Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1200 E. 2026/1516 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1200
Karar No
2026/1516
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1200

KARAR NO:2026/1516

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:19/06/2026

NUMARASI:2024/495 Esas - 2026/494 Karar

DAVA:İtirazın İptali

İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/09/2026

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili, temlik eden ... Bankası ile davalı arasındaki genel kredi sözleşmesi kapsamında davalıya krediler kullandırıldığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek davalıya ihtarname gönderildiğini, ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine itirazının iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, müvekkilinin davacı yan ile doğrudan hiçbir borç ve alacak ilişkisi olmadığını, 2007 yılında müvekkili ile ... arasındaki genel kredi sözleşmesi nedeniyle banka tarafından Bursa 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin bu borcu ödediğini belirttiğini, söz konusu para alacağının üzerinden 17 yıl geçmiş olması sebebiyle zamanaşımına uğradığını, temlik alan davacının takip konusu borç yeni oluşmuş gibi İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla takip yaptığını ve zaman aşımı hukuki engelini hileli olarak ortadan kaldırmaya çalıştığını, bu nedenle zamanaşımı definde bulunduklarını belirterek, davanın reddine ve kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.Mahkemece; temlik eden ... Bankası ile davalı arasında 27/04/2005 tarihinde 18.000-TL limitli genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kredi sözleşmesi imzalanırken davalıya ait olan 2005 Model ... plaka sayılı aracın rehin olarak verildiği, kredi nedeni ile borcun ödenmemesi üzerine temlik eden banka tarafından davalı hakkında Bursa 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasında rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yaptığı, söz konusu dosyada takip neticesinde 02/03/2012 tarihinde rehin açığı belgesi düzenlendiği ve bu belgeye dayanarak davalı hakkında Bursa 13. İcra Dairesi'nin ... dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, takibin daha sonra yenilenerek ... numarasını aldığı, borcun sebebi olarak Bursa 6. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasından düzenlenen rehin açığı belgesinin yazılı olduğu; davacının temlikten sonra aynı alacak kalemi ile ilgili olarak bu kez mahkemedeki itirazın iptalini talep ettiği İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyasıyla talepte bulunduğu, söz konusu diğer dosya daha eski tarihli olup derdest olması nedeniyle, davacının aynı talep hakkında tekrardan icra takibi yapıp itirazın iptali talebinde bulunmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle, davanın usulden reddine karar verilmiştir.Davacı vekili; mahkeme, Bursa 13. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyasının derdest olmasını, dava konusu İstanbul 9. İcra Dairesi'nin ... sayılı takip dosyası yönünden hukuki yararın bulunmadığı şeklinde değerlendirdiğini icra takibinin "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" başlatıldığını, takip talebinde bu husus açıkça belirtilmiş olup, müvekkil şirket aynı alacağın ikinci kez tahsilini değil, yalnızca alacağın tahsilini temin etmeyi amaçladığını, farklı takiplerin bulunması mükerrer tahsil anlamına gelmediği gibi, takip talebine eklenen "tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla" ibaresinin olası mükerrer tahsil ihtimalini de tamamen ortadan kaldırdığını, aynı alacak ile ilgili de tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile birden fazla takip açılmasında hukuki engel bulunmadığından mahkemenin bu hususta bir değerlendirme yapmadan ret kararı vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İİK'nın 68/1 maddesi gereğince mükerrer ilamsız takip yapılamaz. Davacıya temlik eden banka tarafından davalı aleyhine başlatılan rehinli takip sonucunda verilen rehin açığı belgesine dayalı olarak başlatılan ilamsız icra takibinin halen derdest olduğu konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Rehin açığı belgesine dayalı bu takibin davacıya temlik edildiği anlaşılmaktadır. Aynı alacak için derdest takip var iken yeniden ilamsız takip başlatılması mükerrer takip niteliğindedir. Somut olaya emsal nitelikte Yargıtay ilamında "Usulüne uygun yapılmış bir takip bulunması itirazın iptali davasının görülmesi için dava şartıdır.Dava konusu takip mükerrer ilamsız takip olduğu için usulüne uygun bir takip olmadığından itirazın iptali davası için dava şartı gerçekleşmemiştir. Bu itibarla davanın usulden reddi gerekirken, işin esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır." denilmiştir (Yargıtay 19. HD'nin 2019/2549 E., 2019/5602 K. sayılı ve 18/12/2019 tarihli ilamı).Borcun temlik eden banka ile yapılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklandığı, her iki takibin rehin açığı belgesine dayanılarak başlatıldığı ve aynı alacağa ilişkin olduğu bilirkişi raporunda belirlendiği gibi, davacı tarafça icra takip dosya numarası belirtilerek konulan tahsilde tekerrür etmeme kaydından anlaşılmaktadır. Kesinleşmiş bir takip bulunduğu halde yeni bir mükerrer takip başlatılması tahsilde tekerrür olmama kaydı konulsa da mümkün olmadığı gözetilerek, istinaf nedeni yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1200, K. 2026/1516, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1200-e-2026-1516-k-c632929fa117