Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2157 E. 2026/1463 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2157
- Karar No
- 2026/1463
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/2157
KARAR NO: 2026/1463
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 23/06/2022
NUMARASI: 2017/933 Esas 2022/528 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalıların itiraz dilekçelerinde temel hukuki ilişkiye dair itirazda bulunmadığını, ödeme emri ekindeki faturaya karşı davalıların açıkca itiraz etmeleri gerektiğini, davalıların icra ödeme emrine sadece "borcum yoktur" itirazlarının yetersiz kaldığını, icra dairesinin yetkili, mahkemenin görevli olduğunu, itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ..., savunmasında özetle; ...'in teyzesinin imam nikahlı eşi olduğunu, elli bin lira tutarındaki bahsi geçen miktarın kendilerinin mobilya makinalarının tutarı olduğunu, bu makinelerin .... Şti.'ne ait olduğunu, bu firmanın kurucusunun kendi annesi olduğunu, ...'in bu firmayı vekaleten yönettiğini, annemsinden habersiz vekaleti kötüye kullanarak makineleri ve araçları kendi oğlu...üzerine kayıtlı ... şirketine devrettiğini, bunlarla ilgili hukuki sürecin devam ettiğini, yirmi yaprak çeki, makineleri, araçları vekaletten azlettikten sonra devrettiğini, ... adlı şahıstan dolayı birçok maddi- manevi zarara uğradıklarını, öyle yaparak kendilerinden para koparma peşinde olduğunu, daha önce dolandırıcılıktan hüküm giydiğini belirterek, gereğinin yapılmasını istemiştir.
Davalı .... Şti. vekili, savunmasında özetle; yetkili mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, dava konusu icra takibinin de yetkili icra müdürlüklerinde açılmadığını, likit bir alacak bulunmadığını, müvekkilinin davacıdan 28/12/2016 tarihli faturaya konu ... Makinesi ve ...Kenar Bantlama Makinesini satın aldığını, davalı müvekkilinin makinelerin bedelini ödemek istediğinde davacı firma tarafından "...hesaplarımızda bloke var, yatırılan paraları alamıyoruz, ... hesabına yatırın..." şeklinde dönüş yapıldığını, müvekkili şirketin yetkilisinin de bu şekilde ödeme yapmasının doğru olmayacağını ancak bu yönde bir talimat verirler ise ... hesabına ödeme yapabileceğini ilettiğini, bunun üzerine davacı şirket yetkilisi ...'in babası olan ...'in.... Noterliği'nin 26/03/2056 tarih, ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile .... Noterliği'nin 12/03/2015 tarih, ... yevmiye numaralı imza sirkülerini müvekkilinin yetkilisine ibraz ederek 28/12/2016 tarihli, ... no'lu irsaliyeli faturanın tahsili için sundukları 02.01.2017 tarihli yetki belgesini tanzim ederek ...'yı yetkilendirdiğini, müvekkili tarafından 02/01/2017 tarihinde davalı ...'nın banka hesabına "... İşleme Mobil ... ..." açıklaması ile 48.500,00 TL, 03/01/2017 tarihinde "... firması yetki ile 28.12.2016 tarihli faturaya" açıklaması ile 1.500,00 TL yatırıldığını, bu şekilde fatura gereği tüm ödemelerin yapıldığını, daha sonra davacı tarafından kötü niyetle icra takibi başlatıldığını, haksız icra takibi sonrasında taraflar arasında yapılan görüşme neticesinde davacı firma yetkilisi ...'in babası ... ile aralarının bozulduğunu ileri sürerek müvekkilinden haksız olarak geçmiş tarihli ödenmiş faturaya ilişkin talepte bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Somut olayda ispat yükünün, davalı ... yönünden açılan davaya ilişkin çekişmeli olgulardan kendi lehine haklar çıkaran davacı taraf üzerinde olduğu, diğer davalı ... .... Şti. yönünden ise cevap dilekçesi ile satım sözleşmesine konu makinenin alındığının kabul edilmiş olması ve ödeme savunmasında bulunulması nedeniyle bu davalı üzerinde bulunduğu kabul edilmiştir.
