Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1242 E. 2026/1518 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1242
- Karar No
- 2026/1518
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1242
KARAR NO:2026/1518
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)İSTANBUL ANADOLU 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:10/06/2026
NUMARASI:2026/378 Esas - 2026/528 Karar
DAVA:Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:14/04/2026
İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/09/2026
Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA:Davacı vekili; müvekkili şirketin varlık yönetim şirketi olup,...nin iştiraki olduğunu, ... şirketinin ... A.Ş' den kullanılan kredinin asıl borçlusu olduğunu, ... AŞ tarafından ...ne temlik edilen alacağın 13.04.2006 tarihinde ... tarafından ... A.Ş'ye devir ve temlik edildiğini, müvekkili şirketin, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasıyla kayıtlı bulunan ... A.Ş. ile 6102 sayılı TTKnın 155'inci maddesinin 1. fıkrasının b bendi ve 156'ncı maddesi hükümleri ile Kurumlar Vergisi Kanunu'nun 19 ve 20'nci maddeleri uyarınca kolaylaştırılmış birleşme hükümlerine göre bütün aktif ve pasifleri ile aynen devir almak suretiyle birleştirilmesine karar verildiğini, kullanılan kredinin ödenmemesi nedeniyle, İstanbul 6. İcra Müdürlüğü ... Sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, dosya kefillere ilişkin taşınmaz satışları devam ettiği süreçte borçlu şirketin ticaret sicilinden resen terkin edildiğinin tespit edildiğini, asıl borçlu yanında icra takibinde kefil ... adına kayıtlı Kadıköy İlçesi ... Mah. 584 Ada 12 Parselde kayıtlı 154 m2 1/2 hisseli taşınmazın tahsilata katkısı olacak taşınmazlar bulunduğunu, satış işlemleri devam eden taşınmazlara ilişkin olarak kıymet takdiri yapıldığını ve dosya borçlusu şirkete tebligat yapılamadığını,icra takibinin sürdürülebilmesi için şirketin ihya edilmesi zorunluluğu doğduğunu, Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün re'sen terkin işleminin hukuka aykırı olduğunu, 6102 Sayılı Kanun'un Geçici 7.maddesi 2.fıkrası uyarınca "davacı veya davalı sıfatıyla devam eden davaları bulunan şirket veya kooperatiflere bu madde hükümleri uygulanmaz." denildiğini, yasanın emredici hükmüne aykırı olarak tesis edilen işlem ile terkin edilen .... Şti. (vergi no: ..., sicil no :...) 'nin ihya edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı Ticaret Sicil vekili; ticaret Sicili Müdürlüğü tarafından TTKnın32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği 34 madde hükmü çerçevesinde işlem yapıldığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluğun şirket tasfiye memurunda olduğunu, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, eldeki davada ihyanın dayanağı şirketin tasfiyesi talep edilmiş olup, davayı açmakta davacının hukuki yararının bulunduğunu, bu nedenle ihyası istenen şirketin "İstanbul 6. İcra Dairesinin ... sayılı dosyasındaki yargılama ile sınırlı olarak TTKnın 547. maddesi uyarınca işlemler sonuçlanıncaya kadar Ticaret Sicil Müdürlüğüne yeniden tesciline, şirketin ek tasfiyesi için sicile tesciline, şirketin ek tasfiye işlemlerinin davalı ... (...) tarafından yürütülmesine yasal hasım konumunda bulunan Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine vekalet ücretine hükmedilmediği, takip tarihinden sonra şirket terkin olduğundan yargı gideri ve vekalet ücretinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı ...; şirket uzun yıllar önce tasfiye edilerek ticaret sicilinden terkin edildiğini, mahkeme kararında ek tasfiyeyi zorunlu kılan işlemlerin neden başka bir yöntemle gerçekleştirilemeyeceğinin yeterli şekilde tartışılmadığını, davacı tarafın talebi esas itibarıyla alacağın takibine devam edebilmek amacına dayandığını, mahkemece hiçbir açık rıza bulunmadığı hâlde tasfiye memuru olarak görevlendirildiğini, tasfiye memurluğunun hukuki ve mali sorumluluk doğuran önemli bir görev olduğunu, bu görevin tarafına neden verildiği kararda gerekçelendirilmediğini, emekli olduğunu, geliri yalnızca emekli aylığından ibaret olduğunu, üzerine kayıtlı gelir getirici malvarlığı bulunmadığını, buna rağmen tarafına 45.000-TL vekâlet ücreti ve 1.797,70-TL yargılama gideri yükletildiğini, bu durum ekonomik koşulları karşısında ölçüsüz sonuç doğurduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:Dava, 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca Ticaret Sicil Müdürlüğünce resen terkin edilen şirketin ihyası davasıdır.TTK'nın geçici 7. madde