Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1197 E. 2026/1513 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1197
- Karar No
- 2026/1513
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1197
KARAR NO:2026/1513
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:(KAPATILAN)BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:15/06/2026
NUMARASI:2023/257 Esas - 2026/456 Karar
DAVA:Ticari Ünvanın Korunması
İSTİNAF KARAR TARİHİ:21/09/2026
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili; müvekkili şirketin fırın ekipmanları imalatını yaptığı ürünlerini 1995 yılından itibaren ... (unvan değişikliği ile ...) olarak imal etmekte yine aynı marka ve unvanla piyasaya arz ederek tanıttığını, tarafların faaliyet alanlarının aynı olduğu, davalı şirketin, 02.01.2023 tarihinde müvekkili şirketin ticaret unvanı ve tescilli markası ile hemen hemen aynı ticaret unvanı olarak tescil ettirerek haksız rekabet "yaratmış ve müvekkili şirketin imal ettiği fırın ekipmanlarının ... (...) marka ve unvanla imal ederek piyasaya sunduğunun tespit edildiği, davalı taraf, müvekkili şirketin uzun yıllar imal ile piyasaya arz ettiği fırın ekipmanlarını izin almadan, marka tescili yapılmış ... (..., ..., ..., ... ..., ... ...) ticaret unvanlarının aynısının veya benzerinin ... (...) marka ve unvanla kullanılmakta olup müvekkili şirket markasına ve unvanına tecavüz etmekte ve haksız rekabette bulunduğunu, davalının ticaret unvanında yer alan ... kelimesi, unvanın çekirdeğini oluşturduğu, müvekkili şirketin, davalıya 13.02.2023 tarihinde Kadıköy ....Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarname göndererek kullandığı ... (...) marka ve unvanın sicilden terkin edilmesini aksi halde ilgili mevzuat uyarınca korunan haklarını talep edeceğini ihtar etmiş ise de bir sonuç alınamadığını, davalı tarafın haksız rekabeti sebebiyle uğrattığı,( fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik) 5 bin- TL maddi ve 5 bin TL manevi zararı nedeniyle toplam 10 bin TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili; davacının, markanın korunmasına ilişkin hükümlerin ihlal edildiğini iddia ettiğini, her iki şirketin de ekmek ve unlu mamullere ilişkin faaliyet yürüttüğünü, Ekmek kelimesinin kısaltması olan "ek" ifadesinin markanın korunması kapsamında değerlendirilmesi genel bir terimin tek kişinin tekeline dahil edilmesi olduğu, Müvekkili şirketin unvanındaki "...” ifadesi ise "... şirketi"nin kısaltılmış hali olduğunu, "..." ifadesinde müvekkili şirket ... Şti'nin herhangi bir taklit amacı olmadığını, Müvekkili şirketin, uzun süredir aktif bir olarak üretim yaptığı ve bilinen bir işletme olduğu,davanın taklitçi sıfatı ile yargılanan müvekkili şirketin itibarını zedelediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; davacı vekilinin geçerli bir mazereti olmaksızın 28/04/2026 tarihli duruşmaya katılmadığı, dosyanın HMK'nın 150. maddesi gereğince işlemden kaldırıldığı, davacı vekilinin 12/12/2023 tarihli celseye de mazeretsiz olarak katılmadığı, dosyanın yasal süre içerisinde yenilenerek yargılamaya devam edildiği, davacının son celseye de mazeretsiz olarak gelmediği, bu nedenle son celse tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğinden HMK'nın 320/4. maddesi uyarınca davanın 28/04/2026 tarihi itibariyle açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacı vekili; dosyaya sunulan 28.04.2026 tarihli mazeret dilekçesinin yerleşik içtihatlarda belirtildiği üzere ''Avukat, mazeretinde sebep belirtmese dahî; mazeret dilekçesi kabul edilmeli ve yargılamaya devam edilmelidir."ilkesi gereği kabulü gerektiği, (Yargıtay 21. HDnin, Esas: 2019/5897, Karar: 2020/2229 ) 25 nisanda bilirkişi ek raporunu tebliğ aldıklarını, 2 haftalık itiraz süresi verildiği, 28 nisanda yapılacak duruşmaya iş yoğunluğu nedeniyle mazeret gönderilirken, lehe devam eden bir yargılamayı ve olumlu gözüken bilirkişi raporuna rağmen hayatın olağan akışında dosyayı takip etmeme gibi bir durumun olması mümkün olmadığını, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ ve itiraz süresinin dolmaması nedeniyle yapılacak olan duruşmada dosya adına hiç bir ilerleme gerçekleşmeyeceği açık olduğunu,davalı vekilinin mazeretinin kabul edilip kendisinin mazeretinin kabul edilmediğini,mazeretin kabul edilmemesi için hiç bir hukuki dayanak olmadığını ,ekte örneğini sunduğu listeden 28.04.2026 tarihinde Edirne 9. ACMnin 2024/847 esas sayılı dosyasının 10.40 duruşması dava konusu celseyle kesiştiğini ,bu duruşmanın varlığı mahkeme hakimi tarafından da rahatlıkla sorgulanıp ulaşılabilecek bir bilgi iken, mazereti somut hiç bir sebep göstermeden kabul etmeyerek adil yargılanma haklarının elinden alındığını, dosya konusu oluşacak maddi zararların katlanmasına sebep olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince, 28/04/2026 tarihli celsede (saat;12:23:43) davacı vekilinin duruşma gün ve saatinde hazır olmadığı gibi geçerli bir mazeret dilekçesi de sunmadığı, davalı vekili tarafından mazeret dilekçesi ibraz edildiği, dosyanın bilirkişiden döndüğü, bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği, tarafların bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz sürelerinin henüz dolmadığı belirtilerek, davalı vekilinin yerinde görülmeyen mazeretinin reddine, takip edilmeyen davanın HMKnın150 maddesi uyarınca yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verilmiş iken, davacı vekilinin yenileme talebi üzerine istinafa konu nihai karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.Davacı vekilinin duruşma saatinden evvel 28.04.2026 günü saat 06.49 itibariyle ilgili dosyaya mazeret dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin mazeret dilekçesinin değerlendirilmediği anlaşılmakla davacı vekilinin mazereti hakkında bir karar verilmeden dava dosyasının önce işlemden kaldırılması, yenileme talebi üzerine açılmamış sayılmasına karar verilmesi yerinde bulunmamış, kararın kaldırılarak dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/06/2026 Tarih 2023/257 Esas 2026/456 Karar sayılı kararın HMK'nin 353(1)a-5 gereği KALDIRILMASINA; "Dava yeniden görülmek üzere dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine"Yatırılan 732-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde davacıya iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-g maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/09/2026