... Dava dilekçesinde davalı ... hakkında açılan dava ile ilgili olarak açıklama bulunmadığından 21/10/2021 tarihli celsede davacı vekiline HMK'nun 31. Maddesi uyarınca davacının davalı ... hakkındaki davasınındaki talebinin neye ilişkin olduğunu iddianın genişletilmesi yasağı da dikkate alınarak açıklaması için kesin süre verilmiş, davacı vekili de 28/10/2021 tarihli dilekçesi ile diğer davalının ödeme savunmasında ismi geçen ...'ya ödeme yapıldığı savunması yönünden davanın açıldığını beyan etmiştir. Davaya konu icra takibindeki borcun sebebi 28/12/2016 tarihli 50.032,00 TL bedelli faturanın diğer davalı şirkete hitaben düzenlenmiş olması ve aynı şekilde fatura konusu bantlama makinesine ilişkin satım sözleşmesinin de diğer davalı şirket ile yapılmış olması nedeniyle davacının davalı ...'ya karşı icra takibindeki borcun sebebi fatura nedeniyle husumet yöneltemeyeceği kanaatine varılmakla davacının davalı ... hakkındaki davasının sıfat (pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacının diğer davalı ... .... Şti. hakkındaki itirazın iptali davası yönünden ise, her iki tarafın faturayı ve aralarındaki sözleşme ilişkisini kabul etmiş olması nedeniyle davacının akdi ilişkiyi ispatladığı, davalı şirketin ise cevap dilekçesindeki ödeme savunması ispatlaması gerektiği bu kapsamda da bilirkişi marifetiyle incelettirilen davacı defterlerinde herhangibir ödeme kaydının bulunmadığı, davalı defterlerinde de aynı şekilde ödeme kaydının bulunmadığının talimat mahkemesi yoluyla aldırılan bilirkişi rapor ile tespit edildiği, davalı şirketçe sunulan 02/01/2017 tarihinde 48.500,00 Tl ve 03/01/2017 tarihinde 1.500,00 TL'lik miktarındaki ödeme dekontlarında faturaya istinaden ödeme yapıldığı dair açıklama düşülerek diğer davalı ...'ya para gönderildiği, bu davalının davacı şirket yetkilisi olmadığı, ilgili tarihte...davacı şirket yetkilisi olduğu, şirket yetkilisi olmayan ... tarafından 02/01/2017 tarihinde ...'ya fatura tahsilatı için yetki verildiğine dair yazı verilmiş ise de, bu yazının şirket yetkilisince verilmemiş olması nedeniyle geçerli olmayacağı, ...'nın davacı şirkette çalışan olmaması da dikkate alındığında yetkisiz temsilin bulunduğu ve 6098 sayılı TBK'nun 47. Maddesi uygulanması gerektiği davalı şirketin diğer davalı gerçek kişiye gönderdiği bedeli davacı ile aralarındaki fatura bedeli olarak gönderdiği ve ödeme savunmasını ispat ettiğini kanıtlayamadığı ve HMK'nun 222/3. Maddesi uyarınca her iki şirket defterinin birbiri ile örtüştüğü ve davacının davalı şirketten alacaklı olduğu, davacı şirket kayıtlarında da diğer davalıdan ödeme aldığına yönelik herhangi bir kayıt bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Davalı ... .... Şti. yemin teklif etme hakkı hatırlatılmış davalı vekili bu hakklarını kullanmayacağını bildirmiştir.
Tüm bu nedenler ile savacının davalı ... Limited Şirketi hakkındaki davasının kısmen kabulü kısmen reddi ile, .... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasında davalının itirazının 50.032,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmek suretiyle ve takip talebindeki diğer koşullarla devamına, davacının davalı ... Limited Şirketi hakkındaki fazlaya ilişkin faiz kalemi yönünden takip öncesi temerrütü gerçekleştirdiğini kanıtlayamadığından talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı taraf dava dilekçesinde icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. İİK'nın 67/1. maddesine göre "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın "yüzde yirmisinden" aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." Buna göre davacı lehine icra inkar tazminatına hükmetmek için davalının haksız olması, itirazın iptaline karar verilen alacağın likit olması ve davacının talebi gerekir
Davanın kabulüne karar verilen alacak miktarının taraf defterlerine dayalı likit yani belirlenebilir bir alacak miktarı olduğu kanaati ile, İİK'nın 67/2. maddesi gereğince itirazın iptaline karar verilen 50.032,00 TL'nin takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalı ... Limited Şirketi’den alınarak davacıya verilmesine dair karar verilmiştir." gerekçesiyle, davacının davalı ... hakkındaki davasının sıfat (pasif husumet) yokluğu nedeniyle reddine, davacının davalı ... Limited Şirketi hakkındaki davasının kısmen kabul-kısmen reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar tarafından ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... ... Şti. vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin davacıdan 28/12/2016 tarihli faturaya konu ... Makinesi ve ...Kenar