Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2025/452 E. 2026/1576 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2025/452
- Karar No
- 2026/1576
- Karar Tarihi
T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/452 - 2026/1576 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/452 KARAR NO : 2026/1576
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : KOCAELİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 28/01/2025 NUMARASI : 2023/298 Esas - 2025/55 Karar DAVACI : ... SANAYİİ VE TİCARET ANONİM ŞİRKETİ - ... Ümraniye/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - .... - Acıbadem Kadıköy ISTANBUL
DAVALI : İFLAS NEDENİYLE TASFİYE HALİNDE SERFLEKS YER KAROLARI SANAYİ TİCARET VE TURİZM A.Ş. (VKN: 7620011852) - KOCAELİ 8. İFLAS DAİRESİ (2019/8 İFLAS) VEKİLİ : Av. ... - .... -... Karabaş Mah. Hafız Selim Efendi Sk. Bilgi Ap. No:9 D:2 İzmit/KOCAELİ DAVA TÜRÜ : Kayıt Kabul DAVA TARİHİ : 12/06/2023 KARAR TARİHİ : 18/09/2026 KR. YAZIM TARİHİ : 02/10/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; davalı şirketten olan alacakları nedeniyle Istanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün 2020/22129 sayılı dosyası ile takip başlattıklarını, takibin dayanağının 03/03/2015 vadeli 200.000,00 TL bedelli senet olduğunu, ancak Kocaeli İhlas Müdürlüğünün 2019/8 sayılı dosyasına yaptıkları başvurunun reddedildiğini beyan ederek; iflas açılma tarihi olan 17/03/2021 tarihli kapak hesabına göre 333.809,02 TL alacağın masaya kayıt ve kabulüne, karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafça masaya sunulan belgelerin alacağı kanıtlar nitelikte olmaması nedeniyle talebin reddedildiğini, ayrıca zamanaşımı itirazında bulunduklarını da beyan ederek davanın reddine, karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ : İlk derece mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; " ... Davanın KISMEN KABULÜ ile, 1-Davacının Istanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğünün 2020/22129 esas sayılı icra takibi nedeniyle 179.404,30 TL asıl alacak, 27,70 TL başvurma harcı, 20.993,41 TL vekalet ücreti, takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş olan 116.901,82 TL işlemiş faiz, 156,00 TL takip masrafı bedeli toplamı 317.483,23 TL alacağının Kocaeli İflas Müdürlüğünün 2019/8 iflas sayılı dosyasına kayıt ve kabulüne, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE ... " karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının alacak talebini ve bu yönde verilmiş olan kabul kararını asla kabul etmemekle birlikte kararla birlikte hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücretinin tahsili yönünde kurulan hüküm usule, yasaya ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu beyan ile; yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, karar verilmesini talep ederek, istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ilamında mahkemece yalnızca asıl alacak ve ferileri bakımından iflas masasına kayıt kararı verildiğini, ilam vekalet ücreti ve yargılama giderinin iflas masasına kaydı yönünde hüküm kurulması hukuken mümkün olmadığını, davalının işbu iddiası abesle iştigal olup davalının istinaf inceleme talebinin reddi gerektiğini beyan ile; davalı tarafın istinaf istemlerinin reddine, karar verilmesini, talep ederiz. DELİLLER: Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28/01/2025 Tarih - 2023/298 Esas - 2025/55 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; kayıt kabul istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı davalı tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davalı şirketten olan alacağının tahsili amacıyla İstanbul Anadolu 22. İcra Müdürlüğü'nün 2020/22129 E. sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, takibin 03/03/2015 vadeli ve 200.000,00 TL bedelli senede