Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2209 E. 2026/1459 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2209
- Karar No
- 2026/1459
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2209
KARAR NO: 2026/1459
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : (KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 25/11/2021
NUMARASI: 2019/119 Esas 2021/1124 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Taraflar arasındaki itirazın iptali ve alacak talepli asıl ve karşı davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine dair verilen karara karşı, davalı- karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Asıl davada davacı vekili, asıl dava dilekçesinde özetle; davalı-borçluya 05.09.2016 tarihli ... sayılı, 1.380.000 TL bedelli, 27.09.2016 tarihli, ... sayılı, 2.907.00 TL bedelli, 20.10.2016 tarihli, ... sayılı, 2.780.00 TL bedelli olmak üzere toplam 7.067,000 TL tutarında mal karşılığında fatura düzenlenerek malların teslim edildiğini, buna rağmen davalının ödeme yapmadığını, İstanbul ....İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız olarak itiraz ettiğini, davalının malların ayıplı olduğu ve zarara uğradığı iddialarının dayanaksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Asıl davada davalı vekili, savunmasında ve karşı davasında özetle; TTK'nın 4/1 maddesine göre ticaret mahkemelerinin görevli olduğunu, davacıdan satın alınan paletlerin 14.10.2016 tarihinde Amerika Birleşik Devletleri'nde yerleşik bir müşteriye hava taşımacılığı ile üretim mamulü gönderiminde kullanıldığını, Detroit Havaalanı'nda yapılan gümrük kontrolleri esnasında davacıdan satın alınan paletlerde ''...'' adı verilen haşereye rastlandığını, ihracata konu malların Amerika Birleşik Devletlerine sokulmadığını, Türkiye'ye iade işlemleri yapıldığını, haşereler nedeniyle paletlerin sorunlu olduğu hususunun tümüyle netlik kazanmasının hemen akabinde .... Noterliğinin 07.11.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek durumdan paletlerin satın alındığı davacının haberdar edildiğini, satıma konu paletlerdeki durum nedeniyle düzenlenen satım bedeline istinaden yapılacak ödemelerin durdurulduğunu, öte yandan uğranılan zararın tazmini için yasal yollara müracaat edileceğinin ihtaren bildirildiğini, davacının .... Noterliği kanalıyla 15.11.2016 tarihli ve ... yevmiye sayılı ihtarname ile satıma dayalı bedellerin ödenmesi gerektiği, aksi taktirde yasal yollara müracaat edileceğini bildirdiğini, paletlerin bedelini ödememekte haklı olduğunu savunarak, asıl davanın reddini istemiş, karşı dava dilekçesinde ise; paletlerdeki ayıp sebebiyle karşı davacının ihraç ettiği ürünlerin Türkiyeye geri gönderildiğini, nakliyecinin yaptığı handling işlemleri, ürünlerin geri nakliyesi, antrepo bedeli, transit nakliye bedeli olmak üzere karşı davacının 24.583,50-TL zararı oluştuğunu, paletlerin kusurlu olması nedeniyle karşı davacının ihraç konusu ürünleri teslim edememesinden kaynaklı, müşterisi nezdinde uğradığı zararları da bulunduğunu, bunun tazminine ilişkin talep ve dava haklarını şimdilik saklı tuttuklarını, takas ve mahsup talepleri bulunduğunu ileri sürerek, karşı davacının uğradığı ve dava konusu edilen zarar bedelinin avans faizi ile karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu ahşap paletlerin dava dışı ... işlem tarihinden 1 gün sonra ürünleri davacı-karşı davalıya teslim ettiği, fatura işlem tarihleri (06/09/2016-20/10/2016) ve kesilmiş olan fatura tarihleri (07/09/2016-21/10/2016) de dikkate alındığında dava dışı ...'de gerekli saklama koşulları ile ilgili bir sorun yaşamasının mümkün olmadığı, davacı-karşı davalı...'nin dava konusu ahşap paletlerin ısıl işlem ve ISPM15 işaretlemesi hizmetini, dava dışı ... Şti.'den 07/09/2016 ve 21/10/2016 fatura tarihlerinde 2 parti olarak teslim aldığı, müşterisi olan davalı-karşı davacı ... A.Ş.'ye 07/09/2016-28/09/2016- 21/10/2016 tarihlerinde faturalamış olduğu, fatura tarihlerine göre dava konusu ahşap paletlerin davacı-karşı davalı tarafından dava dışı ... alınır alınmaz zarar görecek bir bekleme süresi ve koşulları oluşmadan davalı-karşı davacı ... A.Ş'ye teslim edildiği, bu sebeple davacı-karşı davalı...'nin ürünlerin zarar görmesine neden olacak uygunsuz ortam koşullarına sebebiyet vermesinin olayın oluş şekli ve dosya kapsamı dikkate alındığında mümkün olmadığı, ürünlerin teslim alındığı tarihlerden itibaren yurtdışı sevkiyatı yapılana kadar geçen sürede davalı-karşı davacı ... A.Ş'nin kontrolü altında olduğu, davalı-karşı davacı ... A.Ş. tarafından müşterisine teslim edilene kadar nakliye ve lojistik firmaları tarafından taşımalar yapıldığı, lojistik taşıma firmaları tarafından davalı-karşı davacı ... A.Ş'ye kesilen faturalar ve havaalanı kusurlu ürün tespit tutanağı tarihi dikkate alındığında ürünlerin teslim tarihine kadar bu aşamada en fazla süreç geçirdiği, bu süreçte hava koşullarına uygun olarak koruma yapılmamış olması durumunda ürünlerin tekrar ıslanması nemlenmesi ihtimalinin bulunduğu, bu teknik tespitler ve alınan bilirkişi heyet raporu karşısında, davacı-karşı davalının, satım konusu ürünleri ayıptan ari olarak davalı-karşı davacıya teslim ettiği sonucuna ve dava konusu ihtilafta davacı-karşı davalının ayıptan kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığına mahkememizce kanaat getirilmiştir.