Bantlama Makinesini satın aldığını, davalı müvekkilinin makinelerin bedelini ödemek istediğinde davacı firma tarafından "...hesaplarımızda bloke var, yatırılan paraları alamıyoruz, ... hesabına yatırın..." şeklinde dönüş yapıldığını, müvekkili şirketin yetkilisinin de bu şekilde ödeme yapmasının doğru olmayacağını ancak bu yönde bir talimat verirler ise ... hesabına ödeme yapabileceğini ilettiğini, bunun üzerine davacı şirket yetkilisi ...'in babası olan ...'in.... Noterliği'nin 26/03/2056 tarih, ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile .... Noterliği'nin 12/03/2015 tarih, ... yevmiye numaralı imza sirkülerini müvekkilinin yetkilisine ibraz ederek 28/12/2016 tarihli, ... no'lu irsaliyeli faturanın tahsili için sundukları 02.01.2017 tarihli yetki belgesini tanzim ederek ...'yı yetkilendirdiğini, müvekkili tarafından 02/01/2017 tarihinde davalı ...'nın banka hesabına "... İşleme Mobil ... ..." açıklaması ile 48.500,00 TL, 03/01/2017 tarihinde "... firması yetki ile 28.12.2016 tarihli faturaya" açıklaması ile 1.500,00 TL yatırıldığını, bu şekilde fatura gereği tüm ödemelerin yapıldığını, gerekçeli kararda her ne kadar düzenlenen yetki belgesinin şirket yetkilisince düzenlenmediği belirtilerek davalı şirket bakımından dava kabul edilmiş ise de, kararı hatalı olduğunu, ...'ya düzenlenen yetki belgesinin şirket adına ... tarafından imzalandığını, yine dava dosyasına sunulan.... Noterliği'nin 26/03/2016 tarih, ... yevmiye numaralı vekaletnamesi ile ...'in şirket adına yetki belgesi düzenleme hususunda yetkili olduğunun açıkça görüldüğünü, davacının ıslak imzalı yetki belgesi ve ödeme dekontlarıyla sabit olduğu üzere; müvekkili şirketin ödemeleri faturaya istinaden yaptığının açık olduğunu, müvekkilinin ...'ya davacının ıslak imzalı yetki belgesine dayanarak ödeme yaptığını, ...'ya ödeme yapmasındaki nedenin işbu davaya ve icra takibine konu faturadan doğan borç olduğunu, müvekkilinin u borcu ödediğini, davacı firmaya borcu bulunmadığını, mahkemece eksik ve hatalı inceleme yapıldığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ..., istinaf başvuru dilekçesinde özetle; verilen kararın çelişkili olduğunu, eniştesi olan şahıs ...'in avukatının zaten bu karar çıkarsa ...Makinadan aldığımız paradan seni de görürüz, sus payı veririz dediğini, kendilerinin ...Makinadan paralarını aldığını, makinelerin anne ve babasının ortak şirketin makinaları ve Mümün Bicil'in vekaletle makineleri kendi oğlunun üzerine kurdu firmaya devrettiğini, kendi el yazısıyla yanlarında vekaleten çalıştığını, verilen karara itiraz ettiğini belirterek, gereğinin yapılmasını istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 67. maddesi uyarınca, ticari satıma ilişkin fatura bedelinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine davalılarca yöneltilen itirazın iptali ve icra inkâr tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalı ... aleyhindeki davanın husumet bakımından reddine, davalı şirket aleyhindeki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalılarca, yasal süreleri içinde ayrı ayrı istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
Davacı taraf, davalı şirket adına düzenlenen takip konusu faturanın davalılarca ödenmediğini ileri sürmüş, davalı şirket ise fatura bedelinin ödendiğini, diğer davalı borcu bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle, diğer davalı şirket bakımından ise davalı şirketin ödeme savunmasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya kapsamında bulunan .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 50.032,00 TL asıl alacak, 3.281,55 TL işlemiş faiz yönünden 20.09.2017 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 28.12.2016 tarihli faturanın gösterildiği, davalılarca süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borca itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı şirketin icra dairesinin yetkisine yönelik itirazının, davalının ticari ilişkiyi kabul etmesi ve alacağın para alacağı olması sebebiyle alacaklının ikametgahı ...İcra Müdürlüğünün de yetkili olduğu gerekçesiyle mahkemece reddedilmesi yerinde olmuştur.
Davalı şirket vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
HMK'nın 190. maddesinde, ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü oldukları belirtilmiştir.
Fatura tek başına alacağın varlığının kanıtı olamaz. Faturada yazılı malların teslim edildiğini ispat yükü, satıcı olan davacı taraftadır. Fatura konusu mal bedellerinden davalıyı sorumlu tutmak için faturalara konu malların teslim edildiğinin kanıtlanması gerekir.