dayandığını, Kocaeli İflas Müdürlüğünün 2019/8 sayılı dosyasına yapılan alacak kayıt başvurusunun reddedildiğini belirterek, iflasın açıldığı 17/03/2021 tarihi itibariyle hesaplanan 333.809,02 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesinin talep edildiği, davalı vekilince sunulan cevap dilekçesinde ise; davacı tarafından masaya sunulan belgelerin alacağın varlığını ve miktarını ispata yeterli nitelikte olmadığını, alacak talebinin dayanaksız bulunduğunu, ayrıca zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davacının, 03/03/2015 vadeli ve 200.000,00 TL bedelli çeke dayalı olarak davalı şirketten alacaklı olup olmadığı, alacağın varlığı ve miktarının ispatlanıp ispatlanamadığı, alacağın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı ve buna bağlı olarak 17/03/2021 tarihi itibariyle hesaplanan 333.809,02 TL alacağın iflas masasına kayıt ve kabulünün gerekip gerekmediği noktalarında toplandığı görülmektedir. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları ve dayanağını 2004 sayılı İİK’nın 235. maddesinden alan davalardır. 2004 sayılı İİK'nın 235. maddesi uyarınca, sıra cetveline itiraz edenler, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaya mecburdurlar. Bu davada, iflas idaresi müflis şirketi temsilen hasım konumundadır. Kayıt kabul davaları, iflasından önce müflisten alacaklı olanların, bir diğer ifade ile iflas alacaklılarının alacaklarını iflas masasına kaydettirmek için açtıkları davalar olup, genel mahkemelerdeki alacak davalarından farkı, süreye tabi olması, yetkinin kesin yetki olması, ticaret mahkemesinin görevli olması ve 2004 sayılı İİK'nın 235-(3) maddesine göre basit yargılama usulünün uygulanmasıdır. Diğer yandan, genel mahkemelerde görülen alacak davası esnasında davalının iflasının açılması halinde dava, kendiliğinden kayıt kabul davasına dönüşür. Öğreti ve uygulamada genel kabul gören tanımıyla dava konusu, davacının belirli bir vakıaya dayanarak hukuki talepte bulunmasıdır. Yargılama esnasında davanın konusunun ortadan kalkması hâlinde artık esas talep hakkında yargılama yapılmasına gerek kalmayacağından mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilir (Kuru, B./Arslan, R./Yılmaz, E; Medeni Usul Hukuku, 14. Baskı, Ankara, 2002, s. 543). Kayıt kabul davalarındaki esas talep, genel alacak davalarından farklı olmayıp, alacaklının alacağına kavuşmasını sağlamak amacıyla iflas sıra cetvelinde alacağın kayıt ve kabulüne karar verilmesi isteğidir. Bu açıdan kayıt kabul isteği, alacak davalarının özel bir görünüm şeklidir ve niteliği gereği alacağın tahsiline ilişkin isteği de içeriğinde barındırır. Davalı hakkında Kocaeli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/564 E. sayılı dosyasından 17/03/2021 tarihinde iflas kararı verildiği görülmüştür. 2004 sayılı İİK'nın 195. maddesine göre iflas masasına yazılacak alacakların iflas tarihi itibariyle hesaplanıp belirlenmesi gerekir (Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2013/3240 esas 2013/4731 karar sayılı ilamı). Yine kayıt kabul davalarında, kural olarak alacaklının iflas masasına kayıt kabul dilekçesindeki alacak kalemleri ve miktarıyla sınırlı olarak yargılama yapılması, iflas masasına kayıt ve kabulü istenen alacaktan başka bir alacağa ve kayıt kabulü talep edilen miktardan daha fazlasına hükmedilmemesi gerekir. Dosya arasına alınan 01/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; yapılan incelemede taraflar arasında bir ticari ilişkinin bulunduğu ve dava konusu çekin davalı müflis şirket tarafından davacı şirkete keşide edildiği, İcra takibine konu edilen lehdarı ... San. ve Tic, A.Ş., borçlusu Serfleks Yer Karoları San, Tic. A.