İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/1628 E. 2026/52 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/1628
Karar No
2026/52
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 26. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/1628 Esas KARAR NO : 2026/52

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 22/06/2026 KARAR TARİHİ : 16/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dilekçesinde özetle; müvekkillerin alacaklı olduğu...1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas sayılı itirazın kaldırılması ve iflas davasında mahkemece verilen tensip zaptının 7 nolu ara kararı gereğince davalı şirketin ihyası için taraf teşkili sağlanması amacıyla 2 hafta kesin süre verildiğini, ... A. Ş. aleyhine işçilik alacaklarına ilişkin davalar ikame edildiğini, ilk derece mahkemesi kararları sonrasında şirketin tasfiyeye girdiğinin ve tasfiye memuru olarak ...'ın atandığının ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20.12.2024 tarihli gazetesinde ilan edildiğini, müvekkillerin alacaklarının tasfiye memurluğuna bildirilmesine rağmen ödenmediğini, Türk Ticaret Kanunu 542/1-c maddesi uyarınca şirket borçları varlığından fazla olmasına rağmen tasfiye memuru tarafından iflasın açılmasının istenmediğini, müvekkillerin alacaklarının ödenmemesi üzerine tasfiye memurluğuna ikinci kez başvuru yapıldığını, ancak ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün 03/06/2025 tarihli gazetesinde şirketin genel kurul kararı ile terkin edildiğinin ilan edildiğini, söz konusu terkin işleminin Türk Ticaret Kanunu 541. maddesine aykırı olarak alacaklar depo edilmeden veya ödenmeden gerçekleştirildiğini, şirketin borçlarından haberdar olmasına rağmen ilama bağlı alacaklar ödenmeksizin terkin işleminin yapıldığını, işçilik alacaklarının tahsili amacıyla başlatılan icra takiplerinde takip yolunun iflas yolu ile takibe çevrildiğini, borçlu şirket tarafından ödeme emirlerine itiraz edilmesi üzerine takiplerin durdurulduğunu, bu nedenle ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasındaki itirazın kaldırılması ve iflas davasının yürütülebilmesi için şirketin ihyasının zorunlu hale geldiğini, Türk Ticaret Kanunu 547. maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu durumlarda şirketin yeniden tescilinin istenebileceğini, tüzel kişiliğin sona erebilmesi için tasfiyenin eksiksiz yapılması gerektiğini, şirketin borçlarının ödenmemiş olması ve devam eden icra takipleri nedeniyle şirketin hukuken temsilinin gerektiği durumlarda ihyaya karar verilmesinin şart olduğunu, usul ekonomisi ilkesi gereği birden çok kişinin birlikte dava açabileceğini belirterek ...A. Ş. 'nin Türk Ticaret Kanunu 547. maddesi uyarınca ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... ESAS sayılı dosyası yönünden ihyasına ve ek tasfiyesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı ...'a yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; dava konusu şirketin Türk Ticaret Kanunu'nun 547. maddesi kapsamında ek tasfiye amacıyla yeniden ihyasının talep edildiğini, ancak şirket hakkında daha önce verilmiş ve kesinleşmiş ihya kararları bulunduğunu, bu nedenle davacıların dava açmakta korunmaya değer güncel bir hukuki yararlarının bulunmadığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-h ve 115. maddeleri uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasında verilen ara kararın taraf teşkilinin sağlanması amacını taşıdığını ve mevcut kesinleşmiş ihya kararlarının ilgili mahkemeye sunulmasıyla bu eksikliğin giderilebileceğini, aynı şirket hakkında mükerrer ihya kararı verilmesinin hukuken bir sonuç doğurmayacağını, usul ekonomisi ilkesine aykırı olduğunu, dürüstlük kuralı ile bağdaşmadığını, ihya kararının şirket tüzel kişiliğine ilişkin kurucu bir karar olup tüm alacaklıları ve devam eden davaları kapsadığını, davacıların tasfiye memuruna yönelik kusur ve sorumluluk iddialarının işbu davanın konusu dışında kaldığını, bu iddiaların ancak Türk Ticaret Kanunu'nun 553. maddesi kapsamında açılacak ayrı bir sorumluluk davasında ileri sürülebileceğini, mahkemenin inceleme alanının yalnızca ek tasfiyeyi gerektiren eksik işlemlerin varlığı ile sınırlı olduğunu, kesinleşmiş ihya kararı karşısında yeniden ihya davası açılmasının hukuki güvenlik ve kesin hüküm etkisine aykırılık teşkil ettiğini belirterek öncelikle davanın usulden, aksi kanaatte ise esastan reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ticaret Sicil Müdürlüğü vekili tarafından verilen cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın olağan tasfiye süreci sonucunda ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin (SN: 8058-5) ek tasfiyesine karar verilmesi talebine ilişkin olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün tescil taleplerini yasal sınırlar