Somuta olayda dava ve takip dayanağı olan 28/12/2016 tarihli ve ... sayılı faturaya konu ... ... ve ...Kenar Bantlama Makinesinin davalı şirket tarafından davacıdan 50.032,00 TL bedelle satın alındığı hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Davalı şirket satın aldığı bu malların bedelini ödediğini ileri sürerek ödeme savunmasında bulunmaktadır.
Davalı şirket bu ödemeyi davacının yetkilendirdiği diğer davalı ...'nın banka hesabına yaptığını savunmaktadır. Davacı ise diğer davalı hesabına yapılan ödemenin davalı gerçek kişinin kendisinin yetkilisi olmaması sebebiyle geçerli olmadığını iddia etmektedir.
... AŞ'nin 17.02.2021 tarihli müzekkere cevabı eklerine göre; 02/01/2017 tarihinde davalı ...'nın banka hesabına "... İşleme Mobil ... ..." açıklaması ile 48.500,00 TL, 03/01/2017 tarihinde "... firması yetki ile 28.12.2016 tarihli faturaya" açıklaması ile 1.500,00 TL ödeme yapıldığı görülmektedir.
Davalı şirket vekilince dosyaya, davacı şirketin imza sirküleri, davacının dava dışı ...'e verdiği vekaletname ile dava dışı ...'in davalı ...'ya verdiği yetki belgesi sunulmuştur.
Davacı şirketin .... Noterliğinin 12/03/2015 tarih, ... yevmiye numaralı imza sirkülerine göre şirketin tek (münferit) yetkilisi olduğu anlaşılan dava dışı...tarafından ...'in.... Noterliğinin 26/03/2015 tarih, ... yevmiye numaralı vekaletnamesinde belirtilen konularda davacı şirket adına vekil olarak belirlendiği, vekaletnamenin içeriği itibariyle dava dışı ...'in davacı şirket adına banka işlemleri ile tahsilat, araç alım satımı, taşınmaz satımı, faktoring işlemleri ile vergi işlemleri ve telefon işlemleri yapma vb. konularda davacı şirketin vekili olarak yetkilendirildiği anlaşılmaktadır.
02.01.2017 tarihli yetki belgesinin incelenmesinde ise bu belgenin davalı ... ile davacı şirket kaşesi altında dava dışı ... tarafından imzalandığı, belge içeriğinde, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen 28/12/2016 tarihli ve ... sayılı faturanın tahsili için ...nın yetkili olduğu belirtilmiştir.
Bu durumda, dava dışı ...'in davacı şirketi temsile yetkili olup olmadığı, davacı şirket adına, davalı şirketten davalı ... hesabına ödeme yapılmasını isteme konusunda yetkili olup olmadığı, buna göre banka dekontları ile söz konusu faturaya istinaden davalı ...'nın banka hesabına yapılan ödemenin geçerli bir ödeme olup olmadığının tespiti gerekmektedir.
TBK'nın 551. maddesine göre ticari vekil, bir ticari işletme sahibinin, kendisine ticari temsilcilik yetkisi vermeksizin, işletmesini yönetmek veya işletmesinin bazı işlerini yürütmek için yetkilendirdiği kişidir. Bu yetki, işletmenin alışılmış bütün işlemlerini kapsar. Ancak, ticari vekil açıkça yetkili kılınmadıkça, ödünç olarak para veya benzerlerini alamaz, kambiyo taahhüdünde bulunamaz, dava açamaz ve açılmış davayı takip edemez. Öte yandan, kanunda ticari vekilin tayini herhangi bir şekle bağlı tutulamıştır. Ticari vekilin açık ve zımni olarak tayin edilmesi mümkündür.
Uygulamada çok defa temsil olunanın iradesine delalet eden davranışlarıyla ticari vekilin tayin edilmesine rastlanmakta ise de işletme sahibi gerçekte ticari vekil tayin etme isteğinde olmasa bile, davranışlarıyla üçüncü kişilerde böyle bir yetki vermiş olduğu inancını doğurmaktaysa, bu yetkinin dış görünüşe göre tespit edilen sınırları içinde yapılan muamelelerden dolayı işletme sahibi iyiniyetli üçüncü kişilere karşı bağlı olur (Cevdet Yavuz, Borçlar Hukuku Dersleri- Özel Hükümler, 17. Baskı, İstanbul 2021, s.732).
