İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/453 E. 2026/677 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/453
Karar No
2026/677
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/453 Esas KARAR NO : 2026/677

DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 22/05/2026 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili... A.Ş. ile davalı Tasfiye Halinde ...Şirketi arasında ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası üzerinden bir yargılama süreci yürütüldüğünü, söz konusu davalı şirketin ... Ticaret Sicil Müdürlüğü kayıtlarına göre sicilden terkin edildiğinin tespit edildiğini, ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...Esas sayılı dosyasının 12.05.2026 tarihli duruşmasında mahkemece davacı vekiline davalı şirketin ihyası için dava açmak üzere yetki ve süre verildiğini, tüzel kişiliği sona ermiş ve sicilden terkin edilmiş bir şirket aleyhine yargılamaya devam edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, taraf teşkilinin sağlanabilmesi ve derdest olan yargılamanın sürdürülebilmesi amacıyla şirketin ihyasının zorunlu hale geldiğini, bu talebin yalnızca ilgili mahkeme dosyasındaki yargılamanın devamını temin etmek amacıyla yapıldığını belirterek sicilden terkin edilen ... Şirketi'nin ihyasına karar verilmesini, ihya kararının ... Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne bildirilmesini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki davanın tasfiye süreci tamamlanarak ticaret sicilinden terkin edilen Tasfiye Halinde... Şirketi'nin ek tasfiyesine karar verilmesi talebine ilişkin olduğunu, müvekkili kurumun Türk Ticaret Kanunu'nun 32. maddesi ve Ticaret Sicili Yönetmeliği'nin 34. maddesi uyarınca yasal yetki ve görev alanı içerisinde işlem yaptığını, sicil müdürlüğünün yargı mercii gibi hareket edemeyeceğini, tasfiye sürecindeki yetki ve sorumluluğun tasfiye memurlarına ait olduğunu, tasfiye memurlarının alacaklıların haklarını korumakla görevli bulunduğunu, eksik işlemlerin tespiti ve giderilmesi noktasında müvekkil kurumun bir sorumluluğunun bulunmadığını, tasfiye memurlarının kanundan doğan yükümlülüklerini ihlal etmeleri halinde şirkete ve alacaklılara karşı sorumlu olduklarını, mahkemece ek tasfiyeye karar verilmesi durumunda Türk Ticaret Kanunu'nun 547/2. maddesi gereğince tasfiye memuru atanmasının zorunlu olduğunu, atanacak tasfiye memurunun Türk Ticaret Kanunu'nun 536. maddesinde düzenlenen şartları haiz olması gerektiğini, özellikle en az bir tasfiye memurunun Türk vatandaşı olması ve yerleşim yerinin Türkiye'de bulunması şartının arandığını, müvekkil kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunduğunu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, yerleşik yargı uygulamalarının da bu yönde olduğunu belirterek müvekkil kurum yönünden davanın reddini, aksi kanaatte ise müvekkil kurum aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, ihyası istenilen şirketin ticaret sicil kayıtları ve ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı dosya UYAP sureti dosyamız içerisine alınmıştır. Davacı vekili 16/06/2026 tarihli dilekçesi ile şirketin son ortak ve yetkilisi olan...'ın davaya dahil edilmesine karar verilmesini talep etmiş, davanın ...'a tebliğ edilmiş, Mahkememiz celse beyanında "son yetkilisi olduğum şirket 2025 yılında tasfiye edilmiştir, şirketin herhangi bir mal varlığı bulunmamaktadır, hatta benim şahsi alacaklarımda kalmıştır, taraf olmak istemiyorum."şeklinde beyanda bulunmuştur. İhyası istenen Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; şirket ana sözleşmesinin 18/11/2004 tarihinde tescil edildiği, şirketin son yetkilisinin... olduğu, şirketin son tescilini 19/11/2025 tarihinde yaptırdığı, şirketin tasfiyesinin sona erdiği 19/11/2025 tarihinde tescil edildiğinden sicil kaydının terkin edildiği görülmüştür. Dava, şirket ihyası talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, sicilden terkin edilen şirketin davacının taraf olduğu alacak davasına mahsus taraf teşkili amacıyla ihyası noktasında toplandığı, 6102 sayılı TTknun 547.maddesinde; "(1) Tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklılar, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden, bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar, şirketin yeniden tescilini isteyebilirler. (2) Mahkeme istemin yerinde olduğuna kanaat getirirse, şirketin ek tasfiye için yeniden tesciline karar verir ve bu işlemlerini yapmaları için son tasfiye memurlarını veya yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan ettirir. " denilmekte olup, davacının ihyası talep edilen şirket ile karşılıklı davası olduğu sabit olduğundan, anılan yasa hükmü gereğince davacının ihya talebinin anılan dava ve neticeleri ile sınırlı olmak üzere davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. İhyası istenen şirket kayıtlarının geçmişe dönük incelenmesinden, dahili davalı ...'ın şirketin son yetkilisi olduğu, davacının tasfiye memuru tayin edilmesi maslahata uygun görülerek tasfiye memuru olarak atanması gerekmiştir. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü kanuni hasım olduğundan, diğer davalıların da eksik tasfiye yapıp yapmadığı ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı davasındaki yargılama neticesinde belli olacağından, yargılama masraflarının davacı üzerinde bırakılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜNE, -... Ticaret Sicil Müdürlüğü nezdinde ...sicil numarasıyla kayıtlı Tasfiye Halinde ... Şirketi'nin ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... E sayılı davasındaki tüm iş ve işlemlere ve davanın neticelerine münhasır ihyasına, -Tasfiye memuru olarak dahili davalı ...'ın tayinine Karar kesinleştiğinde Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine, 2-Harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-... Ticaret Sicil Memurluğunun yasa gereği hasım olması nedeniyle ücreti vekalet ve yargılama giderleriyle sorumlu tutulmamasına, 5-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider/delil avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, davacı vekili ile dahili davalının yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 23/09/2026

Başkan ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Üye ¸e-imzalıdır Katip ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/453, K. 2026/677, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-453-e-2026-677-k-cabd634911eb