Her ne kadar davalı-karşı davacı vekili dava konusu paletlerin ısıl işlem uygulamasının doğru yapılıp yapılmadığının tespit için yeniden bilirkişi incelemesi yapılmış ise de; dava konusu paletlerin 2020 yılından önce davacı tarafından teslim alınarak davalıya satıldığı, 2020 yılı öncesi ısıl işlemlerinin dava dışı ... Şti'nin yaptığı anlaşılmakla, dava tarihi ve aradan geçen zaman dikkate alındığında davalı-karşı davacının itirazları doğrultusunda tespit ve inceleme yapmanın mümkün olmadığı, dava konusu paletlerin ısıl işleminin uygunsuz yapıldığına ilişkin dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, davacı-karşı davalı tarafından dava konusu paletlerin dava dışı firmadan alınarak hemen davalı-karşı davacıya teslim edildiği dikkate alındığında bilirkişi raporundaki tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmış, davalı-karşı davacı vekilinin aksi yöndeki beyan ve itirazlarına itibar edilememiştir. Yapılan yargılama ve dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında davacı-karşı davalı tarafından dava konusu ahşap paletlerin davalı-karşı davacıya ayıpsız bir şekilde teslim edildiği ve davacı-karşı davalının satım konusu alacağa hak kazandığı ve asıl davadaki taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmış, asıl dava yönünden davanın kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Dairesi'nin ...esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, 7.067,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
Asıl dava yönünden; itirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır. (Adem Albayrak/Cihat Arslan, Asliye Hukuk Davaları, Adalet Yayınevi, Ankara 2016 basım, sf; 1287 ) Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı (Yargıtay 9. HD. 12.10.2020 tarih 2016/26775 Esas 2020/11341 Karar sayılı ilamı) üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Davalı-karşı davacının dava konusu ahşap paletlerdeki ayıptan davacı-karşı davalının sorumlu olduğu hususunun alınan bilirkişi raporu dikkate alındığında ispat edilemediği anlaşılmakla sübut bulmayan karşı davanın reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, asıl davanın kabulüne, davalının İstanbul .... İcra Dairesinin ...Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 7.067,00-TL asıl alacak ve takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi üzerinden takibin devamına, hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesin; karşı davanın ise reddine, karar verilmiştir.