Buna göre somut olayda, davacı ile dava dışı ... arasındaki ilişki, ticari vekillik ilişkisi olup dava dışı ..., sunulan vekaletnameye göre ticari vekil olarak davacı şirket adına tahsilat yapma yetkisini haizdir. Ticari vekil bu yetkisini kullanırken davalı şirkete verdiği 02.01.2017 tarihli belgeye göre, davacının davalı şirketten olan fatura alacağını, fatura bedelinin ... hesabına yatırılması suretiyle tahsil ettiği anlaşılmaktadır.
Bu sebeple, davalı şirket, davacı şirketin ticari vekili olan ...'in belirttiği ... hesabına fatura bedelini yatırarak dava konusu borcunu (32,00 TL'lik bakiye dışında) ödemiş olduğunu ispat etmiştir. Buna göre dosya kapsamında taraf defterlerinin incelenmesi sonucu alınan bilirkişi raporları uyarınca, davacının, her iki taraf defterinde de kayıtlı olduğu görülen 32,00 TL bakiye alacaklı olduğu anlaşıldığından ilk derece mahkemesince, fazlaya dair talebin reddine ve sadece 32,00 TL bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, tüm fatura bedeli yönünden davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Bu nedenlerle, davalı şirket vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, itirazın 32,00 TL asıl alacak bakımından kısmen iptaline, fazlaya dair istemin ve işlemiş faiz isteminin takip öncesinde temerrüt gerçekleşmediğinden reddine dair yeniden hüküm kurulması gerekmiştir.
Davalı ...'nın istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede;
Davacı vekili, 28.10.2021 tarihli talep açıklama dilekçesinde davanın, davalı ...'ya, ödemenin onun hesabına yapılması sebebiyle yöneltildiğini belirtmiştir.
Davacı eldeki takip ve davada, davalı şirkete sattığı makineler sebebiyle davalı şirket adına düzenlediği fatura konusu alacağının tahsilini talep etmekte olup davalı ...'nın söz konusu satım ilişkisinin tarafı olmaması sebebiyle adı geçen davalıya husumet yöneltilmesi yerinde değildir. Bu sebeple, ilk derece mahkemesince davalı ... yönünden davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olup bu davalı tarafından başkaca bir somut istinaf sebebi ileri sürülmediğinden, davalı ...'nın istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan bu gerekçelerle, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı ...'nın istinaf isteminin reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın kaldırılarak, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
Davalı ...'nın istinaf başvurusunun esastan reddine; davalı şirket vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararın düzeltilmek üzere kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;
1-Davanın davalı ... aleyhindeki davanın pasif husumet ehliyeti (davalı sıfatı) yokluğu sebebiyle reddine,
2-Davalı şirket aleyhindeki davanın İİK'nın 67/1 maddesi uyarınca kısmen kabulüne; .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı ilamsız icra takibine davalı şirket tarafından yöneltilen itirazın kısmen iptali ile 32,00 TL asıl alacağın icra takip tarihinden itibaren işleyecek yasal temerrüt faiziyle birlikte tahsili için takibin devamına,
Fazlaya ilişkin itirazın iptali talebinin reddine,
3-Likit alacağa yönelik haksız itiraz nedeniyle, İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca takdiren %20 oranında belirlenen 6,40 TL icra inkâr tazminatının davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine,
4-Kabul edilen miktar üzerinden Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından, davacı yanca peşin yatırılan 643,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 88,10 TL karar ve ilam harcının davalı ... .... Şti'nden tahsiline, Hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden, bu karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 32,00 TL vekalet ücretinin davalı ... .... Şti.'nden alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı ... .... Şti kendisini vekille temsil ettirdiğinden, reddedilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca belirlenen 45.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
7-Davacı tarafça ilk derece aşamasında harcanan 31,40 TL başvuru harcı gideri, 643,90 TL peşin karar harcı gideri olmak üzere, toplam 675,30 TL harç giderinin davalı şirketten alınıp davacıya verilmesine,
8-Davacı tarafından harç dışında yapılan ve ayrıntısı UYAP'ta kayıtlı toplam 3.019,70 TL yargılama giderinin, davadaki haklılık oranlarına göre takdiren belirlenen 1,81 TL'lik bölümünün davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansları bakiyelerinin, yatıran taraflara yatırana iadesine,
10-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:
a-Davalı şirket tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı şirket tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının ise, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalı şirkete iadesine,
b-Davalı şirket tarafından harcanan 220,70 TL istinaf başvuru harcı ve 72,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 292,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine,
c-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulması sebebiyle davalı ... tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde davalı ...'ya aidesine,
11-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;
HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 10.09.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.