Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/29 E. 2026/677 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/29
Karar No
2026/677
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 31. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/29 - 2026/677 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/29 Esas KARAR NO : 2026/677 (İnceleme aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun esastan reddi /HMK m.353/1-b-1)

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 30/10/2025 NUMARASI : 2025/243 Esas-2025/977 Karar

DAVACI : VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av.

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 30/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 02/07/2026

Taraflar arasında yapılan yargılama sonucunda; eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali davasında mahkemece davanın davanın kabulüne dair verilen karara karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, dairemize gönderilen dosyanın yapılan istinaf incelemesi sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İSTEM; Davacı vekili tarafından verilen dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.Ş.ne ait ... fabrikası zeminlerinin epoksi kaplamalarının yapılması konusunda tarafların anlaşmaya vardığını, taraflar arasında imzalanan 26/02/2024 tarihli teklif onayında belirtilen hususlara göre epoksi kaplama işinin müvekkilinin tarafından tam ve eksiksiz bir şekilde yaparak, işi davalı tarafa teslim eettiğini ve işin tamamlanmasına mütcakip düzenlenen 15/03/2024 tarih ve PLO2024000000011 nolu 428.166,65TL tutarlı faturanın davalıya tarafa teslim edilmesine rağmen, hiçbir ödeme yapılmaması üzerine davalı tarafa Ankara 79. Noterliği kanalı ile 21/08/2024 tarih ve 21696 yevmiye numaralı ihtarname keşide edildiğini, yapılan ihtara rağmen hiçbir ödeme yapılmaması ve ihtarnameye de herhangi bir cevap verilmemesi üzerine davalı şirket aleyhine Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün 2024/1554 Esas sayılı takip dosyası ile ilamsız takip yoluyla icra takibi başlatıldığını, ancak davalı tarafın 12/09/2024 tarihinde takip dosyasına yaptığı itiraz üzerine 12/09/2024 tarihli karar ile icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalı borçlu şirket tarafından yapılan itirazın gerekçesiz, haksız ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik kötüniyetli olduğunu, davalı borcunu ödemekten kaçındığını ileri sürerek, taraflar arasında mevcut anlaşma şartları, takip dayanağı fatura içeriği ve tarafların mali kayıtlarına göre mevcut olan müvekkilinin alacağını tahsil edebilmek amacıyla, davalı borçlu şirketin yapmış olduğu haksız ve dayanaksız itirazın iptali ile takip talebindeki diğer kayıt ve koşullarla takibin devamı ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla; davalı borçlu ... A.Ş.nin Kahramankazan İcra Müdürlüğü'nün 2024/1554 Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik kötüniyetli itirazının iptali ile, takibin takip talebindeki diğer kayıt ve koşullarla devamına, itiraz edilen alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı tarafın icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. YANIT: Davalı vekili tarafından verilen davaya cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılan icra takibinde talep edilen ana para, kdv ve kesilen fatura miktarlarının hatalı olduğunu, müvekkilinden kötüniyetli olarak fazla tahsilat yapıldığını, davacı tarafından sunulan teklif formunda yer alan birim fiyata bakıldığında eser bedelinin m² başına 17,00 Euro olarak kararlaştırıldığını, yine aynı formda "Dövizin TL'ye çevriminde irsaliye tarihindeki MB Döviz Satış Kuru esas alınacaktır." ibaresinin yer aldığını, davacı tarafından kesilen 15.03.2024 tarihli faturaya bakıldığında ise Kur'un 35,1371 olarak yazıldığı ve "İş Bu Fatura İrsaliye Yerine Geçer." ibaresinin yer aldığı görüldüğünü, formda dövizin TL'ye çevriminde irsaliye yani fatura tarihindeki Merkez Bankası Döviz Satış Kuru'nun esas alınacağı belirtildiğini, 15.03.2024 tarihindeki Euro için belirlenen döviz satış kuru 35.0363,00TL olduğunu, davacı tarafından yüksek kurlardan hesaplama yapılıp daha yüksek bedeller talep edilerek müvekkili şirketten haksız kazanç elde edilmeye çalışıldığı görüldüğünü, davacının kötüniyetli tutumu gözler önünde olup davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi talep edildiğini, taraflar arasındaki ilişki yazılı bir sözleşmeye dayanmamakta, davacı tarafça taahhüt edilen eserdeki gizli ayıplar düzeltilmediği, zemin kaplama işlemi yapılması hususunda davacı tarafça müvekkili şirkete yalnızca bir teklif formu gönderildiğini, başkaca bir sözleşme imzalanmadığını, davacı tarafın taahhüt ettiği işi ayıpsız, kusursuz, tam ve eksiksiz şekilde yerine getirdiğine ilişkin herhangi bir tutanak bulunmadığı, davacı tarafça müvekkili şirkete ait fabrikada yapılan zemin kaplama işi üzerinden bir müddet zaman geçtikten sonra zeminlerde dilekçe ekinde yer alan görsellerde de görülebileceği gibi kabarmalar, atmalar ve dökülmeler oluştuğu ve gizli ayıplar ortaya çıktığını, meydana gelen bu ayıplar davacı tarafa ihbar edildiği halde davacı tarafça hiçbir önlem alınmamış; eserdeki