kapsamında terkin edilen münfesih halde olmayan şirketler bakımından ihya kararı ile birlikte tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığı yolunda yerleşik bir yargı uygulaması var iken; Yargıtay HGK ve 11.HD nin bu konuya ilişkin olarak sınırlı ihyasına karar verilen şirketlere tasfiye memuru atanmasının kanunun amacına uygun olacağı yönünde bozma kararları verilmiştir."Davacı, taraf teşkili ve alacağının tahsili amacına 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince ek tasfiye kararı ile de ulaşabileceği, o hâlde bölge adliye mahkemesince dava konusu şirketin 6102 sayılı Kanun'un 547. maddesi gereğince dosya kapsamı ile sınırlı olmak üzere ek tasfiyesine karar verilmesi ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir tasfiye memuru atanması gerekirken, ... terkin işleminin hukuka uygun olmadığından bahisle terkin işleminin iptali niteliğindeki şirketin ihyasına karar verilmesi doğru olmamıştır." denilmiştir. (Yargıtay HGK'nın 2023/11-338 esas, 2024/3 karar sayılı 24.01.2024 tarihli ilamı, Yargıtay 11. HD'nin 22.03.2022 tarihli, 2020/8099 esas, 2022/2190 karar sayılı ilamı)Anılan kararlar nedeniyle Dairemizce de sınırlı olarak ihya edilen şirketlere tasfiye memuru atanması kanunun amacına uygun olacağından tasfiye memuru atanması gerekmediği yolundaki mevcut uygulamadan dönülmüştür.Somut olayda şirket aleyhine resen terkin tarihi olan 09.10.2014 tarihinden evvel 2002 yılında başlatılan icra takibi bulunduğu, takibe devam edilebilmesi için davacının ihya talebinde hukuki yararı bulunmaktadır. Davalının ihya gerekmediğine ilişkin istinaf nedeni yerinde değildir.Ne var ki, dava dışı şirket olağan tasfiye süreci sonunda terkin edilmemiş olup, mahkemece olağan tasfiye süreci neticesi terkinin gerçekleştiğini kabul ile karar verilmesi doğru olmamıştır. Geçici 7. madde kapsamında terkin gerçekleştiğinden alınmış bir tasfiye kararı olmadığı, terkinden evvel şirket yetkilisinin ... olduğu, diğer ortakların temsil yetkisi bulunmadığı, davalı tasfiye memurunun davanın açılmasına sebep olmadığı, bu nedenle davalı aleyhine yargı gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığından kararın kaldırılması gerekmektedir. Davalı ticaret sicil müdürlüğünün yasal hasım olması ve davanın açılmasına sebebiyet vermemesi karşısında aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemiş, karar bu yönüyle davacı tarafça istinaf edilmemiş, kesinleşmiştir.Kararın ticaret sicili ile ilgili bu kısmı kesinleştiğinden aynen tekrar edilmiştir.Davalı tasfiye memuru tasfiye memuru atanmasına rızası olmadığını istinaf sebebi olarak ileri sürmüş ise de; davalı terkinden evvel şirket yetkilisi bulunduğu gibi engel haline ilişkin mazeret ileri sürmediğinden bu konuya ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; dava dışı şirket hakkında derdest icra takibi bulunduğu, ihya talebinde hukuki yararı bulunduğu, TTK nın geçici 7. madde uyarınca terkin yapıldığından kararın kesinleşen kısımlarının aynen tekrarına şirketin ihyasına davalılar aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti takdir edilmemesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davalı tasfiye memuru ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/06/2026 Tarih 2026/378 Esas - 2026/528 Karar sayılı kararın HMK'nın 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davanın kabulü ile; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı iken 31.07.2013 tarihinde tasfiyesinin sona erdiğinden bahisle sicilden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin TTKnın 547 maddesi uyarınca İstanbul 6. İcra Dairesinin ... sayılı dosyası ve bu dosya ile açılabilecek davalar sonuçlanıncaya kadar ihyasına,Şirketin ek tasfiyesi için Ticaret Siciline tesciline ve ilanına, bu işlemleri yapması için davalı ... (...)’ın atanmasına, kararın ticaret siciline tescil ve ilanına, gerekçeli karar örneğinin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne gönderilmesine,"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak;"Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü zorunlu yasal hasım olduğu ve dava açılmasına sebebiyet vermediğinden, davalı Ticaret Sicili yönünden davacı lehine avukatlık ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,Davalı ... aleyhine yargı gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,"Adli Yardım kararı nedeniyle davalı ...'dan peşin istinaf karar harcı alınmadığından harç iadesi hususunda bir karar verilmesine yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/09/2026