.04.2019 tarih 8.522,51 TL'Lik fatura olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davaya konu icra takip dosyasının incelenmesinden takibe konu faturaların davacı tarafça davalı adına düzenlenen 01.07.2019 tarih 17983 seri nolu KDV dahil 276.335,28 TL bedelli faturanın tamamı ve yine 07.07.2019 tarih KDV dahil 57.260,52 TL'lik faturanın ise 8.760,00 TL'lik kısmına ilişkin olduğu görülmüştür. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, alınan raporlara göre ; davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen her iki faturanın davacıya ait ticari defterlerde kayıtlı olmasına rağmen davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı anlaşılmıştır. Bu kapsamda davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan takibe konu faturalardan dolayı davacının davalıdan alacaklı olduğu hususunun davacı tarafça ispatlanması gerekmektedir. Takip ve davaya konu faturaların incelenmesinden her iki faturanın irsaliyeli fatura olarak düzenlenmiş olmasına rağmen her iki faturadaki "Teslim Alan" bölümünün boş olduğu, herhangi bir imzanın bulunmadığı görülmüştür. Ayrıca davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı olmasına rağmen davacı defterlerinde kayıtlı olmayan toplam 40.000 TL'lik EFT işlemine ilişkin makbuzların bir örneği davalı taraftan istenilmiş olup, davalı tarafça sunulan 14.06.2022 tarihli dilekçe ekindeki makbuzların incelenmesinden takip ve davaya konu her iki faturaya ilişkin olduğuna dair herhangi bir kayda rastlanılmamıştır. Bu kapsamda davacının takip ve davaya konu her iki faturadan dolayı takibe konu edilen tutar kadar davalıdan alacaklı olduğu yönündeki iddiasını yazılı delillerle ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır. Davacı tarafça açıkça yemin deliline de dayanılmamıştır. Anlatılan tüm nedenlerden dolayı davacının davasını ispatlayamadığı düşünülmekle yerinde görülmeyen davanın reddine karar verme gereği doğmuştur. Yine her ne kadar davalı tarafça cevap dilekçesinde davanın reddi halinde davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesi talep edilmiş ise de, İİK 67/2.maddesi gereğince davacının takibinde haksız ve kötüniyetli olduğuna dair mahkememizde kanaat uyandıracak derecede ayrıca bir delil davalı tarafça sunulmadığından koşulları oluşmayan davalının kötüniyet tazminatı isteminin de reddine karar verme gereği doğmuştur.' gerekçesi ile; Yerinde görülmeyen davanın REDDİNE, Davalının kötüniyet tazminatı isteminin de REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 07.06.2022 tarihli duruşmada verilen 1 nolu ara karar uyarınca sunulması istenen 48.500,00 TL'lik davalı ödemesinin gösterildiği hesap ekstresi dosyaya sunulduğunu, davalının müvekkili satın almış olduğu malzemeyi Diyarbakır İlinde bulunan ... isimli bir firmaya satmış olduğuna ve bu malzemenin kargo firmasına teslim edildiğine dair teslim tutanağı dilekçesi ekinde sunulduğunu, Mahkemece yapılan yargılama ve alınan bilirkişi raporu sonucunda, dava konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının tartışmasız olduğunu, davacının teslimi ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesini, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna işaret ettiğini, açıklanan ve resen nazara alınacak nedenlerle, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.11.2022 gün ve 2020/615 E. - 2022/1040 K. Sayılı kararının istinaf yoluyla incelenerek kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca karar verilmiş bulunmasına, takip konusu faturaların davalı defterlerinde kayıtlı olmadığının, faturalarda ürünlerin teslim edildğine dair bilgi ve imza bulunmadığının anlaşılmasına göre davacı vekilinin tüm istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/11/2022 tarih ve 2020/615 Esas 2022/1040 Karar sayılı hükmü usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusu sırasında alınması gereken 732,00.TL maktu karar harcından peşin olarak alınan 179,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf kanun yolu başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadan karar verildiğinden davalı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın kesinleştirme, harç ikmali ve gider/delil avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 6-Kararın Dairemizce taraflara/vekillerine tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.10.06.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/696, K. 2026/1399, T. 10.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-696-e-2026-1399-k-9ae2aa816e66