Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2025/429 E. 2026/2264 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/429
- Karar No
- 2026/2264
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2594 E., 2024/2926 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 21. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/321 E., 2023/494 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ... Mahallesinde bulunan 768 parsel numaralı taşınmazın kesinleşmiş orman sınırları içinde kalmasına rağmen davalılar adına tescil edildiğini, orman sayılan alanların özel mülkiyete konu olamayacağından tescilin usulsüz ve yolsuz olduğunu ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptal edilerek, orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve arkadaşları vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...kesinleşen kadastro tutunakları ve tescil kararına rağmen evveliyattan beri orman vasfında bulunduğu, orman vasfındaki bir alanın özel mülkiyete tabi tutulamayacağı, böylece tescilin yolsuz durumda kaldığı, taşınmazın gerçek fiili durumunun orman vasfında olduğu, 1943 yılında yapılan tahditte orman sınırları içerisinde kaldığı..." gerekçesiyle davanın kabulüne, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... ve arkadaşları vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davalılar ... ve arkadaşları vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde; taşınmazın vasfının mahkeme kararı ile sabit olduğunu, bu durumun kesin delil niteliği taşıdığını, tevzi paftasının dosyaya getirtilmediğini, tevzi sureti ile dağıtılan yerin kadastrosunun yapıldığı ve orman sınırları içerisinde bulunmamasının gerektiğini, taşınmazını niteliğinin arsa olduğunu ve ormanda söz edilemeyeceğini, arazi kadastrosu ile tescil edildiğini, orman şerhinin 71 yıl sonra konduğunu, taşınmazdaki ağaçların sonradan dikim ve sahil çamı olduğunu ve yapı kayıt belgesi alındığı ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve arkadaşları vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İlk Derece Mahkemesince, yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiş ise de, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Tebliğat Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesiyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu'na eklenen 36/A maddesi "Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekalet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz” hükmünü; 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesi ise "bu Kanun'un 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır” hükmünü içermekte olup, anılan kanun hükümlerine aykırı şekilde Orman İdaresinin açtığı dava nedeniyle davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin ikinci fıkrası gereğince düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Yukarıda (1) numaralı bentte yazılı nedenlerle; davalılar ... ve arkadaşları vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar ... ve arkadaşları vekilinin vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının (2) numaralı bentinin hükümden çıkarılarak yerine; "Davacı ... İdaresi 7139 sayılı Kanun’un 33. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğundan davacı ... İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, peşin olarak alınan harcın istek halinde davacıya iadesine," ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasının (3) numaralı bentinin hükümden çıkarılarak yerine; "3402 sayılı Kanun'un 36/A ve geçici 11. maddeleri gereğince davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" ibarelerinin yazılmasına, yine hüküm fıkrasının (4) numaralı bentinin hükümden çıkarılarak yerine; "Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına" ibaresinin yazılmasına ve hüküm numaralarının buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.