İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/853 E. 2026/633 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/853
Karar No
2026/633
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ E

ESAS NO : 2026/853 Esas KARAR NO : 2026/633

DAVA : Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) DAVA TARİHİ : 22/04/2025 KARAR TARİHİ : 15/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...Şirketi hakkında ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/06/2022 tarihli ve ... Esas sayılı kararıyla iflas kararı verildiğini, ... 1. İcra Dairesi ... İflas sayılı dosyasından iflas işlemlerinin yürütüldüğünü, ... Bankası Aş tarafından başlatılan icra takip dosyasına konu alacağın müvekkili şirket tarafından temlik alındığını, iflas dosyasına 17/12/2024 tarihli dilekçeyle alacak kaydı talebinde bulunulduğunu, İflas Müdürlüğü tarafından yalnızca icra takibine konu alacakların kabulüne karar verildiğini ancak banka kayıtlarında ve ihtarnamede yer almasına rağmen diğer alacak ve faizler toplamı olan 789.806,86 TL yönünden talebin reddedildiğini, iflas idaresince hukuka aykırı şekilde reddedilen alacağın iflas masasına kaydını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalıya yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davaya karşı cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. DELİLLER VE GEREKÇE: Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararı ile ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2026 tarihi itibariyle faaliyetinin durdurulmasına ve ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan dava ve işler ile arşiv dosyalarının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devrine karar verilmiş olup söz konusu karar uyarınca ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredilerek söz konusu dava dosyasının ... 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yukarıdaki esasına kaydının yapıldığı görülmüştür. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. HMK'nın 320/2. maddesi uyarınca taraflar arasındaki uyuşmazlık konularının; Davacının müflis şirketten iflas tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, alacaklı ise miktarının ne olduğu, alacağın gerçek olup olmadığı, davanın 15 günlük hak düşürücü sürede açılıp açılmadığı noktalarında toplandığı tespit edildi. Mahkememiz dosyasına ... tarafından 12/05/2026 tarihinde sunulan bilirkişi raporunda; alacağını temlik eden bankalar ile davalı kredi lehtarı ... Tic. Ltd. Şti. arasında genel kredi sözleşmesi akdedildiği, sözleşme kapsamında nakdi proje kredileri ile gayrinakdi çek taahhüt bedeli kredileri kullandırıldığı, kullandırılan kredilere ait bilgi ve belgelerin dosyada toplandığı, davacının hesaplanan alacaklarını iflas masasına kaydettirebileceği, davacı şirketin müflis şirketten iflas tarihi olan 16.06.2022 itibariyle asaleten alacaklarının incelendiği, dosya içeriğine göre tesis edilen taşınır rehnine tabi bir adet taşıt aracı bulunduğu, alacağın rehinle temin edildiğinin kabulü durumunda belirlenen alacağın tamamının imtiyazlı alacak statüsünde değerlendirildiği, toplam alacağın 1.096.170,64 TL olarak hesaplandığı, daha önce kabul edilen alacak tutarının da aynı miktarda olduğu, bu nedenle müflis şirketin iflas tarihi itibariyle bakiye bir nakdi alacağının bulunmadığı, gayrinakdi çek taahhüt bedeli yönünden ise davacının alacak kayıt talep etme hakkının bulunmadığı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 282. maddesi ile 6754 sayılı Kanun'un 3/3. maddesi hükümleri uyarınca hukuki tavsif ve takdirin münhasıran yargı makamına ait olduğu kanaatine varıldığı tespit edilmiştir. Huzurda görülen dava kayıt kabul davasıdır. Kayıt kabul davası, alacağı kısmen veya tamamen red edilen alacaklı tarafından iflas idaresine karşı açılır. Davada husumet iflas masasına yöneltilmelidir. İflas masasının temsilcisi adi tasfiyede iflas idaresi, basit tasfiyede ise iflas dairesidir. Sadece alacak belgesinin bulunması, alacağın gerçek varlığı yönünde yeterli olmayıp alacaklı-borçlu arasındaki temel ilişkinin ele alınarak sair belge ve bilgilerle gerçek alacağın tespit edilmesi gerekmektedir. İspat yükü kural olarak masaya kaydı gereken alacağı olduğunu iddia eden davacı alacaklı üzerindedir. Sıra cetveline itiraz davalarında dava