Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1254 E. 2026/1514 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1254
Karar No
2026/1514
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1254

KARAR NO:2026/1514

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:23/12/2025

NUMARASI:2017/508 Esas - 2025/1038 Karar

DAVA:İtirazın İptali (İşletme Devrinden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ:04/05/2017

İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/09/2026

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; davacı müvekkili ile davalının Üsküdar ... Noterliği'nin 11.03.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı devir sözleşmesi ile ... - Üsküdar- İstanbul adresindeki ... Merkezinin tüm işletme hakları, mevcut demirbaşları, ruhsat ve ekleri ile birlikte devri hususunda anlaştıklarını, davacı müvekkilinin iş bu devir sözleşmesine İstinaden sözleşme yapılmadan önce, davalı borçluya 07.03.2016 tarihli ödeme belgesinden de görüleceği üzere 3.000-TL sözleşme kaparo bedeli ödediklerini, yine Noterde devir sözleşmesinin imzalanmasına müteakip 11.03.2016 tarihli belge ile 21.200-USD sözleşme devir bedeli ödediklerini, davacı müvekkilinin devir sözleşmesinin yapılması ile birlikte ... Müdürlüğüne 30.03.2016 tarihinde başvuruda bulunulduğunu,... Müdürlüğünün 16.05.2016 tarihli yazısından da görüleceği üzere adı geçen kurum hakkında taraflar arasındaki devirden önce 16.04.2015 tarihinde inceleme ve soruşturma başlatıldığını,davalı borçlu tarafın bu durumu davacı müvekkilinden gizlediğini, söz konusu inceleme/ soruşturma nedeni ile ... Müdürlüğü'nün devre onay vermemesi nedeni ile kendi üzerine devir alıp faaliyete geçemediğini, davacı müvekkilinin Üsküdar ... Noterliğinin 02.08.2016 tarih ve ... yevmiye sayılı ihtarı ile devir işleminin gerçekleşmemesi nedeniyle devir sözleşmesini fesih ettiğini ve devir için 07.03.2016 tarihinde yapılan 3.000-TLkaparo bedelinin, 11.03.2016 tarihinde nakit olarak ödenen 21.200-USD sözleşme devir bedelinin, işleyecek faizi ile birlikte ödenmesini ihtar ettiğini, davalının borçlunun söz konusu ihtara rağmen ödeme yapmaması üzerine, aleyhine, İstanbul Anadolu 15. İcra Dairesinin ... sayılı takip dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı tarafın itiraz ettiğini belirterek davalı borçlunun itirazlarının devir bedeli, kaparo bedeli ve faizleri olan 66.539,13- TL yönünden iptaline,alacağın % 20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmişir.

