Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/90 E. 2026/669 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/90
Karar No
2026/669
Karar Tarihi

T.C.ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/90-2026/669 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 31.HUKUK DAİRESİ (İnceleme Aşamasında / Duruşmasız) (Başvurunun Esastan Reddi / HMK m. 353/1-b.1)

DOSYA NO : 2026/90 Esas KARAR NO : 2026/669

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 25/11/2025 NUMARASI : 2024/510 Esas-2025/858 Karar

DAVACI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- [ DAVALI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ...-

DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 29/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 29/06/2026

Taraflar arasında yapılan yargılama neticesinde, İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; Davacının davalıya ait ... plakalı aracın damper, dorse tamiri ve bakım işlerini yaptığını, tamir işleri tamamlandığında, öncesinde bir kısım ödemeler yapan davalının bakiye alacağını ödemediğini, bunun üzerine davacının 31/01/2024 tarihli ve 291.000,00 TL tutarında faturadan yapılan ödemeleri düşerek 204.000,00 TL alacak üzerinden icra takibi başlattığını, icra takibine rağmen alacağın ödenmediğini belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; Davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, taraflar arasında hukuki bir ilişki bulunmadığını, davaya konu dorsenin tamirinin dava dışı ... isimli firma tarafından yapıldığını, davacı tarafın faturayı davalıya tebliğ etmediğini, muhasebeci tarafından sistemde fark edilen faturaya noter kanalıyla itiraz edildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece; bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, tarafların usulünce tutulmuş ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde, defterlerin birbirlerini doğrulamadıkları, davaya konu faturanın davalının ticari defterine kayıtlı olmadığı, şu durumda, davacının ticari defterler ile alacak iddiasını kanıtlayamadığı, bunun yanı sıra davaya konu alacağın varlığını kanıtlayan fatura dışında, herhangi bir belgenin davacı tarafça sunulmadığı, davacının, usulüne uygun delillerle iddiasını kanıtlayamadığı, bu sebeple kendisine yemin delilinin hatırlatıldığı, davacı tarafın, yemin deliline dayanmayacağını beyan ettiği, davanın kanıtlanamadığı belirtilerek davanın reddine, icra takibinin kötü niyetli olduğu yönünde bir delil bulunmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin de reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, faturaya itirazın, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılması gerektiğini, itirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varmasının şart olmadığını, sekiz günlük sürenin, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi olmadığını, sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşıdığını, sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfetinin faturayı veren tarafta ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığı hususunda ispat külfetinin faturayı alan tarafa ait olduğu, faturayı alanın, her türlü delille bu külfeti yerine getirebileceğini, faturaların tebliğ edildiği ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğunu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiğini, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiğinin kabul edilmesi gerektiğini, GIB2024000000011 numaralı ve 31.01.2024 tarihli 291.000,00 TL tutarındaki fatura e-arşiv olarak düzenlenerek borçluya sistem üzerinden tebliğ edildiğini ve herhangi bir itiraz da yapılmadığını, bu sebeple TTK m.21/2 ve ilgili Yargıtay ile bağlayıcı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu kararı gereği, karine üzere borcun olmadığına dair ispat yükünün borçluya geçtiğini, yapılan işlemlere dair kamera kayıtları sunulduğunu, faturanın defterlere doğru olarak işlendiğini, yapılan tamir işlemine tanıklık edebilecek kişilerin de mevcut olduğunu, ancak mahkemece dinlenilmediğini, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu belirtilerek benimsendiğini, benimsenen bilirkişi raporunda ise borcun varlığının tespit edildiğini, davalının, ödeme yaptığı iddiasında ise bu iddialarını kendilerince sunulan faturalara ve diğer delillere karşılık aynı kuvvette bir yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini, bu nedenle takibe yapılan itirazın, sırf takibi uzatmaya yönelik olup kötü niyetle yapıldığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne ve davalının icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takipten itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte devamına, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Mahkemece, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli gerekçeyle karar verilmiş olduğu, davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlar dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı, peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, artan avansların yatıran taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 29/06/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Başkan ... ✍e-imzalıdır

Üye ... ✍e-imzalıdır

Üye ... ✍e-imzalıdır

Katip ... ✍e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/90, K. 2026/669, T. 29.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-90-e-2026-669-k-3e73d68c670f