açma süresi, görevli ve yetkili mahkeme 2004 sayılı Kanun'un 235. maddesinde düzenlenmiştir. Bu hükme göre dava açma süresinin ilandan itibaren başlayacağı belirtildikten sonra 2004 sayılı Kanun'un 223/3. maddesi hükmünün saklı olduğu belirtilmiştir. Saklı tutulan hükme göre iflas masasına müracaat eden alacaklıların tebligatı kabule elverişli adres gösterir, yazı ve tebligat masrafları için avans yatırmışlarsa sıra cetveline itiraz davası açma süresi bu alacaklılar hakkında sıra cetvelinin kendilerine tebliğinden itibaren başlar. Davanın on beş gün içinde açılması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre olup Mahkemece kendiliğinden dikkate alınır. 2004 sayılı Kanun'un 235/1. maddesine göre sıra cetveline itiraz davası iflas kararı veren ticaret mahkemesinin bulunduğu yerdeki herhangi bir ticaret mahkemesinde açılabilir. Görevin belirlenmesinde dava değerinin önemi olmadığı gibi, buradaki mahkemenin yetkisi de kamu düzenine ilişkindir. Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı temlik alan tarafından temlik alınan ... 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından olan alacağın iflas masasına kayıt ve kabulü talebi ile iflas müdürlüğüne başvurduğu, iflas müdürlüğü tarafından talebin kısmen kabul ve kısmen reddine karar verildiği ve söz konusu kararının davacı vekiline tebliği üzerine 15 günlük hak düşürücü sürede huzurda görülen davanın açıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın çözümün uzmanlık gerektirmesi nedeniyle mahkememizce temlik eden şirket ile müflis şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş olup yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen bilirkişi kök ve ek raporunda; davacı şirketin müflis şirketten iflas tarihi itibariyle toplam alacağının 1.096.170,64 TL olarak hesaplandığı, bu tutarın iflas müdürlüğü tarafından kabul edilen alacak tutarı ile aynı miktarda olduğu, bu nedenle müflis şirketin iflas tarihi itibariyle bakiye bir nakdi alacağının bulunmadığı, gayrinakdi çek taahhüt bedeli yönünden ise davacının alacak kayıt talep etme hakkının bulunmadığı hususları tespit edilmiştir. Tekniğine uygun ve denetime elverişli düzenlendiği kabul edilen bilirkişi raporu doğrultusunda davacının nakdi alacak talebi yönünden masaya kayıt ve kabulünü gerektirir bakiye alacağının bulunmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. Her ne kadar temlik alan davacı vekili tarafından gayrinakdi alacağa ilişkin depo talebinde bulunulmuş ise de ... 23. Noterliğinin ... tarih ve ... yevmiye nolu temlikname kapsamında temlik eden banka alacaklarının varlık yönetimi şirketine devir ve temlik edilmiş olduğu, gayrinakdi çek taahhüt bedelinden dolayı temlik alacaklısı varlık yönetimi şirketinin herhangi bir yasal yükümlülüğü ya da sorumluluğunun bulunmadığı, bu konuda ilgili yasal mevzuat gereği sadece muhatap bankanın sorumluluğunun bulunduğu, bu bakımdan varlık yönetimi şirketine dava konusu edilen çeklerin ibraz edilip bankanın sorumlu olduğu miktarın varlık fonundan istenilmesinin mümkün olmadığı, kaldı ki temlik sözleşmesinin 6. maddesine göre "gayrinakit alacakların" sözleşme kapsamı dışında tutulduğu, dava konusu edilen çeklerin hamilleri tarafından muhatabı bankaya ibrazları halinde 5941 sayılı çek yasasının 2. ve 3. maddesine göre sadece bankanın sorumlu olduğu nazara alındığında gayrinakdi çek taahhüt bedelinden dolayı davalı müflis şirketten herhangi bir ad altında depo talebinde bulunulamayacağı anlaşıldığından davacının bu yöndeki talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Açılan davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince hesaplanan ve tahsili gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin yatırılan 615,40 TL harçtan mahsubu ile 116,60 TL eksik harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından sarf olunan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Sarf olunmayan delil/gider avanslarının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine, 5-Davalı vekil ile temsil edilmediğinden davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/09/2026

Katip e-imzalı

Hakim e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/853, K. 2026/633, T. 15.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-853-e-2026-633-k-f341f937178c