Bu karara karşı, davalı-karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı- karşı davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda ... tarafından yapılan teknik incelemede paletlerin böceklenme durumunun iki nedenden dolayı meydana gelebileceğinin belirtildiğini, raporda belirtilen bu nedenlerin ısıl işlem uygulamasının doğru şekilde yapılmamış olması ve uygun saklama koşullarının sağlanamamış olması olduğunu, bilirkişinin raporunda belirttiği üzere böceklenmeyi engellemek amacıyla yapılan ısıl işlem uygulamasının doğru yapılıp yapılmadığı konusunun tespit edilemediğini, asıl işlem yapılan fırının hangi kondisyonda olduğu, o tarihlerde fırında ne kadar ürün fırınlandığı bilinmediğinden ötürü ısıl işlem uygulamasının doğru olarak yapılmış olduğu kanısına varmanın mümkün olmadığını, bilirkişi tarafından böceklenme durumunun meydana çıkabileceği iki durumdan biri olarak gösterilen ısıl işlem hususunun netleştirilemediğini, bu kadar önemli bir hususun yeterince incelenmediği veya incelenemediği bir raporun karara esas alınmaması gerektiğini, bu konusu hususun tespit edilemeyecek olduğunun anlaşılması halinde ise verilecek kararın hakkaniyete uygun olması açısından tek tarafın lehine hüküm kurulmaması gerektiğini, böceklenmeye neden olabilecek durumlardan bir diğerinin de saklama koşullarının uygun olmaması olarak belirtildiğini, ancak müvekkilinin 2004 yılından beri Dünya çapında bilinen lüks otomotiv üreticilerine "gerçek ahşap" ve karbon kompozit parça üretimi yaptığını, uzun yıllardır ahşap ve ahşap ürünlerin üretiminde çalıştığından hangi ahşabın ne koşullarda saklanması, ahşaba nasıl muamele edilmesi gerektiğini iyi bilen ve bu konuda son derece hassas davranan bir şirket olduğunu, uygun saklama koşullarının sağlanamamasının söz konusu olmadığını, ayrıca bilirkişinin, davalı ve ısıl işlem hizmeti aldığı dava dışı... bu ürünleri hangi koşullarda sakladığına ilişkin bir araştırma yapılmadığını, yapmışsa da araştırmaya ilişkin belgelerini dosyaya sunmadığını, söz konusu kişi ve şirketin ürünleri zarar görebilecek koşullar oluşmadan sakladığı kanaatine varıldığını, bilirkişinin saklama koşullarını araştırmadığı halde davacının ve hizmet aldığı firmanın paletleri uygun koşullarda sakladığı kararına varmasının hatalı olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Asıl dava, ticari satım konusu faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine; karşı dava ise satım konusu mallın ayıplı olduğu iddiasına dayalı tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl davada davalı karşı davada davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Asıl davada davacı; davalıya satıp teslim ettiği ahşap paletlere ilişkin üç adet fatura bedelinin ödenmediğini iddia etmiş; asıl davalı-karşı davacı ise, satım konusu paletlerin ayıplı olduğunu, davacıya borcu bulunmadığını, paletlerde ''......'' adı verilen haşereye rastlandığını, bu paletlerle yurt dışına ihraç ettiği ürünlerinin iade edildiğini, iade, transit iade nakliye hizmeti işlemleri ve antrepo hizmeti sebebiyle ödemek zorunda kaldığı bedellerden davalının sorumlu olduğunu savunmuş, asıl davanın reddi ile karşı davasının kabulünü istemiştir.
Dosya kapsamında bulunan İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ...Esas (yetkisizlikle geldiği dosya.... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası) sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 7.067,00 TL asıl alacak, 309,95 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.376,95 TL toplam alacak yönünden 08.03.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak üç adet faturanın gösterildiği, davalı tarafından 14.03.2017 tarihinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve itirazın iptai için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise, taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda, asıl davada davacı, fatura konusu malları teslim ettiğini, karşı davada davacı ise kontrol ve muayene yükümlülüğünü yerine getirdiğini, dava konusu malın ayıplı olduğunu ve süresinde ayıp ihbarında bulunduğunu ispatla yükümlüdür.
Mahkemece alınan bilirkişi raporu denetime ve hüküm kurmaya elverişli olup, davacı-karşı davalının, satım konusu ürünleri ayıptan ari olarak davalı-karşı davacıya teslim ettiği yönündeki tespit, davalının ahşap paletlere ilişkin numune sunamaması, herhangi bir muayene ve tespit işlemi yaptırmamış olması nazara alındığında, davalının ürünlerin ayıplı olduğunu ispatlayamadığı anlaşıldığından, asıl davanın kabulüne, karşı davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Her ne kadar karşı davacı vekilince, bilirkişi raporunun eksik incelemeye dayandığı, paletlere ısıl işlemin usulüne uygun yapılıp yapılmadığının tespit edilmediği ileri sürülmüş ise de, az yukarıda da belirtildiği gibi dava konusu paletlerin ısıl işleminin uygunsuz yapıldığına ilişkin karşı davacı yanca dosya kapsamına herhangi bir bilgi ve belge sunulmadığı, satım konusu ahşap paletlere ilişkin bir tespit raporu veya bizzat paletlerden bir numunenin sunulmadığı nazara alındığında aksi yöndeki istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usule ve yasaya uygun olup davalı-karşı davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davalı-karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-Asıl davada davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 241,39 TL istinaf karar harcının asıl davada davalıdan tahsiline,
3-Karşı dava yönünden, davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının karşı davacıdan tahsiline,
4-Davacı-karşı davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;
HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 10.09.2026