Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/499 E. 2026/671 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/499
- Karar No
- 2026/671
- Karar Tarihi
T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/499-2026/671 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)
DOSYA NO : 2026/499 Esas KARAR NO : 2026/671
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/11/2025 NUMARASI : 2025/593 Esas-2025/210 Karar
DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLLERİ : Av. DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/06/2026
Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın usulden reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında uzun yıllardır devam eden ticari ve sözleşmesel bir ilişki bulunduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde bu durumun görüleceğini, davalı ile müvekkili arasında en son 23/02/2021 tarihli ve İSD-YF-S-018 sayılı '... Kapsamında Fırın Gövde Temin ve İmalat İşlerinin Yapılması'' başlıklı sözleşme imzalandığını, davalının bu sözleşmede üst yüklenici, müvekkilinin ise yüklenici olarak yer aldığını, işin yapılacağı yer... A.Ş.'nin...adresindeki şantiyesi olduğunu, bu şantiyede müvekkilinin yanı sıra davalının da bizzat faaliyet gösterdiğini, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen deprem olayı sonrasında müvekkilinin alt yüklenicilik faaliyetlerinin tamamen durduğunu belirtmiş ve dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle müvekkilinin kiraya veren firmaya ödemiş olduğu 221.000,00 TL'lik kiralama ve yakıt bedelinin şimdilik 100,00 TL'sinin reeskont avans faiz oranıyla birlikte davalıdan alınarak taraflarına verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği taleplerin yerinde olmadığını, söz konusu iddiaların gerçekle bağdaşmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede yer alan tahkim şartı sebebiyle öncelikle davanın usulden reddine karar verilmesini, talep edilen tır kira bedelinin de birim fiyatlar içinde davacıya ödenmiş olması sebebiyle bu yönde talep hakkının bulunmadığını belirterek dilekçesinde belirttiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; tarafların sözleşme kapsamında aynı şantiyede alt yüklenci ve üst yüklenici olarak çalışma yaptıkları hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmadığı, davaya konu edilen uyuşmazlığın; davacının davalı ile yaptıkları sözleşme kapsamındaki işleri yapmak üzere kiralamış olduğu tırın, 6 Şubat 2023 yılında meydana gelen depremden sonra alt yüklenicilik faaliyetinin durması ve 3-4 ay kadar inşaat sahasına girememesi nedeniyle davalı tarafından kullanıldığı iddiasından kaynaklanan kiralama ve yakıt bedelinin tahsili talebine ilişkin olduğu, sözleşmenin "Sözleşmenin Toplam Tutarı" başlıklı 5. Maddesinin 5.2 fıkrasında "....malzeme, işçilik, indirme, bindirme, yükleme, boşaltma dahil inşaat sahası içi ve dışı her türlü nakliye, şantiye tesisi, araç gerek, ekipman, mühendislik hizmetleri... Birim fiyatlara dahildir. ....Alt Yükleniciye işçilik bedel, malzeme bedeli, nakliye bedeli, makine kirası, alet teçhizat bedeli ve /veya kirası veya başka herhangi bir ad altında yukarıda kararlaştırılan sözleşme bedeline ek başka bir ödeme yapılmayacaktır" denildiği, anılan sözleşme maddesi ve taraf beyanları birlikte değerlendirildiğinde davaya konu edilen tırın nakliye amacıyla taraflar arasındaki sözleşme kapsamında kullanılmak üzere şantiye sahasında bulunduğu, davacının alt yüklenici, davalının üst yüklenici olduğu, işin yapım ve yürütüm sürecinin bitmediği, sözleşme devam ederken davacının işin yürütümü için sözleşme kapsamında şantiyede bulundurduğu aracın davalı yanca kullanıldığına dair alacak iddiasının tahkim hükmü bulunan asıl sözleşme kapsamında değerledirilmesi gerektiği davalının süresinde ve usulüne uygun tahkim ilk itirazında bulunduğu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "Anlaşmazlıkların Çözümlenmesi" başlıklı 53. Maddesinin 53/1. Fıkrasının tahkim sözleşmesi niteliğinde olduğu, bu sözleşmenin kanunun aradığı geçerlilik şartlarını taşıdığı, davaya konu uyuşmazlığın da bu sözleşme kapsamında olduğu kabul edilerek davanın usulden reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava konusu alacak taleplerinin, sözleşme bedeline dahil olup olmadığına hükmedebilmesi için öncelikle işin esasına girerek, bir yargılama yapması ve gerekirse bilirkişi incelemesine de başvurarak bu hususu açıklığa kavuşturması gerektiğini, bu yapılmaksızın bir karar verilmesinin, eksik inceleme yapılmasına neden olduğunu, işin esasına girilerek karar verilmiş olsa idi, dava konusu alacak taleplerinin, sözleşme kapsamında olmadığı, müvekkili firmanın bu alacağı genel hükümler dahilinde ayrıca isteme hakkı olduğunun görülmüş olacağını, davalı firmanın bile davadan önce gönderdiği ihtarname cevabında, söz konusu 221.000,00 TL'lik kiralama ve yakıt bedelinin, sözleşmenin birim fiyatına dahil olduğunu ileri sürmediğini, temel ilişkiden bağımsız olan ve esas olarak Borçlar Kanunundan kaynaklanan bir alacak talebinin tahkim kapsamında olmayacağını ( Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 11.03.2025 tarih ve E:2024/1071, K:2025/1519), bu nedenle yerel mahkeme tarafından öncelikle; dava konusu taleplerinin, temel ilişkiden bağımsız olup olmadığına ve bu taleplerinin genel hükümler dahilinde istenmesinin mümkün olup olmadığına dair gerekirse bilirkişi incelemesine de başvurmak suretiyle bir karar verilmesi gerekirken bu hususu aydınlatmaksızın daha ön inceleme duruşmasında davanın usulden reddine karar vermesinin isabetsiz olduğunu, esasa girilerek yargılama yapılması durumunda, taraflar arasındaki sözleşmede; müvekkilin bir tır kiralayarak bunu davalının kullanımına tahsis etmesi ve buna ilişkin bedelin, sözleşme bedeline dahil olacağı şeklinde bir hüküm olmadığının görüleceğini, müvekkili firmanın, bu sebeple söz konusu kiralama ve yakıt bedelini genel hükümler dahilinde davalıdan ayrıca isteme hakkının bulunduğunu, dava konusu alacak taleplerinin taraflar arasındaki temel ilişkiden bağımsız olması sebebiyle tahkim kapsamına girmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Üye ✍e-imzalıdır
Katip ✍e-imzalıdır