CEVAP:Davalı vekili; davacı ile müvekkili ...” adresinde mukim “... Merkezinin” tüm işletme hakları, mevcut demirbaşları, ruhsat ve ekleri ile birlikte devri hususunda anlaştıklarını, 1.000- TL bedelli devir sözleşmesini Üsküdar ... Noterliği ... yevmiye sayısı ile akdettiklerini, ilerleyen günlerde davacı dava dilekçesinde iddia ettiği engeller nedeniyle merkezi işletemediğinden bahisle öncelikle ihtar keşide ettiklerini akabinde işbu davaya konu İstanbul Anadolu 15. İcra Md. ... sayılı icra takibini açıldığını ve ödeme emrinin müvekkiline tebliğ ettiklerini, haksız icra takibine müvekkilinin süresinde itiraz etmiş olduğunu açıklanan nedenlerle davanın reddine, davalı tarafın %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davaya konu... hakkında...Müdürlüğü'nde inceleme/soruşturma yapıldığı, ... Müdürlüğü'nün 02.06.2016 tarihli yazı cevabından anlaşıldığı üzere adı geçen kurumun, Maarif Müfettişleri Başkanlığının ilgi (b) yazıları gereği inceleme/soruşturması devam ettiğinden kurum devir gerçekleşmeden dosyasının iade edildiğinin ...Müdürlüğü'nün 21.02.2017 tarihli ve... Müdürlüğü 22.02.2017 tarihli yazı cevaplarına göre davaya konusu kurumun İşyeri Açma Çalışma Ruhsatı ile Kurum Açma izninin iptal edildiğinin anlaşıldığı, davacının işletme devrinin yapılamamasında herhangi bir kusuru bulunduğunun dosyada mevcut delillerden saptanmadığı, davacının devir sözleşmesini haklı olarak feshettiği,Devir sözleşmesinin feshi ile birlikte; devir için 07.03.2016 tarihinde yapılan 3000- TL nakit kaparo ödemesi ile 11.03.2016 tarihinde nakit olarak yapılan 21.200-USD” devir bedelinin iade edilmesini, ihtarname ile talep ettiği, ödeme için üç gün süre verildiği, tebliğ tarihine göre temerrüdün 07.08.2016 tarihinde gerçekleştiği, davalının itirazının kısmen iptali ile, takibin 64.026-TL Asıl Alacak, 183,53-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 64.209,53- TL asıl alacak yönünden devamına, fazla talebin reddine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; davacı tarafın bilirkişi deliline dayanmasına rağmen mahkemece belirlenen bilirkişi ücretini hiç yatırmaması, buna rağmen bu usuli eksikliğin HMKnın 324 ve HMKnın 94 maddesi çerçevesinde sonuç doğuracak şekilde değerlendirilmeden hüküm kurulmasının kararın kaldırılmasını gerektirdiğini, uyuşmazlık, yalnızca taraf beyanlarıyla çözülebilecek bir mesele olmayıp, dosyada yer alan idari yazışmaların kronolojisi, kurum içi çelişkiler, devir sürecinin hukuki ve fiilî safahatı ile davacının ileri sürdüğü iddiaların teknik ve tarihsel yönleri bakımından değerlendirme yapılması gerektiğini, HMK nın 324 maddesi karşısında,delil için belirlenen avans kesin süre içinde yatırılmazsa ve diğer taraf da bu avansı yatırmazsa, talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılacağını, davacının temel iddiası, kurum hakkında devir sırasında gizlenen bir inceleme/soruşturma bulunduğu yönünde olup, bu iddianın ispatını gerektirdiğini, davacı tarafın, bu ispat yükünü taşıdığını kabul eder şekilde bilirkişi deliline dayanmış; ancak bu delilin gerektirdiği avansı kesin mehil verilmesine rağmen yatırmadığını, kurumlardan getirtilen yazılara göre bu halde davacının “kurum hakkında devam eden gizli bir soruşturma vardı” yönündeki iddiası, resmi belge zinciri bakımından kesin ve tutarlı biçimde ispatlanmış olmadığını, resmi belgeler arasında açık bir kronolojik ve içeriksel uyumsuzluk bulunduğunu, kararın, bilirkişi avansı yönünden olduğu kadar, davacının ispat yükünü yerine getiremeyişi ve çelişkili resmi yazışmaların davacı lehine kesin delil gibi kabul edilmesi bakımından da hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE:Dava, davacı tarafından işletme devri için davalıya ödenen bedellerin iadesi istemine ilişkindir.Taraflar arasında noterde işletme devir sözleşmesinin yapıldığı ;davaya konu bedellerin davalıya ödendiği, işletme devir sözleşmesi yapılmasına rağmen işletmenin devrinin sağlanamadığı ve davalı tarafından kapanışının yapıldığı hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır.Davacı vekili;mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bilirkişi ücreti yatırılması için mahkemece verilen ara kararın davacı tarafça yerine getirilmediği bu nedenle dosyada bilirkişi raporu alınmasının elzem olduğunu ileri sürerek; davacının ispat yükünü yerine getirmediğini ileri sürmektedir.İlk derece mahkemesince iki kez nitelikli hesaplama ve borçlar hukukçusu bilirkişi aracılığıyla bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş ,davacı vekiline takdir olunan bilirkişi ücretini yatırmak üzere kesin mehiller verilmiş ise de davacı tarafça bilirkişi ücreti kesin mehiller içinde yatırılmamıştır. HMK’nın 324. maddesinde; taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorunda olduğu, delil avansının yatırılmaması halinde, tarafın o delilin ikamesinden vazgeçmiş sayılacağı düzenlenmiş olup, bu durumda mahkemenin davayı dosyada mevcut delil durumuna göre değerlendirerek karar vermesi gerekmektedir. Diğer deliller ile dava kanıtlanamıyorsa, davanın esastan reddi gerekir.Mahkemece ;İstanbul ... Müdürlüğünden soruşturma bilgileri getirtilmiş olup; özellikle İstanbul ... Müdürlüğü'nün, Müdür Yardımcısı/ ... tarafından ... Müdürlüğü'ne yazılan 02.06.2016 tarihli iç yazışmada; İlçeniz Bahçelievler ... adresinde ... kurum koduyla faaliyette bulunan, ... Merkezi'nin devrine ilişkin ilgi yazı ve ekindeki devir dosyası incelenmiştir. Yapılan inceleme sonucunda adı geçen kurumun, Maarif Müfettişleri Başkanlığının ilgi (b) yazıları gereği inceleme/soruşturması devam ettiğinden kurum devir gerçekleşmeden dosyası ekte iade edilmiştir." denilmektedir.Bu halde davacının devir işleminin onayı için sözleşme sonrası başvurusu kabul edilmemiştir.

Davacı noterde düzenlenen işletme devri sözleşmesi gereği ,... Müdürlüğüne başvurduğunu ancak devre onay verilmediğini ileri sürmüş olup,davacının başvurusuna Müdürlükçe onay verilmediği sabittir. Kurum tarafından verilen cevaplarda soruşturma tarihleri bakımından tutarsızlık bulunduğu ileri sürülmekte ise de davacının devir için yaptığı başvurunun red edildiği sabit olduğundan soruşturmanın ne zaman başlatıldığının bir önemi yoktur.Davalı ,devretmediği işletme için davacıdan bedel tahsil etmiş sebebsiz zenginleşmiştir.HMK nın 266 maddesi uyarınca "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, ayrıntılı, özel veya teknik bir uzmanlık gerektiren hâllerde tarafların talebi üzerine veya kendiliğinden (re'sen) bilirkişi incelemesine karar verebilir.Esasen uyuşmazlıkta çözümü teknik bilgi gerektiren bir husus olmayıp , yazı cevaplarını tahlil edebilmek için bilirkişi raporu alınması gerekmez.Bilirkişi raporu dışındaki dosya mevcudu hükme varmak için yeterlidir.Açıklanan nedenlerle ,davacının davalıya işletme devri için ödenen bedellerin karşılıksız kaldığı anlaşılmakla davalının sebepsiz zenginleştiğinden davacıdan aldıklarını iade etmesine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş ,istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 4.386,15-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.096,55-TL harcın mahsubu ile kalan 3.289,60-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 65-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 21/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1254, K. 2026/1514, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1254-e-2026-1514-k-1c85534e8892