gizli ayıplar giderilmediğini, müvekkili şirketin ayıplı ifa nedeniyle seçimlik hakları mevcut olup müvekkili şirket aleyhine bir bedel hesaplanması halinde bu bedelden indirim yapılması gerektiğini savunarak, davanın reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 30/10/2025 tarihli ve 2025/243 Esas ve 2025/977 Karar sayılı kararında özetle; taraflar arasında epoksi kaplama işine ilişkin ticari ilişki bulunduğu, bu ilişki kapsamında davacının işi yapıp davalıya teslim ettiği ve uyuşmazlık konusu faturayı tanzim ettiği, bu faturayı vergi dairesine BS formuyla bildirdiği, davalının da işi kabul ederek teslim aldığı, davacının düzenlediği faturayı ticari defter ve kayıtlarına işleyerek vergi dairesine BA formuyla bildirdiği, davalı tarafça faturaya süresi içerisinde itiraz edilmediğinden faturanın taraflar yönünden kesinleştiği, davacı yanın sözleşmesel ilişkiyi ve işin ifası yönündeki iddiasını ispatladığı, nitekim davalının da işin ifa edilmediğine yönelik bir savunmasının bulunmadığı, davalı yanın savunmasının ayıplı ifaya yönelik olduğu, ayıplı ifaya yönelik karşı dava/birleşen davasının bulunmadığı, davacı yana gönderilmiş bir ihtarname, ayıp ihbarının da bulunmadığı, davalının tacir olduğu ve basiretli bir tacir gibi davranma yükümlülüğü bulunduğu, davalının teslim aldığı işi yasada açıklanan sürede incelettirmediği ve davacıya süresi içerisinde ihbar etmediği gibi faturayı defterlerine işlediği ve vergi dairesine bildirdiği, bu sebeple davalının ayıp savunmasına itibar edilemeyeceği, davalının kendi ticari defter ve kayıtlarında dahi davacı yana borçlu olduğu, bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 428.166,65TL kadar alacaklı olduğu ve davalının itirazının haksız olduğu" belirtilerek davanın kabulüne, Kahramankazan İcra Dairesinin 2024/1554 esas sayılı takip dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, asıl alacak likit(bilinebilir/belirlenebilir) olduğundan ve davalı takibe haksız itiraz ettiğinden asıl alacağın %20'si olan 85.633,33TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili tarafından verilen 18/12/2025 tarihli istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde özetle; dosya kapsamında yerel mahkemece 30/10/2025 tarihli duruşmada Uyap sisteminde "farklı hakim görevlendirilmiştir" ibaresinin eklenmesine rağmen, mahkemenin aslı hakiminin duruşmaya katılarak, dosyanın karara bağlandığını, yine mahkemece ayıplı ifaya ilişkin yapılan değerlendirmelerin hatalı olduğunu, icra takibinde talep edilen ana para, KDV ve kesilen fatura miktarlarının hatalı olduğunu, müvekkilinden kötüniyetle fazladan tahsilat yapılmak istendiğini, taraflar arasındaki ticari ilişkinin yazılı bir sözleşmeye dayalı olduğunu, davacı tarafından sözleşmede taahhüt edilen eserdeki gizli ayıpların düzeltilmediğini, bu ayıplı ifa nedeni ile müvekkilinin seçimlik hakları bulunduğunu, müvekkili şirket aleyhine bir bedel hesaplanması halinde bu bedelden indirim yapılması gerektiğini, müvekkili şirketlerin grup şirketlerine yaptığı işlerde de ayıplı imalatların giderilmesi amacıyla davacıdan defalarca talepte bulunulduğunu, ayıpların giderlemmesi sebebiyle de müvekkilinin davacıya karşı güveninin zedelendiğini ve aralarındaki ticari ilişkinin sona erdiğini, icra inkar tazminatı şartlarının somut olayda oluşmadığını, yerel mahkemece icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu, yine faiz oranının icra takibinde belirtilmediğini, kesin ve belirlenebilir olmayan faizin reddine karar verilmesi gerekirken, kabul edilmesinin isabetli olmadığını davacı tarafça her ne kadar icra takibinde reeskont avans faizi talep edilmişse de taraflarca faiz türü ve oranının kararlaştırılmadığını, icra takibinde herhangi bir faiz oranı da belirtilmediğini, kararlaştırılmayan faiz türünün talep edilmesi ve ayrıca icra takibinde faiz oranına yer verilmemiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkemece eksik inceleme ve araştırma neticesinde verilen kararın isabetli olmadığını ileri sürerek, yapılacak istinaf incelemesi neticesinde yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icar takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece de dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/10/2025 tarihli 2025/243 Esas 2025/977 Karar sayılı kararı usul ve yasa hükümlerine uygun olduğundan davalı vekilinin bu karara karşı yapmış olduğu istinaf başvurusunun, 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf başvurusunun reddine karar verilmiş olduğundan davalıdan alınması gerekli 29.248,06 TL istinaf karar harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 7.312,01 (6.020,00 +1.292,01) TL'nin mahsubu ile kalan 21.936,05 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından, davacı yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Kararın dairemizce taraflara tebliğine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/06/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Başkan E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Üye E-imzalıdır

Katip E-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/29, K. 2026/677, T. 30.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-29-e-2026-677-k-9cd80da38820