Ş., asıl alacak tutarı 200.000 TL, 03.03.2015 vade tarihli çekin davalı şirketin kayıt ve dokümanlarında yer aldığının tespit edildiği, Bankalardan dosyaya gelen yazılardan anlaşıldığı üzere dava ve takip konusu çekin, ödeme vadesinde hesapta yeterli bakiyenin olmaması nedeniyle ödenmediği, dava dilekçesinde talep edilen hesap tarihi 17.03.2021 itibariyle bakiye borç miktarı 333.809,02 TL olan alacağın sıra cetveline kaydına ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkemenin kanaatinde olduğu şeklinde görüş belirtildiği anlaşılmaktadır. Dosya arasına alınan 19/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı tarafa ait 2016 ve 2017 yılları ticari defterlerinin tasdik işlemlerinin yasal süreleri içerisinde yapıldığı, 31.12.2016 tarihi itibariyle davacı taraf kayıtlarına göre davacının davalıdan 493.764,38 TL alacaklı olduğu şeklinde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. Eldeki davada; davacı tarafından, davalı müflis şirket aleyhine 03/03/2015 tarihli ve 200.000,00-TL bedelli çeke dayalı olarak ilamsız icra takibi başlatıldığı, anılan çekin davalı müflis şirket kayıtlarında da yer aldığı ve takip dosyasının iflas tarihi itibariyle kesinleştiği anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacının iflas tarihi olan 17/03/2021 itibariyle icra dosyasındaki kapak hesabına göre asıl alacak, takip tarihinden iflas tarihine kadar işlemiş faiz, vekalet ücreti ve takip giderlerinden oluşan alacağının bulunduğu görülmektedir. Her ne kadar davacı tarafından tahsil harcının da iflas masasına kayıt ve kabulü talep edilmişse de, tahsil harcının doğumu ve miktarının alacağın tahsil edilmesine bağlı olduğu, bu nedenle iflas tarihi itibariyle henüz doğmuş ve davacıya ait bir alacak niteliğinde bulunmadığı açıktır. 492 sayılı harçlar kanunu uyarınca tahsil harcı icra takibinin tahsil aşamasında alınan bir harç olup iflas tarihi itibariyle davacının mal varlığında mevcut ve masaya kaydı mümkün bir alacak olarak kabul edilemez. Bu itibarla, ilk derece mahkemesince; iflas tarihi itibariyle mevcut ve kesinleşmiş icra takibinden kaynaklanan alacak kalemlerinin iflas masasına kayıt ve kabulüne henüz doğmamış olan tahsil harcına ilişkin istemin ise reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı değerlendirilmiştir. Öte yandan; davacı alacaklı, bu davada, alacağını, daha önce İflas masasına bildirir ve iddiasını bu delil ve sebeplerle ispatlarsa İflas idaresi yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden sorumlu olur (Prof.Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s.1334 ). Burada Yargıtay kayıt kabul davasına iflas masasının sebebiyet verip vermediğini aramaktadır. Davacı tarafından iflas masasına başvuru sırasında faturalar ve alacağa dayanak belgeler sunulduğundan davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği ve yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı iflas idaresinin sorumlu olduğu kabul edilmelidir (Aynı yönde Yargıtay 19. HD. 02/11/2000, 6699/7392, 19. HD. 07/07/2005, 2728/7737, Prof.Dr. Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Ankara 2013, s. 1319).
Davanın bu şekilde kabulü halinde davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiğinden mahkemenin bu yöndeki kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gibi, davalının yargılama gideri ve vekalet ücretinin de alacak kalemi olarak iflas masasına kaydedilmesi de mümkün olmadığından istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı kurum harçtan muaf olması nedeniyle, istinaf aşamasında yatırılan 615,40-TL İstinaf Karar Harcı ile 1.683,10-TL istinaf Kanun Yoluna Başvurma harcının talebi halinde ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf eden tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine, İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 18/09/2026
Başkan ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Üye ... e-imzalıdır
Katip ... e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*