Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1209 E. 2026/1515 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1209
Karar No
2026/1515
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1209

KARAR NO:2026/1515

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:08/06/2026

NUMARASI:2025/322 Esas - 2026/491 Karar

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)

DAVA TARİHİ:09/05/2025

İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/09/2026

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA:Davacı vekili; taraflar arasındaki ticari ilişki gereği bir takım ürünlerin satın alındığını ve müvekkilinin kendi müşterilerine verdiği hizmetlerde bu ürünleri kullandığını ancak davalıdan alınan ürünlerde sorunlar yaşandığını, bunun üzerine müşterilerin bu ürünleri müvekkiline iade ettiğini, iadelerden sonra müvekkilinin davalı ile iletişime geçtiğini ve davalının bildirdiği adrese ürünlerin iade edildiğini, akabinde iade edilen ürünlerin bedellerinin iadesi için iade faturasını gönderdiğini ancak bedellerin süresinde ödenmediğini, müvekkili çalışanı ... ile davalı muhasebe birimi arasında 7.501,20-USD alacağın ne zaman ödeneceği hususunda görüşüldüğünü ve ödemenin 28/02/2025 tarihinde yapılacağının taahhüt edildiğini, bunun üzerine davalı aleyhine İstanbul 18. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ile başlattıkları takibe davalının itiraz ettiğini belirterek ; davalının itirazın iptalini, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili; müvekkilinin davacıya borcu bulunmadığını, davacının müvekkilinden hizmet aldığını ve bu hizmeti haksız olarak sone erdirdiğini ve haksız faturalar düzenlediğini, her durumda faturanın bir alacağı ispat etmekte tek başına yeterli bir delil olmadığını iddia ederek; davanın reddini, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece; davalı her ne kadar bir kısım ürünlerin kendisine iadesine dair süreçte mutabakat bulunmayıp iade edilen faturanın borç doğurmadığını iddia etse de taraflar adına yapılan yazışmalarda, davacının müşterilerinden iade geldiği belirtilen bir kısım ürünlerin sorunlu olduğundan bahisle ödemenin iadesi konusunda mutabakata varıldığı, yazışmaların davalının ...'ya da bildirdiği ... uzantılı kurumsal adresten yapıldığı, mutabakatta çek veya nakit ödeme için tarih dahi verildiği ancak davacının netice olarak ödenmeyen alacağı için takip başlattığı, ...'dan celp edilen çalışan listesine göre yazışmaların çoğunun sigortalı davalı çalışanlarınca gerçekleştirildiği, ödeme planının davalının muhasebe sorumlusu çalışanın yine davalı şirket adını içeren mail uzantısına sahip adres üzerinden davalıya gönderildiği, yazışma içeriklerinden mutabakat sürecinin davalı yetkilileri ile teyit alınarak sürdürüldüğünün görüldüğü, davalı muhasebe çalışanı tarafından gönderilen yazışmaların diğer yazışma kayıtları ile bütünlük arz ettiği, davacı tarafından düzenlenen iade faturasının davalıya e-fatura sistemi üzerinden iletildiği, itiraz veya geri iadesine dair bir tespit veya savunma bulunmadığı, davalının mazeretsiz olarak ticari defterlerini ibraz etmemesi ile davacının HMK'nın 222/2. maddesine uygun tuttuğu defterlerdeki kayıtların davacı lehine delil kabul edileceği, davalının engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılacağı, davacının defterlerine göre takip tarihi itibariyle takipteki asıl alacak miktarı kadar alacaklı olduğu, bu kayıtlara ve sunulan yazışmalara itibar edilerek alacağın varlığı ve miktarının ispatlandığı gerekçesi ile davalının itirazının iptaline,icra takip tarihindeki kurdan %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili; mahkeme kararında e-fatura sistemine gönderilen iade faturalarına süresi içerisinde itiraz edilmemesi gerekçesiyle davacının alacaklı olduğu kabul edildiği, ancak faturanın tek başına alacağın varlığını ispatlamadığı, faturanın hukuki sonuç doğurabilmesi için; geçerli bir sözleşme ilişkisinin bulunması, faturaya konu işlemin gerçekleşmiş olması, içeriğin karşı tarafça kabul edilmiş olması, teslim ve iadenin somut şekilde ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafından tek taraflı şekilde düzenlenen iade faturalarının karşı tarafça açık şekilde kabul edildiği ispatlanmadığı, dosyada ürünlerin davalı şirkete fiilen teslim edildiğini gösteren bir belge sunulmadığı fiili teslim olgusu somut delillerle ispat edilmesi gereken maddi vakıa niteliğinde olduğunu, yazışmalar tek başına teslimin ispatı niteliğinde kabul edilemeyeceğini, bilirkişi raporunda ... isimli kişinin davalı şirket ... kayıtlarında çalışan olarak dahi görünmediğinin tespit edildiğini, bir kişinin kurumsal e-posta adresi kullanması tek başına temsil ve ilzam yetkisi bulunduğu anlamına gelmediği, söz konusu yazışmaların borç ikrarı niteliğinde değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu takibe konu faturalar Haziran ve Temmuz 2024 tarihli iken iade faturaları Aralık 2024 tarihinde düzenlendiğini, TTK uyarınca tacirler arasında ayıp ihbarının uygun süre içerisinde yapılması gerektiğini, ayıp ihbarı süresi, ihbar tarihi, teslim ve iade tarihleri yönünden herhangi bir hukuki değerlendirme yapılmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir

GEREKÇE:Dava; cari (açık) hesap alacağının tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde; "(1) .. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) " hükümlerine yer verilmiştir.Mahkemece ticari defterlerin ibrazı gerektiği, aksi halde ibrazdan kaçınmış sayılacağına ilişkin ara kararını havi duruşma zaptı davalı vekiline tebliğ edilmiştir. Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde alınan raporda davacının ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu, davalının ihtara rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığından davacının kanuna uygun tutulan ticari defterlerinde bulunan kayıtlarının davacı lehine kesin delil olarak kabulü gerekir. Davacı alacağını ticari defterleri ile kanıtladığı gibi, davalı iade faturalarına itiraz ettiğini iddia etmemiş, bu yolda bir delil göstermemiştir. Bu halde, tüm süreci özetleyen e-posta yazışmaları dikkate alındığında iadede mutabık kaldıklarının kabulünde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 19.820-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 4.955-TL harcın mahsubu ile kalan 14.865-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/09/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1209, K. 2026/1515, T. 21.09.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1209-e-2026-1515-k-3adcae2ab527