içerisinde incelemekle yükümlü olduğunu ve yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurlarında bulunduğunu, tasfiye memurlarının eksik işlemlerinden müvekkil kurumun sorumlu tutulmasının kanuna aykırı olduğunu, Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi uyarınca ek tasfiye kararı verilmesi halinde tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, atanacak tasfiye memurlarının Türk Ticaret Kanunu'nun 536. maddesinde belirtilen Türk vatandaşı olma ve Türkiye'de yerleşim yeri bulunma gibi şartları taşıması gerektiğini, müvekkil kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yasal hasım konumunda bulunan Ticaret Sicili Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, yerleşik yargı uygulamalarının da bu yönde olduğunu, sunulan emsal kararların olağan tasfiye süreci içermediğinden eldeki dava için emsal teşkil etmediğini, bu nedenlerle müvekkil müdürlük yönünden davanın reddini, mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. İNCELEME VE DEĞERLENDİRME: Dava, hukuki niteliği itibariyle dava dışı şirketin tasfiyesi nedeniyle ticaret sicilden terkin edilmiş olan dava dışı Tasfiye Halinde ... A. Ş'nin ihyası istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nun 547/1 maddesi uyarınca tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa son tasfiye memurları yönetim kurulu üyeleri pay sahipleri veya alacaklılar şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesini ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. Aynı yasanın 2. Fıkrasında mahkeme istemin yerinde olduğu kanaatini getirirse şirketin ek tasfiye işlemlerinin yapmaları için son tasfiye memurları veya yeni bir veya birkaç kişiye tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir hükmü mevcuttur. Ticaret sicil kayıtlarında dava dışı şirketin tasfiyesinin 03/06/2025 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği tescile dayanak olan belgeler ... Ticaret Sicil Müdürlüğünden getirtilmiş ilgili ihya kararının...1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasında taraf teşkili sağlamak üzere talep edildiği bu nedenle davacının dava açmakta hukuki yararın olduğu anlaşılmıştır. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan dava dışı Tasfiye Halinde ...A. Ş'nin aleyhinde hukuk davası açıldığını,... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas yeni ... 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin...Esas sayılı dosyasında alacağını tahsil etmesi için ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının gerektiği; bu nedenle, davacının işbu davayı açmakta haklı ve hukuki yararının bulunduğu görülmekle; davacı tarafından, açılan davanın sübut bulduğundan kabulü ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı bulunan dava dışı Tasfiye Halinde ... A. Ş'nin ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı yeni ... 18.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyasının sürdürülmesi ve infazı ile sınırlı olarak ek tasfiye işlemlerinin yapılması için yeniden 6102 sayılı TTK'nun 547/2. maddesi uyarınca ticaret siciline kaydına ve tesciline, tasfiye memuru olarak ...'un atanmasına, tasfiye memurunun şirketin tüm tasfiye işlemleri bitmeden tasfiye kararını ticaret sicilde tescil ettirdiği anlaşılmakla dava açılmasına sebebiyet verdiğinde aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine, diğer davalı taraf yasal hasım olup davanın açılmasına sebep olmadığından sebebi aleyhe vekalet ücret ve yargılama gideri hükmüne yer olmadığından aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiş olmakla; aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın kabulü ile ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün... sicil numarasında kayıtlı bulunan Tasfiye Halinde ...A.ş Kapatılan ... 1.Asliye ticaret mahkemesinin .... Esas, yeni ... 18.Atm ... Esas sayılı dosyası sınırlı olmak üzere ek tasfiye işlemlerinin yapılabilmesi için ticaret siciline kayıt ve tesciline, Tasfiye memuru olarak ...'ın atanmasına, Kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilanına, tescil ve ilan için tasfiye memuruna yetki verilmesine, Karar kesinleştiğinde keyfiyetin ... Ticaret Sicil Müdürlüğüne yazı ile bildirilmesine, 2-Alınması gerekli harç peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davacı için takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan 305,00 TL yargılama giderlerinin davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, 5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine, Dair, Davacı Vekilinin ve Davalı Vekilinin yüzlerine karşı tebliğden itibaren 2 hafta süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/09/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/1628, K. 2026/52, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-1628-e-2026-52-k-8c7285d8a4f8